|
 |
 |
 |
  |
|
Onlar hastalandı, biz korktuk
1990'larda, adını duymadığımız hastalıklar hakkında tüm detayları öğrendik. 2000'lerde sahte rakı şokunu yaşadık, gıdaların da genetiğiyle oynanabileceğini öğrendik.
Deli dana ve kuş gribi satışları yarıya düşürdü
Gıda sektörü son 10 yıl içinde daha önce adını duymadığı yepyeni hastalıklarla boğuştu. İlk kez 1985 yılında İngiltere'de tanımlanan deli dana hastalığı dünyanın ve Türkiye'nin gündemine 1995 yılında oturdu. İngiltere'de haftada 1000 vaka bildirilmeye başlanınca ve hastalığın tedavisinin mümkün olmadığı ortaya çıkınca, "deli dana" tüm detaylarıyla tartışılır oldu. 1996'da Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve Türkiye İngiltere'den et ithalatını yasakladı, ancak Türkiye daha önce verilen 6 ay süreli izin belgelerini iptal etmedi. Yıllar sonra, Meclis Yolsuzluk Komisyonu'nda 1996-1998 yılları arasında hastalık riskinin yoğun olduğu bazı Avrupa ülkelerinden et ithalatına göz yumulduğu ortaya kondu, ancak ilgili dosya zaman aşımına uğrayarak 2005 yılında kapandı.
* İthalat sözü telaşlandırdı Türkiye, konuyla ilgili en büyük telaşı Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde AB'ye verilen yılda 19 bin ton kırmızı et ithalatı taahhüdüyle yaşadı. O yıllarda yüzde 30-40'lara varan fiyat düşüşü yaşandı ve sektör büyük bir darbe aldı. Gıda sektöründe deli dana krizinden daha büyük bir kriz 2005 yılının sonunda yaşandı. Balıkesir ilinin Manyas ilçesinde kuş gribinin ortaya çıkması üzerine tüketiciler beyaz et alımlarını durdurdu. Manyas'ta kuş gribi teşhisiyle 2 bin 687 hindi, 68 ördek ve 151 tavuk itlaf edildi. Sektörün satışları yüzde 50 oranında azaldı. AB, kuş gribi vakalarının görüldüğü Türkiye, Hırvatistan, Rusya ve Romanya'dan kümes hayvanları ürünleri ithaline ciddi kısıtlamalar getirdi. Kanatlı hayvan üreticileri krizin etkilerini henüz tam olarak atlatamadı.
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|