Takımı şampiyon yapması için alınanların, dün gece veya sezon boyunca yaptıkları hataların bedelini ödüyor Fenerbahçe. Üstelik kendi sahasında öne geçtiği maçlarda kaybettiği puanlarla, son saniyelerdeki acemiliklerle veya kritik anlardaki hatalarla, eline aldığı sezon finalini yine "ikram listesi"ne soktular.
Rizespor sezondaki en fazla sarı kartı gördüğü maçı oynadı. Üstüne kırmızı ile de eksik kaldı. 65'e geldiklerinde nefesleri ve güçleri de kalmadı. Bu mücadeleyi aşmak, sakin kalmak, her şeyin ötesinde Galatasaray finaline cezalı olmadan gitmek zorundaydı Fenerbahçe takımı. İlk yarıda öne oynadılar ama duran toplarda da final paslarında da yeteneksiz kaldılar. Rizespor ikinci yarı başında öne geçtiğinde yeni bir plan ve akıl lazımdı. Tedesco, İsmail ile orta sahada kalabalıklaştı, Musaba ile de bire biri istedi. İki hamle de sonuç verdi; top Fenerbahçe'de kaldı, Musaba ikinci golün asistini yaptı. Talisca'nın sert markajda kaybolması, sürprizlere kapalı olduğu anlamına gelmiyor. Kazanılan penaltıda da o vardı, geceyi bayram yerine çeviren golün hazırlanışında da. Eksik rakip, uzatmaların son saniyeleri, coşkulu tribünlerle, planlar bir hafta sonrası için yapılırken, Fenerbahçe'nin klasik defans sarsaklığı devreye girdi. Geriye çekildiler, gereksiz faulü yaptılar, çok rahat alması gereken topta Ederson kendi oyuncusuna çarptı, Çağlar da alnına gelen topu kendi kalesine attı. Korku hikâyesi gibi…
Elbette başını öne eğmeden bekleyeceksin. Fenerbahçe'nin rahat şampiyon olduğu sezon yok zaten. Bir an önce toparlanıp, derbiye odaklanmaları gerekiyor. Eğer dün VAR devreye girip, Fenerbahçe için "penaltı" çağrısı yapmışsa, bütün takımlar hakemden medet ummadan, hak etmek zorunda.