TESEV'in, dün de bahsettiğim "Demokratikleşme sürecinde hâkimler ve savcılar" raporunda, önemli bilgiler mevcut. Bir anayasa değişikliğiyle, Anayasa Mahkemesi'nin yapısının yeniden düzenlenmesi düşünülüyor Türkiye'de. Tabii yükselen itirazlar var. Söz konusu raporda, ABD ile ilgili bir örnek, bu gibi tartışmaların, sadece Türkiye'ye has olmadığını gösteriyor.
ABD'de, Franklin Roosevelt yönetiminin ekonomik krizi aşmak amacıyla hazırladığı New Deal programı, Yüksek Mahkeme tarafından, anayasaya aykırılık gerekçesiyle, 5'e 4 ve 6'ya 3 çoğunluklarla iptâl edilince, Roosevelt bir çare düşünüyor. 70 yaşını aşmış her Yüksek Mahkeme hâkimi için bir yedek hâkim atanmasını öngörüyor. Bu planın, görevdeki hâkimler üzerindeki yarattığı baskı, mahkemeye karşı kamuoyundan yükselen eleştiri ve tepkilerle birleşince, iki hâkim görüşlerini değiştiriyor; daha önce iptâl edilen yasalar, yeni başvurular üzerine, bu sefer 5'e 4 çoğunlukla anayasaya uygun bulunuyor.
Raporu hazırlayan Mithat Sancar ve Eylem Ümit Atılgan, bu örnek ile kişisel kaygıların da hâkimlerin tercihleri üzerinde önemli bir rol oynadığını göstermiş oluyorlar.