Beni gittiğime, gideceğime pişman eden, çağ dışı kalmış Kilis'i anlatacaktım size bu hafta..
Ama bir yandan, beni daha çok öfkelendiren olaylar (Mehmet Öz, Maraton) çıkıyor, bir yandan da, unutulmaz çocukluk anılarımın çoğunda yer alan Sevgili Kilis'imi yazmaya elim varmıyor. Ama yazacağım..
Kilis'in bu mezbele halinden çıkması, hemen 50 kilometre ötesindeki Güney Doğu'nun Paris'i Gaziantep'e biraz olsun benzemesi için, birilerinin yazması gerek. Onun için yazacağım..
Hele bir toparlanayım..