Türkiye'nin en iyi haber sitesi

FUNDA KARAYEL

Boğazda çekirdek yemek yasaklanmalı!

Bazı fikirler vardır, ilk duyduğunuzda sert gelir, sonra biraz düşünürsünüz, sonra yürüyüşe çıkarsınız. Ve hak verirsiniz. Benim son günlerdeki radikal önerim şu:

Boğaz hattında çekirdek yemek yasaklanmalı. Bayram boyunca İstanbul'u yürüdüm. Şehir yıllardır görmediğim kadar güzeldi. Trafik azalmış, gürültü azalmış, hatta denizin rengi bile değişmişti. Boğaz yeniden nefes alıyordu. Kelimenin tam anlamıyla turkuazdı. İnsan bir an için İstanbul'un aslında ne kadar büyüleyici bir şehir olduğunu yeniden hatırlıyor. Sonra başını yere eğiyor. Ve büyü bozuluyor. Bebek'ten başlayın. Rumelihisarı'na kadar yürüyün. Manzara şu, çekirdek kabuğu. İsterseniz Kuruçeşme'ye geri dönün, manzaranız yine değişmiyor biraz daha çekirdek kabuğu oluyor. Araya serpiştirilmiş birkaç içki şişesi. Bir, iki plastik bardak. Ve yine çekirdek kabuğu. Sanki Boğaz kıyısında değil de dev bir çekirdek fabrikasının üretim bandında yürüyorsunuz. İstanbul son yıllarda sürdürülebilirlik konuşuyor. Yeşil şehir konuşuyor. Karbon ayak izi konuşuyor. İklim krizi konuşuyor.

Ama kimse yere attığı çekirdek kabuğunu konuşmuyor. Oysa çevre bilinci bazen büyük konferans salonlarında değil, elindeki kabuğu cebine koyup koymamanda başlıyor. Dünyanın en güzel manzaralarından birinin önünde oturup geride küçük bir çöp dağı bırakmanın modern şehir hayatıyla açıklanabilecek bir tarafı yok. Bu artık kültürel bir mesele. Kamusal alanı sahiplenme meselesi. Şehre saygı duyma meselesi. Çünkü çevrecilik bazen elektrikli otomobillerden önce gelir. Bazen geri dönüşüm projelerinden de önce gelir.

YAKIŞMAYAN MANZARA
Yürüyüşten yorulup bir dinleneyim oturayım dedim yok çekirdek kabuklarından oturacak gibi değil bank. Atma derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sevgili Pervin Ersoy ülkemizin sokaklarını tertemiz yapmak için "Atma!" hareketini başlattı. Ben de kendisine "Sokaklardaki çöplerin dedektifliğini yapacağım" diye söz vermiştim. Evet sözümü tuttum ama inanın içim buruk. Gördüğüm görüntüler dünyanın en güzel şehirlerinden birine yakışmıyor. Üstelik mesele sadece estetik de değil. Nasıl ki dünyanın birçok kentinde kamusal alanlarda çeşitli kısıtlamalar uygulanıyorsa, Boğaz hattında yere atılması en kolay atıklardan biri olan çekirdek tüketimi de ciddi biçimde tartışılmalı. En azından yoğun sahil hatlarında. Çünkü sorun çekirdek değil. Sorun, çekirdeğin kabuğunun mutlaka yere atılacağını varsayan alışkanlık. Sorun, kamusal alanın kimseye ait değilmiş gibi kullanılması. Bir yandan dünyanın en güzel manzaralarından biriyle övünüyoruz. Diğer yandan o manzaranın dibini çekirdek kabukları ve boş şişelerle dolduruyoruz.
Çöpçüler temizliyor diye atmak da ayıp onlar da yetersiz kalıyor, çünkü o püskürtme makinesiyle çekirdekler uçuşuyor denize gidiyor ya da etrafa daha da dağılıyor. Çevrecilik büyük projelerden önce basit bir soruyla başlamalı: Elindeki çöpü yere atıyor musun, atmıyor musun? Rica ediyorum atmayın.

NORVEÇ PARADOKSU
İstanbul'daki çevrecilik paradoksunun üzerine Norveç'ten de bir detay paylaşmak istiyorum. Norveç, elektriğinin neredeyse tamamını yenilenebilir kaynaklardan ürettiği için dünyanın en çevreci ülkelerinden biri olarak kabul ediliyor. Şehirlerinde bisikletler, yayalarla sessizce sokakları paylaşıyor. Norveç yollarındaki her on yeni otomobilden dokuzu elektrikle çalışıyor.
Ayrıca 35 yıl önce, şirketlerin saldıkları her ton sera gazı için ücret ödemesini öngören karbon vergilerini uygulamaya koyan ilk ülkelerden biri olmuştu. Buna karşın Norveç, kirletici fosil yakıtların gaz ve petrol üretimini artırıyor. Ancak bunları yurt içinde kullanmak yerine büyük ölçekte ihraç ederek devasa gelirler elde ediyor. Nitekim ülkenin geleceği, içeride caydırmaya çalıştığı bu yakıtların kullanımına ayrılmaz biçimde bağlı.
İçeride karbonsuzlaşma ile küresel ölçekte büyük bir fosil yakıt ihracatçısı olma rolü arasındaki bu çelişkiye "Norveç paradoksu" adı veriliyor ve bu durum yıllardır yoğun bir siyasi ve toplumsal tartışmaya yol açıyor. İnanabiliyor musunuz, sen çevrecilik konusunda öncü olup bunları yap. Buyurun yeni paradoksumuza.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA