Terörsüz Türkiye süreci ilerken, bir öncekinde olduğu gibi, Suriye'deki gelişmelerin süreci sabote edeceği endişesi zaman zaman yükseldi. Ancak, PYD/ SDG'nin Şam güçleri karşısında yenilmesi ve entegrasyon sürecinin başlamasıyla, Suriye'deki gelişmeler terörsüz Türkiye ve bölge hedefi için yeni bir fırsat alanı oluşturdu. PKK terör örgütünün Suriye'ye farklı ülkelerden getirdiği insan kaynağının, Suriye Kürtlerinde de rahatsızlık oluşturduğu biliniyordu. Gelinen mevcut durumdan PKK'ya müzahir olanların dışında Kürtler memnun. 18 Mart mutabakatında ortaya konan yol haritasının ilerletilmesi ve entegrasyon süreci devam ediyor. PKK'lıların bir kısmı Irak'a geçti. Ancak, hala entegrasyonun konusunda YPG'nin bazı unsurları süreci zora sokmak istiyor.
Tüm Suriyelilerle birlikte, Suriyeli Kürtler de kazandı. Türkiye ve Şam rejiminin Kürtlerle ilgili hassas tutumu, bölge içi ve bölge dışı aktörler tarafından daha iyi anlaşıldı. Manipülasyonların niçin yapıldığı da görüldü. İki ülkenin sorun ettiği hususun, terör örgütü ve örgüt destekli yapıların şiddet kullanarak ve tehdit oluşturarak geniş bir coğrafyayı ve kaynakları kontrol etme isteği olduğu daha iyi anlaşıldı. Suriye'de Kürtler kazandı. Terör örgütü ve türevleri kaybetti. İşte fırsat alanı tam da burası. Irak içerisinde de PKK terör örgütünün sonlanmasını Kürtler istiyor. Ancak, örgüt üzerinden siyasi, ekonomik ve toplumsal alanda var olan bazı aktörler PKK ile iş tutuyorlar. Sadece Türkiye'de değil, Kuzey Irakta da yüzlerce köy PKK tarafından boşaltıldı. Oralarda yaşayan Kürtler göç etmek zorunda kaldı. Peşmerge ile PKK bir çok kez çatıştı. Irak'ta seçimlerden sonra hala merkezi hükümet kurulmadı. Benzer bir şekilde yıllardır bölgesel yönetimde de kalıcı bir hükümet kurulamıyor. Irak'ın iç dengelerinde hükümet kurma başta olmak üzere bir çok alanda İran'ın etkisi biliniyor. Seçim öncesinde Sudani hükümeti dönemde PKK ile mücadele konusunda iki ülke arasında çok önemli işbirliği mutabakatlarına imza atılmıştı. Şimdi, İran benzer bir hükümetin kurulmasını istemiyor.
Irak'ta kurulacak hükümetin niteliği önemli. Hükümetin nasıl teşekkül edileceğine bağlı olarak, PKK'nın silah bırakma süreci olumlu ya da olumsuz etkilenecek. PKK'nın Irak'ta varlığını devam ettirmesini İran'ın istediği biliniyor. Bunu en son, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın "Irak hükümeti, kendi topraklarının başka bir silahlı unsur tarafından işgal edilmesine izin verir durumda" açıklamasının Irak içerisinde İran destekli yapılar tarafından manipüle edilme sürecinde tekrar gördük.
***
Süreç ile ilgili, Komisyon'da kabul edilen raporun gereğinin yapılması için TBMM çalışmaya başlayacak. Bir taraftan da sahada PKK'nın silah bırakma süreci ile ilgili somut adımların ilerlemesi takip edilecek. Bu süreçte PKK ve destek veren yapılar, düzenlemelerin silah bırakmadan önce yapılması ve ardından silahın bırakılması gibi hususlarda tartışma başlatacaklardır. Özellikle teyit ve tespit mekanizmasını tartışmaya açarak muğlaklaştırmaya çalışacaklardır. Ayrıca, terör sonlandırıldıktan sonra, demokratikleşme ile ilgili yapılacak reformları silah bırakma süreci ile ilişkilendirmeyi deneyeceklerdir.