Yıllarca bu sütunlarda yazıp, durdum, "TRT unutulmaz dizilerini yeniden ekrana taşıyıp bir 'Retro' kanal kursa ya da nostalji kuşağı yapsa izlenmez mi?" diye... Benim yaptıramadığımı, koronavirüs yaptırdı. Şimdi TRT 1'in gündüz kuşağında kurumun zaman içinde klasikleşen şahane aile dizileri resmi geçit yapıyor.
Cumartesi günü gözümü TRT 1 ekranlarından alamadım. Önce Perihan Abla, sonra Gülşen Abi, ardından Yedi Numara ve Yeditepe İstanbul... Baktım, baktım ve kendimce bir sosyolojik çıkarımda bulundum. Eskiden dizilerimiz sevgi, vefa, arkadaşlık, mahalle yardımlaşması üzerine kurulurmuş. Dizi dizi ihanetler, aşk üçgenleri (hatta dörtgenleri), vızıldayan kurşunlar yokmuş. Gülünçlük yerine komedi varmış. Karikatür tipler değil, yaşamın tam ortasından gerçek karakterler güldürürmüş bizleri. Mahalle dediğin, Çukur'da kalan karanlık yerler değilmiş. Perihan Abla hiç ısırmamış Yasak Elma'yı... Gülşen Abi'nin çalıştığı gazete, şimdinin uçuk kaçık Dudullu Postası'na gönül tirajında beş basarmış... Peki ya Yeditepe İstanbul ne zaman Zalim İstanbul olmuş ki...
Nasıl özlemişim o günlerimi...
Hangi unutulmaz dizileri izlemek istersiniz?
Yeni diziler çekilemeyince televizyon kanallarına iki alternatif kaldı. Birol Güven ve Gülse Birsel'in yaptığı gibi, oyuncuların evde kendi imkanlarıyla çektikleri görüntülerin montajlandığı 'ev yapımı' diziler ya da arşivdeki eski dizilerin tekrar yayına verilmesi.
Eski defterleri ilk karıştıran ise Kanal D oldu. Gündüz kuşağına Aşk-ı Memnu'yu, geceye de Kuzey Güney'i dayayıverdi. TRT 1 ise eski dizilerinden bir seçki yayınlamaya başladı.
Benzer bir anketi daha önce de yapmıştık. Şimdi yenilemenin tam zamanıdır. "Hangi dizi yeniden yayınlansa sıkılmadan izlersiniz?" Listenizi gönderin, köşemizde yayınlayıp, kanal yönetimlerine rehber olalım.
Koronavirüs sofranın başköşesinde
FOX'ta yayınlanan Zuhal Topal'la Sofrada programı sosyal mesafe tanımazlığı yüzünden izleyicilerden büyük tepki aldı. Topal ve ekibi sözde yeni tedbirler almışlardı. Evlere gitmiyor, ortak bir mekanda gelin ve kaynanaları ağırlıyordu. Gelin görün ki sosyal mesafeden haberleri yok gibiydi. Bir küçücük sofraya 6 kişi sığışınca aralarındaki mesafe de normal olarak bir metrenin altına düştü. Üstelik şehirlerarası yolculuk yasak olduğu halde programa katılmak için Bartın'dan İstanbul'a gelen bir gelinin olması da izleyiciye "Yok artık" dedirtti.
Siz yazarsanız bu adam 'Durmaz'
Adını bu köşede asla anmadığım bir rezil adam var. Uçak tuvaletinde bilmem ne yaparken görüntüsünü çekip, paylaşıyor. Salgın sırasında yaşlılara "Geberin" diyor.
Her seferinde gazete manşetlerine, haber bültenlerine çıkıyor. Her çıktığında da takipçi sayısını artırıyor.
Artık bu boş adamın bedava reklamını yapmayın dostlar.
Onu kendi 'hiçliğine' hapsedin. Göreceksiniz, havası kaçan balon gibi sönüp gidecektir.
Gaf kürsüsü
Mahallede camdan cama isim-şehir oynayan kadınlardan biri, "R harfiyle başlayan hayvan ismi"ne kocası Rıfkı'nın ismini yazmasın mı?
Zap'tiye
Karantina günlerinde magazin programlarına evlerinden görüntülü bağlanan, sosyal medya üzerinden evlerini açan bütün ünlülerin bornozlarını, eşofmanlarını, mutfaklarını, gardıroplarını ezberledik vallahi!..
Ne demiş?
İki günlük sokağa çıkma yasağının ardından sokaktaki genç, Show Haber mikrofonlarına konuştu: "Evdekiler çok güzel insanlarmış meğer, onu anladım. Annem çok güzel insanmış, babam da öyle..."