Türkiye'nin en iyi haber sitesi

TİMUR SIRT

Çocuklara güvenli dijital dünya

Türk Telekom, Uppy’nin tüm ekranların çocuk modu özelliğiyle, dijital dünyayı güvenli ve verimli hale getiriyor. Türk Telekom CEO’su Şahin, “Uppy güvenli ve zengin içeriklerle çocukların zihinsel gelişimine katkı sağlıyor” dedi

Türkiye'nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, güvenilir ve herkes için erişilebilir bir dijital dünya sunmak amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Çocukların teknoloji ile tanışmasının daha güvenilir koşullarda gerçekleşmesi için yenilikçi uygulamalar hayata geçiren Türk Telekom, yerli eğitim teknolojileri şirketi Düşyeri'nin geliştirdiği Uppy uygulaması ile okul öncesi çağdaki çocukların (2-6 yaş) dijital dünyada güvenli ve verimli vakit geçirmelerini amaçlıyor. "Tüm Ekranların Çocuk Modu", çocukların ilgi ve gelişim ihtiyaçlarına uygun oyun ve uygulamaları uzmanlar tarafından hazırlanan güvenli bir ekosistem içinde sunuyor. Çocukların dijital dünyada vakit geçirirken zihinsel gelişimine de destek olan Uppy, gelişmiş ölçme değerlendirme modelleri ile ebeveynlerin çocuklarının ilgi duyduğu alanları keşfine de olanak tanıyor.

ZİHİNSEL GELİŞİM ÖNCELİK
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, "Teknolojiyi ve dijital çağın olanaklarını herkes için ulaşılabilir kılmak için Türkiye'nin 81 ilinin her köşesinde durmaksızın çalışıyoruz. Farklı yaş grupları ve farklı profiller için özel tasarlanmış iletişim paketleri ve avantajlar sunarak dijital dünyayı herkes için erişilebilir hale getiriyoruz" dedi. Dijital dünyanın birçok faydayı ve fırsatı beraberinde getirse de özellikle çocukların güvenliği dikkat edilmesi gereken konuların başında bulunduğuna dikkat çeken Şahin, "Cumhurbaşkanımızın imzaladığı 'Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi' küresel ölçekte örnek teşkil eden önemli bir adım oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız da 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesini içeren önemli bir çalışma yürütüyor. Dijital dönüşümün öncü kurumu Türk Telekom olarak biz de dijital dünyada çocukların güvenliğini sağlamak adına önemli çalışmaları hayata geçiriyoruz" diye konuştu. "Yerli eğitim teknolojileri şirketi Düşyeri'nin geliştirdiği Uppy ile çocuklarımızın dijital dünya ile bağlantısını güvenli hale getiriyoruz" diyen Şahin, şöyle devam etti: "Uzmanlar tarafından hazırlanan zengin içerikler çocukların zihinsel gelişimine katkı sağlarken, ebeveynlerin çocuklarının ilgi alanlarını keşfetmesine de olanak tanıyor. Dünya çapında örnek olan bu uygulama ile 2-6 yaş grubundaki çocuklarımızın teknoloji ile güven içinde tanışmasını sağlıyoruz. Herkes için güvenli ve erişilebilir bir dijital dünya inşa etmek amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz."


DÜNYANIN EN İYİ EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ UYGULAMALARINDAN BİRİ
Uppy'de çocukların ve ebeveynlerin tercih ettiği oyunlarla mobil uygulamalar Türk bilim insanları tarafından özel olarak hazırlandı. Uppy mağazasında 130'dan fazla mobil oyun, TV uygulamasında 20'den fazla dizi ve 5 binin üzerinde video, kitap uygulamasında 260'tan fazla kitap, oku, izle ve dinle seçeneği ile yer alıyor. Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Nvidia'nın AI iş ortaklığı kapsamında Türkiye'den seçtiği ilk eğitim teknolojileri uygulaması olan Uppy, farklı kıtalardan yükselen ekonomileri aynı platformda bir araya getiren uluslararası G20 oluşumunun 2023'te Hindistan'da gerçekleştirdiği zirvede eğitim teknolojilerinde dünyanın en iyi ikinci girişimi seçildi

SINIF YÖNETİM DESTEĞİ SAĞLAYACAK
TÜRK Telekom'un eğitim teknolojileri şirketi Sebit de Düşyeri ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında UppyEdu platformunu, kurumsal anlaşması bulunan okullarda okul öncesi öğrencilerinin ve öğretmenlerinin hizmetine sunacak. Vitamin, Raunt ve Sebit VCloud gibi Türkiye'de milyonlarca öğrenci ve öğretmen tarafından kullanılan eğitim çözümlerinin üreticisi Sebit, MEB Okul Öncesi Öğretim Programı'na uygun hazırlanan ve okul öncesi eğitim materyali ihtiyaçlarına yönelik geniş, modüler bir kütüphane sunan UppyEdu ile öğretmenlere zengin içerik ve sınıf yönetimi desteği sağlayacak. Türk Telekom müşterileri, dijital kanallar (Türk Telekom uygulaması ve online işlemler) üzerinden mobil veya evde internet faturalarına ek olarak Uppy üyeliğini satın alabilecek. Kullanıcılar, App Store veya Google Play mağazalarından Uppy uygulamasını indirerek akıllı cihazlarında kullanabilecekler.

