Türkiye'nin en iyi haber sitesi

FUNDA KARAYEL

Menajer ve cast ajanslarına ceza yağdı peki şimdi ne olacak?

Yıllardır kulislerde, setlerde, yapım şirketlerinin koridorlarında, oyuncu sohbetlerinde aynı konular dönüp durdu. Menajerlik sistemi, komisyon oranları, cast süreçleri ve sektörde oluşan görünmez güç ağları…Bugün gelinen noktada Rekabet Kurumu'nun verdiği kararlar gösteriyor ki mesele devlet kayıtlarına geçmiş bir rekabet meselesi. Yıllardır bu köşede bu konuyu birkaç kez gündeme getirmeye çalıştım. İşin aslını herkes biliyor. Bir menajer hem oyuncusunu temsil edip hem de aynı projede cast direktörlüğü yapabilir mi?

NE OLMUŞTU HATIRLAYALIM
Bir oyuncunun kaderi, onu temsil eden kişinin aynı zamanda projedeki seçici konumunda olduğu bir sistemde ne kadar adil belirlenebilir? Tabii ki belirlenemez. Bu sorular uzun süre cevapsız kaldı. Ta ki 'Sektörde cezalar gelmeye başladı' diye yayılana kadar. Çünkü rekabet hukukunun temel mantığı çok net: Rakipler bir araya gelip piyasanın kurallarını kendi aralarında belirleyemez. Hangi sektör olursa olsun aslında bu durum böyle olmak zorunda çünkü kurallar herkes için aynıdır. Sektörün birçok genç oyuncusu fırsat eşitsizliğinden şikayet ederken, birçok yapımcı da görünmeyen baskı mekanizmalarından söz ediyordu. Bugün yaşananlar bir gecede ortaya çıkmış gelişmeler değil. Aslında yıllardır biriken rahatsızlıkların sonucu. Bu nedenle mesele birkaç milyon liralık para cezasından çok daha büyük.
Ne olmuştu hatırlayalım. Rekabet kurumu şöyle bir açıklama yayınladı, "Kast Ajansları Derneği, Abdullah Bulut Menajerlik, Asiye Değirmenci Menajerlik , Black Listt, Cemile Yaprak Atış, Deniz Tüney, Erberk Kast Prodüksiyon, Icon Talent, ID İletişim Danışmanlık AŞ, Kahraman Özden Talent Management, Nimet Atasoy, People Fotomodel Prodüksiyon, Perama Görsel Sanatlar Org. Yapım, Persona Sanat İletişim Hiz, Renda Güner Film Yapım Tanıtım, Sökmen Ajans Reklamcılık ve Turizm, Şogen Film Müzik Prd. Org. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., Talento Menajerlik, TB Sanatsal Yetenek Yön. Ve Dan, Vodvil Prodüksiyon ve Menajerlik, Yüzdeyüz Oyunculuk Seslendirme Prodüksiyon hakkında soruşturma açılmasına, 24-53/1175-M sayı ile karar vermiştir."
Bu tüm şirketlere ceza yazıldı demek değil, ama aralarında cast ve menajerliği beraber yürütenlerin ceza aldığını gösteriyor. Komisyon meselelerinden ceza yiyenler var. Rekabet kurumu henüz karar raporunu yayınlamadı ama sektörde birçok kişinin bu durumdan dolayı canı sıkkın.

DİZİ SEKTÖRÜNDEKİ REKABET KARARI NE DEMEK?
Türkiye'nin dizi sektörü son yirmi yılda yalnızca yerel bir eğlence endüstrisi olmaktan çıktı. Bugün Türk dizileri, Latin Amerika'dan Orta Doğu'ya, Balkanlar'dan Asya'ya kadar yüzlerce milyon izleyiciye ulaşan küresel bir ihracat kalemi haline geldi. Ancak büyüyen her sektör gibi Türk dizi endüstrisi de beraberinde yeni sorular getiriyor: Rekabet gerçekten adil mi? Büyük oyuncuların pazardaki ağırlığı küçük ve orta ölçekli yapım şirketlerinin önünü kesiyor mu? İşte bu sorular, son dönemde Rekabet Kurulu'nun radarına giren önemli bir soruşturmanın merkezinde yer aldı. Sektörün Devleri Mercek Altında Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında sektörün önde gelen yapım şirketlerinden Med Yapım ve Ay Yapım'ın bazı uygulamaları incelendi. Dosyada öne çıkan iddialar arasında yapım şirketlerinin uluslararası satış faaliyetleri, yurt dışı dağıtım stratejileri ve özellikle çalışan ücretlerine ilişkin bilgi paylaşımı yer aldı. Kurulun açıkladığı son kararda, çalışan ücretlerine yönelik bilgi değişimi iddiası bakımından tarafların uzlaşma mekanizmasından yararlanması sonucunda soruşturmanın ilgili bölümünün sonlandırıldığı görüldü.

ASIL TARTIŞMA: GÜÇ YOĞUNLAŞMASI
Soruşturma dosyasında dikkat çeken noktalardan biri, Türk dizilerinin uluslararası pazarlanmasında ortaya çıkan güç yoğunlaşması tartışması. İddialara göre bazı büyük yapım şirketleri, sahip oldukları geniş içerik portföyü sayesinde yabancı yayıncılarla paket anlaşmalar gerçekleştiriyor. Bu modelde popüler dizilerle birlikte daha az talep gören yapımların da aynı paket içinde satıldığı öne sürülüyor. Sektör temsilcilerine göre bu yöntem bir yandan Türk dizilerinin ihracat hacmini artırırken, diğer yandan bağımsız yapımcıların uluslararası alanda rekabet etmesini zorlaştırabiliyor. Bugün Türkiye, dünyanın en büyük dizi ihracatçılarından biri konumunda. Ancak sektör büyüdükçe rekabet hukuku açısından daha hassas bir denge ortaya çıkıyor. Bir tarafta küresel ölçekte güçlü Türk markaları yaratma hedefi bulunurken, diğer tarafta pazara yeni oyuncuların girebilmesi ve rekabetin korunması gerekliliği yer alıyor.

YENİ BİR DÖNEMİN İŞARETİ
Rekabet Kurulu'nun son yıllarda iş gücü piyasalarına, çalışan ücretlerine yönelik bilgi değişimlerine ve sektör içi koordinasyonlara daha fazla odaklandığı görülüyor. Bu nedenle söz konusu karar yalnızca dizi sektörünü değil, yaratıcı endüstrilerin tamamını ilgilendiren bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Önümüzdeki dönemde yapım şirketlerinin yalnızca reyting ve satış performanslarıyla değil, rekabet hukuku uyumluluğu açısından da daha yakından takip edileceği anlaşılıyor. Türk dizi sektörü dünya çapında büyümeye devam ederken, artık başarının yeni kriterlerinden biri de adil ve şeffaf rekabet ortamını koruyabilmek olacak.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA