Türkiye'nin en iyi haber sitesi

BÜLENT TİMURLENK

Prens böyle istedi

Taraftarın sevgisi ve alkışı takıma, futbolcunun teri ve mücadelesi ise arma ve formayadır… Zorlu maçın öncesi yönetimdeki kavgaya, taraftar bir bağıracaksa, iki bağırıp, futbolcu da bir koşacaksa iki koşarak cevap verebilirdi. İşte tam da böyle başladı Galatasaray... Okan Buruk özellikle ilk yarıda rakibi prese boğarak bazı oyuncuların enerjisini 60 dakikada tüketecek kadar tempoyu yükselterek skoru almayı hedefliyordu. Stuttgart'ın iki direkten birden dönen pozisyonu elbette maçın kader anlarındandı. Batrakov nefis iki bitirişle tabelayı 2-0'a getirdiğinde dakika 15, hat-trick yapacağı pozisyonu kaçırdığında ise dakika yirmiydi. Atakan sakatlanıp çıkınca Galatasaray'ın ön alan baskısından kaçabilmek için uzun vurmaya başlayan ve önünde Demirovic ve Deniz'le tutunmaya çalışan Alman ekibi, iki pozisyon daha bulurken Buruk'un takımı devreyi 3 farklı bitirebilirdi. Kötü zeminde, sert hava şartlarında soyunma odasından tabela 2-0'ken de 0-0'mış gibi gelirsin… Bunu Lille'de ispatlamışlardı. Dün de devamını getirdiler. Süper Lig'in oyun yoğunluğunun çok çok üzerinde bir tempoda savaşmadan kazanılacak maç değildi. Rakibe kart üstüne kart çıkarttırdılar. Buruk, iki kartlı adamı Barış ve Sallai'yi 65'te oyundan alırken devamındaki değişikliklerle de aslında Fenerbahçe derbisinin benzeri bir planı uyguladı. Uğurcan'ın kurtardığı net iki pozisyon ikinci yarıda 'Şampiyonlar Ligi'nde maç kazanmak istiyorsan kimse vasatın altında kalmamalı' fikrinin yeşil zemindeki pratiğiydi. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek dün Osimhen'in çöken zeminde dönen bileğine iyi baksın. Okan Buruk ve öğrencileri çok daha iyisini hak ediyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA