Galatasaray ilk yarıda top tutamadı, hızlı pas yapamadı, kanatları etkili kullanamadı, önde baskı yok, beklenen tempolu oyunu bir türlü kuramadı. Savunma ise pamuk gibi. Takımın ateşleyicisi Torreira'nın sanki barutu bitmiş. Tek hücum planı, savunmadan Osimhen'e uzun top şişir, arkadan seyret ve gol bekle. Galatasaray'da inanılmaz mental ve fiziksel çöküş var. Göztepe fiziksel mücadeleyi seven, 3'lü savunma yapan, kanatları hücuma katılan, kolay teslim olmayan, duran toplarda etkili, geçiş oyununu iyi oynayan, dominant bir takım. Galatasaray hücumlarında 5-3-2 ile topun arkasına geçip savunmayı kalabalık tutarak açık alan bırakmadılar.
Galatasaray, Batrakov ile ikinci yarıda etkili başladı. Osimhen tek başına takım. Oynadı, oynattı, ateşledi, gol attı, attırdı. Maçın adamı, galibiyetin mimarıydı. Galatasaray galip geldi lakin oyununda sorunlar var.
Hakem Mehmet Türkmen şunu bilmeli, hakemlikte esas olan sahada kendini göstermek, görünür kılmak değil oyunu görünür ve seyredilir kılmaktır. 'Basit temaslara faul çalmayacağız' mottosu ile sezona başladılar lakin 3. haftada seviye atladılar, uydurma faullere geçtiler! İlk gol öncesi Yunus'a yapılan çekme faul ve frikik doğru ama Henrique'ye sarı eksik kaldı. 59'da Galatasaray lehine verilen penaltı, sahada hakemin işi. Dikkatsiz bir temas. Hakem verir veya vermez ama VAR'ın işi değil! 70'te Barış kolunu araç olarak kullanıyor, sarı doğru. 86'da Göztepe penaltı beklentisinde, Sanchez'in bacakları arasından seken top, VAR neyi 1.5 dakika izledi anlamış değiliz. Gerçekten çok yazık!