  |
|
Deniz ve güneşi pazarlar hale geldik
Türk turizmi 1970'li yıllarda planlanmaya başlandı ve on yıl içinde yaşanan dalgalanmalara rağmen ivme kazanarak yükselişe geçti.
Türkiye turizminin gelişimi; 1980'li yılların ortalarından itibaren ivme kazanarak, zaman zaman dış etkenlere bağlı dalgalanmalar göstermekle beraber, genelde hızlı bir yükseliş trendi izledi. Bu gelişim sürecinde, ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısı, 1984 yılında 2 milyon 117 bin iken, 8.3 kat artarak 2004 yılında 17 milyon 517 bine ulaştı. Aynı dönemde turizm gelirlerimiz daha da hızla, 14.4 kat artarak, 840 milyon dolarından, 12 milyar 125 milyon dolarına yükseldi. 1980'li yıllarda gelişime ivme kazandıran nedenler:
PLANLAMA 70'LERDE BAŞLADI 1970'li yıllarda Kültür ve Turizm Bakalığı'nca başlatılan öncelikli yöre ve merkezlerdeki planlama faaliyetleri, turizm gelişim projeleri ve gerçekleştirilen alt yapılar 1980'li yıllarda arz kapasitesinin gelişimine zemin hazırladı. Örneğin 1980'li yılların ortasına gelindiğinde, Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi çerçevesinde alt yapılar tamamlanmıştı. Bu proje, daha üst yapı yatırımları başlamadan, planlanan ve alt yapısı tamamlanan ilk örnektir. Yine aynı dönemde Muğla ilimizdeki gelişimin başlatılması ve önünün açılması için, uzun mücadelelerle gerçekleştirilen Dalaman Havaalanı 1980'li yılların başlarında işletmeye açıldı. Böylece 1970'li yıllarda başlayıp, 1980'li yılların başlarında tamamlanan faaliyetler üst yapı yatırımlarının hızla gerçekleşmesine imkan açan zemini oluşturdu. 1982 yılında yürürlüğe giren Turizmi Teşvik Kanunu, özel sektör turizm yatırımlarının teşviki açısından çok geniş imkanlar sağladı. Bu bağlamda özellikle kamu ve orman arazilerinin turizm yatırımlarına tahsisi ve çok cazip koşullarda dağıtılan krediler, üst yapı yatırımlarının hızla artmasına yol açtı. Devam eden alt ve üst yapı faaliyetleri arz kapasitesinde büyük gelişme sağladı.
DENİZ VE GÜNEŞLE CAZIPLEŞTİK Türkiye böylece, o tarihlerde Avrupa'nın önemli pazarlarında yeni destinasyonlar arayışı içinde bulunan özellikle deniz, güneş, kum odaklı yaz tatilleri talebi için son derece cazip bir destinasyon haline geldi. Bu süreçte 1984 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan işletme belgeli konaklama tesislerindeki yatak kapasitesi yaklaşık 68 bin iken 2003 yılında 420 bine ulaştı. Belediyelerden belgeli konaklama tesisleri ile birlikte yatak kapasitesi 800 bini aştı. 1985 yılında 500 olan seyahat acentası sayısı 2005 yılında merkez ve şubeler dahil 4871'e yükseldi. 1986 yılında 57 olan belgeli yat işletmeleri sayısı, 2003 yılında 106'ya çıktı. Halen işletmede bulunan 28 marina 8800 yat kapasitesine sahiptir.
HAVAYOLLARI ATILIM YAPTI Türkiye'de bugün 50 milyon yolcu kapasiteli 48 havaalanı mevcuttur, Uluslararası uçuşlara açık havaalanı sayısı ise 16'dır. Son 20 yılda hava ulaşım sektöründe de büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Özel sektör hava şirketlerinin faaliyete geçmesi ve son yıllarda yurt içi seferlere başlaması önemli gelişmelere yol açmıştır. Bu süreçte çok büyük bir gelişim ve önemli atılımlar gerçekleştiren THY'nın uçuş filosu 80, özel sektörünki ise 90 uçağa ulaşmıştır. Özetle turizm sektörümüz, konaklama endüstrisi, seyahat acentalarımız, ulaşım sektörü, bunların yanısıra yat, kongre turizmi tesisleri ve diğer alanlarda büyük ilerlemeler kaydederek dinamik, gelişkin, uluslararası alanda rekabet gücü yüksek bir kapasite ve yapıya kavuşmuştur. Türkiye turizmi ülke ekonomisi içinde bugün çok önemli bir noktaya gelmiştir. Turizmin GSMH içindeki yeri 1980 yılında binde 6 iken 2004 yılında yüzde 3.8'e; aynı dönemde ihracat içindeki payı yüzde 11.2'den, yüzde 25'e çıkmıştır.
KRİZLERDEN ETKİLENMEDİK Son on yıllık gelişime bakarak şöyle bir tablo görüyoruz; Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı, yaşanılan ağır kriz dönemlerine rağmen, son 10 yılda yüzde 10, son üç yılda yüzde 15 ve 2004 yılında yüzde 25 artış göstermiştir. Yükseliş trendi bu yıl da sürdü. Ocak Ekim 2005 döneminde, ziyaretçi sayısı, yaklaşık yüzde 22 oranında arttı. Bu yılın sonunda ziyaretçi sayısının 21.5 milyona ulaşacağını tahmin ediyoruz. Türkiye, halen büyük kısmı henüz kullanılmamış, olağanüstü çeşitlilikteki yüksek turizm potansiyeli ile, dünyanın en şanslı ülkelerinden biridir.Olağandışı durumlarla karşılaşılmadığı takdirde, Türkiye turizmi, hiç kuşkusuz çok daha ileri amaç ve hedeflere doğru gelişimini sürdürerek; dünya sıralamasında en üst noktalara yükselecektir. Bu konuda gerek ülkemizde ve gerekse uluslararası çevrelerde genel bir görüş birliği mevcuttur.
|