Türkiye'nin en iyi haber sitesi

NEBİ MİŞ

Savaşın seyri: Ne oldu ne olacak?

Sesli dinlemek için tıklayınız.

ABD ve İsrail, İran'a yeni bir saldırı başlattı. Müzakereler devam ederken, ABD'nin bölgeye büyük bir askeri yığınak yapması, müzakerelerden ne sonuç çıkarsa çıksın, saldırının yapılacağına işaretti.
İran ve ABD'li müzakereciler, Umman'ın arabuluculuğunda Cenevre'de üçüncü tur görüşmeleri tamamlamış, yeni tur görüşmelerin Viyana'da yapılması kararlaştırılmıştı. Arabulucu olan Umman Dışişleri Bakanı, müzakerelerin çok olumlu ve yapıcı gittiğini, barışa yakın olunduğunu deklare eden açıklamalar yapmıştı.
Ancak ABD-İsrail saldırısı, Haziran 2025 saldırılarında olduğu gibi, müzakerelerin en kritik döneminde yapıldı. Bu anlamda, diplomasinin barışa ulaşmak için yapılmadığı anlaşıldı. Müzakerelerin, karşı tarafı oyalamak, hedef şaşırtmak ve İranlı yöneticilere ani şekilde saldırı düzenlemek için planlandığı ilk gün saldırılarla ortaya çıktı. Yani, müzakere masası sahadaki hazırlığın bir parçası olarak kurgulanmış.
İran, ABD'nin tüm şartlarını kabul etse de saldırı gerçekleştirilecekti. Nükleer silah üretimi bahane olarak kullanıldı. Esas nihai hedefin İran rejimi olduğu, saldırıda dini lider Hamaney dahil, üst düzey yöneticilerin öldürülmesi ile daha net anlaşıldı.
İsrail, 7 Ekim'den itibaren İran'ın merkezi hedef olduğu bölgesel bir savaş planı yaptı. Washington yönetimi üzerinde kurulan vesayetle, İran'a saldırı için baskı artırıldı. Trump, saldırıya zorlandı. İlk aşamada İran, vekaletleri üzerinden zayıflatıldı. Haziran saldırılarında, ABD askeri seçeneğe yönlendirilerek, İran'ın kapasitesi ve kırılganlıkları test edildi. Ekonomik ve iç kırılganlıklar açısından zayıflatıldı.
Bu son saldırı ile birlikte, nükleer program, balistik füze kapasitesi ve milis mimarisi tamamen etkisiz hale getirilmek isteniyor. Saldırının ölçeğine bakıldığında, komuta kontrol, füze depoları ve kritik askeri merkezler hedef alınıyor.
En nihayetinde ABD, İran'da kökten bir rejim mimarisinin değişimini ya da rejimi yeni aktörlerle davranış değişimine zorluyor. Trump'ın Devrim Muhafızlarına çağrı yaparak kendi safına geçenlere dokunulmazlık vadetmesi, savaşa devam edenlerin ise akıbetinin acı olacağını söylemesi her iki ihtimali içinde barındırıyor.
İran sadece İsrail'e karşılık vermedi. ABD üssünün olduğu tüm Körfez ülkelerine füze gönderdi. Dolayısıyla, devam eden bir bölgesel savaş var. Körfez ülkeleri, doğrudan savaşın bir tarafı olmasa da, çatışmanın merkezinde. Hedef oldukları için geleceğe yönelik güvenlik ihtiyaçlarına göre yeniden konumlanmaları kaçınılmaz olacak. Aynı zamanda, son yıllarda yeraltı kaynaklarının dışında, ekonomik gelecekleri için dışardaki yatırımları ve bölgedeki yatırımları büyük zarar görecek.
İran, Hürmüz boğazının kapatılması ile enerji arzı ve lojistik hatların güvenliği üzerinden savaşın küresel maliyetini yükseltmek istiyor. İran, varoluşsal bir savaşın içinde. Ya elindeki tüm askeri imkanları sonuna kadar kullanarak, "hedeflerine" büyük zarar verecek. Bu savaşın uzaması demektir. Aynı zamanda İran'ın da büyük kayıpları anlamına gelir. Ya da sınırlı misillemelerle yetinerek farklı bir çıkış yolu arayabilir.
İran mevcut rejiminin geleceği ile ilgili üç senaryo hala mümkün. İlki, bayrak etrafında toplanarak iç konsolidasyon artabilir. Bu savaşı uzatacaktır. İkincisi, üst düzey kayıplar ve ekonomin giderek daha da kötüleşmesi elit içinde çatlaklar oluşturabilir. Üçüncü senaryo ise, misillemede başarılı oldum hikayesini içeriye satarak, dışarda yeniden pazarlığa dönebilir. Hatta rejim tamamen değişmese de bir davranış değişikliğine razı olabilir.
ABD'nin devam eden saldırıları ile savaşlar normalleştiriliyor. Bir devlet başkanını doğrudan hedef alarak rejim değişikliğini hedeflemek olağanlaştırılıyor. Diplomasi, arabuluculuk, kolaylaştırıcılık gibi mekanizmalar anlamsızlaştırılıyor. ABD büyük güç rekabetini doğrudan Çin ile yapmak yerine dolaylı savaşlar üzerinden yürütüyor. Şu an için İsrail, küresel düzenin en önemli sorunu. Bu sorunla dünya yüzleşti. İsrail karşıtlığı giderek yükseldi. Bu savaşla birlikte bu karşıtlık daha da yükselecek.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.