Gazze, iki yılı aşkın süredir dünyanın ve vicdanlarımızın kanayan yarası. Ateşkes ilan edilmiş olsa da bölgede katliam, açlık, susuzluk ve yokluk sona ermiş değil. Saldırıların sürdüğü, insanların hâlâ güvensiz koşullarda yaşadığı ve insani krizin devam ettiği, her kapının sonsuz acıya açıldığı Gazze'deki bu dram Devlet Tiyatroları tarafından ele alındı. DT Genel Müdür Yardımcısı Emre Başer'in süpervizörlüğünü üstlendiği Sumud (Gazze) isimli oyun İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenecek.

Cem Zeynel Kılıç'ın yazıp yönettiği oyun, savaşın büyük rakamlarının ve haber başlıklarının ardında kalan insan hikâyelerine bakıyor. Mahmud ve Zahire'nin ailesi üzerinden ilerleyen "Sumud", savaşın bir evin içine nasıl girdiğini; çocuklukları, hayalleri, hatıraları ve gündelik hayatı nasıl değiştirdiğini anlatıyor.
Oyunun adını aldığı "sumud" kelimesi Arapça'da sebat, direnç ve zorluklar karşısında ayakta kalma anlamlarını taşıyor. Bu nedenle "Sumud", yalnızca Gazze'deki yıkımı anlatan bir savaş oyunu değil; bütün bu yıkımın ortasında hafızasını, ailesini ve insanlığını korumaya çalışan insanların hikâyesi olarak karşımıza çıkıyor. Gazze'yi uzaktan izlediğimiz görüntülerden, ekranlarda akan haberlerden çıkarıp bir evin içine, bir ailenin hayatına taşıyor ve oyun büyük politik tartışmaların yerine insanın hikâyesini koyuyor. Bir çocuğun korkusunu, bir annenin kaygısını, bir ailenin kaybettiklerini ve yine de geleceğe tutunma çabasını sahneye getiriyor.
"Sumud (Gazze)" 16 Ekim'de AKM Tiyatro Salonu'nda seyirciyle buluşacak. Oyunun kadrosunda Şebnem Bilgeer, Mehmet Yıldız, Buse Bedir, Erhan Tuna, Cebrail Esen ve Abdurrahman Merallı yer alıyor. Dünyanın en ağır gündemlerinden birini sahneye taşıyan DT'yi tebrik ediyorum ve oyunu görmek için sabırsızlanıyorum.

HALK MÜZİKLERİ FESTİVALİ 8 YAŞINDA
İstanbul, halk müziklerinin dünyaya açılan sesine bir kez daha ev sahipliği yapıyor. Yavuz Bingöl'ün kurucusu olduğu 'Sanat Hayattır Derneği' tarafından düzenlenen 8. Uluslararası İstanbul Halk Müzikleri Festivali, bu yıl da kültürlerarası buluşmaları İstanbul'da aynı sahnede buluşturacak. Sekizinci yılına ulaşan festival; halk müziğini yalnızca geçmişten bugüne taşınan bir miras olarak değil, farklı kültürlerle temas eden bir müzik dili olarak ele alıyor. 29 Eylül'deki festival açılışında Barcelona Gipsy Balkan Orchestra (BGKO) sahne alacak ve ekibe sanatçı Muhammed Yıldırır eşlik edecek.
Festivalin 2 Ekim'de AKM'de gerçekleşecek ikinci konserinde, klarnet virtüözleri Hüsnü Şenlendirici ve Serkan Çağrı sahne alacak. Konuk sanatçılar arasında ise, klarnet virtüözü Vasilis Saleas ve Kirpi Bülent de yer alacak. Festivalin kapanış konserine ise, Yavuz Bingöl imza atacak. Bingöl'ün festivale özel hazırladığı "Efsun of Anatolia" yani "Anadolu'nun Büyüleri" projesi Anadolu'nun yüzyıllardır yaşayan ezgilerini alışılmış kalıpların dışına çıkararak cazın özgür alanı, doğaçlama ve çağdaş düzenlemelerle buluşturuyor. Bingöl'ün "Yıllardır söylediğim ezgilerin başka bir dünyada nefes aldığını görmek heyecan verici. Bu konser, benim için yeni ve özel bir yolculuk" dedi. Projenin müzikleri ve düzenlemeleri Mehmet Çelik tarafından hazırlandı.

YENİ SEZONU KOLOMBİYA'DA AÇIYOR
Tamer Levent'in rejisiyle sahnelenen, Burcu Görek ve Dilara Gül'ün rol aldığı "Uyandığımda Sesim Yoktu", 7. sezonuna Kolombiya'da başlıyor. Yapım, Bogotá'da düzenlenen 17. Uluslararası Sahne Sanatları Gösterisi Movimiento Continuo 2026 kapsamında üç gösterim gerçekleştirecek. Oyunun Türkiye'deki festival yolculuğu ise Kasım ayında 14. İzmir Uluslararası Tiyatro Festivali ile devam edecek.

BARDEM'İN FİLMİ FİLMEKİMİ'NDE
Filistin'e verdiği destek ve sinema dünyasındaki duruşuyla son yıllarda bizim coğrafyamızda sevgisi giderek büyüyen Javier Bardem'in yeni filmi de merak konusuydu. Oscar'lı oyuncunun yeni filmi, 'En Sevdiğim', İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 9-18 tarihleri arasında düzenlenecek Filmekimi'nin programında yer alıyor. Rodrigo Sorogoyen'in yönettiği filmde Bardem'e Victoria Luengo eşlik ediyor. Film, yıllardır görüşmeyen yönetmen Esteban ile kızı Emilia'nın, yeni bir film için bir araya gelmesiyle açılan eski yaraları anlatıyor. Farklı çekim teknikleri ve 65 mm'den 8 mm'ye uzanan çeşitli film formatlarının kullanıldığı yapım, baba ve kızın hesaplaşmasını anlatan bir aile dramı. 30 Ekim'de ki gösterim öncesi filmi izlemek isteyenler 'filmekimi' programını takip edebilirler.