Milli araya giderken dört gollü bir hezimet... Üç hafta birlikte çalışamayan bir takım, ilk 11'inde 9 milli futbolcunun olduğu maç ve yol yorgunu bir kadro, kulübede olmayan cezalı bir teknik direktör ve rakip namağlup Kasımpaşa... Galatasaray için Barcelona maçı öncesinde bu 90 dakika büyük hendekti. Barış Alper Yılmaz'ın sağ bek başladığı maçta Buruk'un takımı merkezi kullanmak yerine sürekli Yunus ve Leao'yu çizgide tutunca Batrakov'u oyun içine sokamadı. Üstelik Sara kötü futboluna devam ediyordu. Buna rağmen bağlantıyı kuramayan Kasımpaşa'yı kendi yarı sahasında çok da fazla çıkarmadılar. Maçtan önce Okan Buruk aleyhine konuşan Kerem Demirbay, Galatasaray altyapısından yetişmiş "Beni niye gönderdiniz" hırsıyla oynayan Ali Yavuz Kol… İlk gol Kocaeli maçında olduğu gibi Abdülkerim'den geldi. Torreira'nın gördüğü kırmızı kart doğru. Buruk'un o karttan sonraki 2 değişikliği pek manalı değildi. Kasımpaşa golü bulmuş, Sara kötü oynarken Batrakov kenara gelmişti. Son çeyrekte artık hazır olmasa da Osimhen'e ve star kontenjanından Sane'ye sarıldı Okan Buruk… Sezona çok kötü başlayan Barış dün sağ bekte 90 dakika verdiği mücadeleyi golle de süsleyip kendine geldi. Lemina'nın golü tabelayı belirlerken, bu takımın Osimhen'in yokluğunda Deniz ile bu lig maratonunda yürümesinin çok zor olduğu ortada. Elbette bu, bugünün konusu değil. Salı günü rakip Barcelona... Buldukları her boş alana saldıran müthiş bir pas ezberi olan Avrupa'nın en formda takım geliyor İstanbul'a… Sahaya dün 10 kişi kaldıktan sonraki karakterin bir benzerini koymak lazım. Yeter, yetmez o ayrı...