İnsanlar ayrılıyor, bir süre geçiyor, sonra gene aynı kişiye mesaj atıyor. Kimi "pişman oldum" diyor, kimi "belki bu sefer olur" diyor, kimi de "yalnızlık zor" diye açık açık konuşuyor. Şimdi her şey daha görünür. Telefonun içinde eski sevgilinin hayatı duruyor. Hikayesini görüyorsun, bir fotoğrafına rastlıyorsun, ortak arkadaşın bir şey paylaşıyor. Beyin hemen o eski günleri hatırlıyor. "Acaba bir şey var mı?" sorusu bir kere aklına düştü mü, çıkması zor oluyor. Bir de şu var: Günümüz hayatı yorucu. İş stresi, ekonomik belirsizlik, geleceğe dair kaygılar, sürekli bir şeylerle uğraşma hali...Yeni birini tanımak, yeni bir düzen kurmak, yeni bir insanın huylarını öğrenmek ekstra yorucu hale gelmeye başlıyor. Eski sevgili ise tanıdık... Nasıl konuşacağını biliyorsun, neye sinirleneceğini biliyorsun, nerede güldüğünü biliyorsun. Bu tanıdıklık hissi bazen "hala seviyorum" sanılabiliyor. Oysa aslında "bu işin nasıl yürüdüğünü biliyorum" duygusu oluyor.

BEYNİMİZ BİZİ NASIL KANDIRIYOR?
İnsan beyni güvenlik sever. Bilinmeyenden korkar. Yeni bir ilişki kurmak, bir sürü bilinmezlik demektir. "Acaba bu sefer de aynı şeyleri yaşar mıyım?", "Beni gerçekten sever mi?", "İleride sorun çıkar mı?" gibi sorular zihni yorar. Eski sevgili ise bu soruların çoğunun cevabının bilindiği yerdir. Beyin enerji tasarrufu yapmak ister. Bilinen yol, bilinmeyenden daha az yorucudur. Bu yüzden bazen "hala onu seviyorum" sandığımız şey, aslında "bu işin nasıl yürüdüğünü biliyorum" duygusudur. Zihin, tamamlanmamış işleri kapatmak ister. Bu yüzden eski sevgiliyle yeniden konuşmak, "acaba hala bir şey var mı" diye kontrol etmek, bir çeşit zihinsel kapanış arayışıdır. Ne var ki çoğu zaman bu arayış kapanış getirmez, yeni bir döngü başlatır. Bazı insanlar bazen mutsuz oldukları ilişkide kalmayı, yalnız kalmaya tercih eder. Çünkü yalnızlık bilinmeyen bir acıdır. Eski sevgiliyle olmak ise bilinen bir acıdır. Beyin, bilineni tercih eder. Bir de şu var: İnsanlar ayrıldıktan sonra bir süre başka biriyle çıkabiliyor. Sonra "asıl istediğim o değilmiş" deyip eskiye dönebiliyor. Bu, bazen eski ilişkiyi test etmek için bilinçdışı bir yoldur. "Başkasını denedim, yine seni seçtim" mesajı vermek isterler. Günümüzün en büyük tetikleyicilerinden biri de sosyal medya. Eski sevgilinin mutlu fotoğraflarını görmek, bazı insanlarda kıskançlık, bazılarında ise "ben de hala orada olabilirim" duygusu yaratır. Özellikle ayrılık sonrası sessiz kalma döneminin ardından birdenbire eski sevgilinin hikayelerini izlemeye başlamak, beynin ödül sistemini harekete geçirir. Heyecan yükselir, gerçek bir duygusal bağ sanılabilir. Oysa çoğu zaman sadece "bilinmeyene karşı merak" ve "kaybedilenin değeri" algısıdır. Ama her dönüş "ikinci şans" değildir. Bazen sadece yalnızlık korkusunun giydirdiği bir maskedir.

BU SORULARI CEVAPLAMADAN ADIM ATMAYIN
Eski sevgiliye dönmeyi düşünen biri şunları kendine sormalı:
- Bu kişiyle yeniden olursam hayatımda gerçekten ne değişecek?
- Eski sorunlar hala duruyor mu, yoksa ben sadece onları görmezden mi geliyorum?
- Yalnız kalma korkusu mu beni yönlendiriyor, yoksa gerçek bir istek mi?
- Karşı taraf gerçekten değişti mi, yoksa ben mi değişmesini umuyorum?
- Bu dönüş benim uzun vadeli mutluluğuma hizmet ediyor mu?
- Eğer bu ilişki yeniden bozulursa kendime "keşke dönmeseydim" der miyim?

NE YAPMALIYIM?
Eğer biri gerçekten eski sevgilisiyle yeniden denemek istiyorsa acele etmemeli. Önce kendi başına bir süre geçirmeli. Yalnız kalabilmeli. Eski ilişkinin neden bittiğini net bir şekilde düşünmeli. Sadece "kavga ediyorduk" demek yetmez. Hangi ihtiyaçlar karşılanmıyordu? Hangi sınırlar ihlal ediliyordu? Kendisi ne kadar sorumluluk alıyordu? Sonra eğer karşı taraf da istekliyse, yüz yüze ve sakin bir ortamda konuşmalılar. "Ne değişti?" sorusunu somut örneklerle cevaplamalılar. "Daha sabırlı olacağım" gibi genel laflar yetmez. "Eskiden her tartışmada sesimi yükseltiyordum, şimdi bunu fark edip durmayı öğrendim" gibi davranışa dayalı ifadeler daha güven vericidir. Dışarıdan destek almak da faydalı olabilir. Özellikle ikinci şans denemelerinde bir uzmana danışmak, iki kişinin kendi başlarına göremediği kalıpları fark etmelerine yardımcı olur. Eski sevgiliye dönüş ne otomatik olarak yanlış ne de otomatik olarak doğrudur. Asıl mesele kararın ne kadar bilinçli verildiğidir. Duyguyla hareket etmek insanidir. Ama sadece duyguyla hareket etmek çoğu zaman aynı yere geri götürür. İnsanlar değişebilir. İlişkiler ikinci bir şansı hak edebilir. Ama değişim niyetle değil davranışla ölçülür. Herkesin hikayesi kendine özeldir. Komşunun, arkadaşın, ünlünün yaptığı sizin için örnek olmak zorunda değil. Kendi içinizin sesini dinlemek bazen en zor ama en doğru yoldur. Eski sevgiliye dönmek de dönmemek de bir tercihtir. Önemli olan bu tercihi korkuyla değil, netlikle yapabilmektir.

ÖNEMLİ OLAN SOMUT DEĞİŞİMİ GÖRMEK
Her dönüş otomatik olarak yanlış değildir. Bazen gerçekten işe yarar. Ama bunun için bazı şartlar gerekir. İki taraf da gerçekten değişmişse ve bunu davranışlarıyla gösterebiliyorsa, dönüş anlam kazanır. Sadece "değiştim" demek yetmez. Eskiden her tartışmada sesini yükselten biri, şimdi bunu fark edip durabiliyorsa, bu somut bir değişimdir. Eski sorunlar açıkça konuşulmuş, sorumluluk alınmış ve çözüm yolları bulunmuşsa, işler daha sağlıklı yürüyebilir. Ayrıca ayrılık sürecinde gerçek bir yas tutulmuş olması önemli. Yani duygusal olarak mesafe konmuş, acı yaşanmış, sonra bilinçli bir tercihle yeniden yaklaşılmışsa, bu daha sağlam bir zemin demektir. Yeni ilişkinin eski ilişkinin tekrarı olmayacağına dair somut planlar ve sınırlar varsa, umut daha gerçekçi olur. İnsanlar farkında olmadan benzer dinamikleri aynı insanla yeniden üretir. Eski sevgiliye dönüş, bazen bu kalıbın en kolay versiyonudur. Çünkü karşıdaki kişi zaten o kalıba aşinadır. Yeni biriyle aynı kalıbı kurmak daha fazla enerji ister. Bu yüzden bazı insanlar değişmek yerine bilinen acıyı tercih eder. Bazı ilişkiler döngüye girer. Ayrıl-barış, ayrıl- barış... Her seferinde "bu sefer farklı" denir ama sonuç aynıdır. Bu döngü her iki tarafın da özgüvenini aşındırır. "Ben sevilemez miyim?", "Ben değişemez miyim?" soruları birikir. Bir noktada birinin "yeter" demesi gerekir. Bu "yeter", bazen en sağlıklı karardır. "Yeter" demek, karşıdaki kişiden nefret etmek anlamına gelmez. Sadece "bu dinamik bana iyi gelmiyor" demektir. Saygıyla, net bir şekilde sınır koymak hem kendine hem karşıdakine yapılan bir iyiliktir.

Unutmayın
En sağlıklı ilişki önce kendinizle kurduğunuz ilişkidir. Kendinizle barışık değilseniz, eski ya da yeni, hiçbir ilişki sizi tam anlamıyla dolduramaz. Belki de asıl yapılması gereken budur. Bu konu üzerine daha fazla düşünmek, kendi durumunu gözden geçirmek isteyenler için en önemli adım acele etmemektir. Duygular yükseldiğinde verilen kararlar genelde pişmanlık getirir. Biraz beklemek, biraz düşünmek, biraz da kendi kendine dürüst olmak, uzun vadede çok daha sağlıklı sonuçlar doğurur. Hayat tek bir ilişkiyle sınırlı değil. Bazen bırakmak, bazen yeniden denemek gerekir. Ama her iki durumda da insanın kendine saygı duyması, kendi sınırlarını bilmesi ve duygularını tanıması esastır. Eski sevgiliye dönüş bir kaçış olmamalı, bilinçli bir tercih olmalıdır. İşte o zaman hem kendinize hem de karşıdaki kişiye karşı daha adil olursunuz. Günümüzün hızlı ve yorucu temposunda insanlar bazen en kolay görünen yolu seçiyor. Eski sevgili o kolay yollardan biri gibi duruyor. Ama kolay olan her zaman doğru olan değildir. Bazen zor olanı seçmek, uzun vadede insanı daha özgür kılar. Yalnız kalabilmek, kendi ayakları üzerinde durabilmek, yeni başlangıçlara açık olabilmek... Bunlar da birer güçtür. Güvenlik arayışı, yalnızlık korkusu, nostalji, alışkanlık, değişim umudu... Hepsi bir araya gelince eski sevgiliye giden yol açılıyor. Bu yolu yürüyüp yürümeyeceğine ise herkes kendi vicdanı, kendi aklı ve kendi kalbiyle karar vermeli. Başkalarının ne yaptığına bakarak değil, kendi gerçeğine bakarak. Ve belki de en önemlisi: Bir ilişkiye "ikinci şans" verirken, kendinize de birinci şansı verdiğinizden emin olun. Kendinizi ihmal ederek, kendi ihtiyaçlarınızı erteleyerek kurulan hiçbir bağ uzun süre ayakta kalamaz. Önce kendinizle netleşin. Sonra karşıdakiyle. O zaman ister eski olsun ister yeni, ilişkiniz daha sağlam temeller üzerine oturur.