***


MOBİLİTENİN GELECEGİ DİJİTAL SAGLK VE YAPAY ZEKA İLE SEKİLLENECEK
İTÜ ARI Teknokent ile Togg, küresel ölçekte hız kazanan akıllı mobilite dönüşümünü Türkiye'nin girişimcilik ekosistemiyle buluşturdu
Küresel akıllı mobilite pazarının 2025 yılı itibarıyla 51.77 milyar dolar degere ulastıgı ve 2034'e kadar 255.75 milyar dolara yükselmesi öngörüldügü bir dönemde, yapay zekânın bu dönüsümün kalbine yerlestigi artık tartısmasız bir gerçek. Akıllı mobilite ve ulasım alanında ajansal yapay zekâ pazarının 2025'teki 3.51 milyar dolar seviyesinden 2030'a kadar 13.65 milyar dolara fırlayarak yüzde 31.25'lik yıllık büyüme kaydedecegi tahmin ediliyor. Türkiye de bu küresel dalgayı yakalamanın esiginde: Türkiye'nin önde gelen girisimcilik ve inovasyon merkezi ITÜ ARI Teknokent ile mobilite alanındaki küresel teknoloji markası Togg, mobiliteyi dijital saglık ve yapay zekâ ekseninde yeniden sekillendirmek amacıyla stratejik bir is birligine imza attı. ITÜ Çekirdek çatısı altında hayata geçirilecek program kapsamında, ileri teknoloji gelistiren girisimler Togg'un kullanıcı odaklı mobilite ekosistemiyle entegre biçimde çalısma ve çözümlerini gerçek kullanım senaryolarında test etme fırsatı bulacak. Togg, mobiliteyi yalnızca bir ulasım deneyimi olarak degil; akıllı cihazların, dijital deneyim platformlarının ve sürdürülebilir enerji çözümlerinin kesisiminde konumlanan bütünsel bir yasam alanı olarak ele alıyor. "Bir otomobilden fazlası" vizyonuyla gelistirilen bu yaklasım, baglantılı, kisisellestirilmis ve veri odaklı bir kullanıcı deneyimi sunmayı hedefliyor; dijital saglık ve yapay zekâ da bu stratejinin merkezinde yer alıyor.

YENİ MOBİLİTE GİRİŞİMLERİ SEÇİLECEK
ITÜ ARI Teknokent ve ITÜ Çekirdek, yıllardır teknoloji tabanlı girisimleri global pazarlara hazırlayan güçlü bir inovasyon altyapısı sunuyor. Bu is birligiyle birlikte mobilite ekosisteminin ihtiyaç duydugu ileri teknoloji çözümleri, girisimcilik dinamizmiyle bulusarak daha hızlı dogrulanacak ve ölçeklenecek. Program kapsamında seçilecek girisimler; Togg'un gerçek mobilite ortamında pilot uygulama gelistirme, ürün entegrasyonu, teknik dogrulama ve stratejik is birligi imkânlarından yararlanabilecek. Böylece girisimler yalnızca mentörlük ve egitim degil, aynı zamanda sahada test edilmis ve ölçeklenebilir is modelleri gelistirme sansı elde edecek.

AÇIK İNOVASYON MODELİ
Program özellikle sürücü ve yolcu saglıgını merkeze alan dijital saglık teknolojilerine, araç içi baglamsal yapay zekâ uygulamalarına, görüntü isleme ve sensör tabanlı güvenlik çözümlerine, dogal dil isleme sistemlerine, tahmine dayalı analitik ile kestirimci bakım teknolojilerine odaklanıyor. Mobilite deneyimini kisisellestiren, güvenligini artıran ve yasam kalitesini destekleyen çözümler gelistiren girisimler, Togg'un açık ve kullanıcı odaklı ekosisteminin parçası olmaya davet ediliyor. Bu stratejik is birligi, Türkiye'nin genç ve dinamik girisimcilik ekosistemini küresel mobilite dönüsümünün merkezine tasımayı hedefliyor. Açık inovasyon modeliyle gelistirilecek çözümler sayesinde dijital saglık ve yapay zekâ odaklı girisimler, mobilitenin gelecegini sekillendiren aktörler arasında yer alma fırsatı yakalayacak. Programa basvurular ITÜ Çekirdek web sitesi üzerinden yapılabilecek. Mobilite ekosistemine entegre olarak teknolojisini gerçek kullanım ortamında dogrulamak ve küresel ölçekte deger üretmek isteyen girisimler için son basvuru tarihi Agustos 2026.


YAPAY ZEKADA ETİK TARTIŞMASI DÜNYAYI UNUTTU ABD MERKEZLİ KALDI
OpenAI'daki istifalar ve Anthropic'in Pentagon'la yaşadığı anlaşmazlık, ABD içindeki yasalarla şekillenen bir tartışma. Dünyanın geri kalanı ise bu tartışmayı, kullanıcı sözleşmelerinde yazan ABD yasalarının gölgesinde izliyor
Open AI'ın Pentagon anlasması etrafında dönen tartısmalar, yapay zeka sirketlerinin "etik" anlayısının temelinde, ABD'nin çıkar ve güvenlik politikalarının yattıgını bir kez daha gösterdi. Anthropic ile OpenAI arasındaki bu tartısma, aslında daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Dünyanın geri kalanı bu etik tartısmasının neresinde? Open AI'dan gelen etik istafalarının ardında ABD kanunlarına göre suçlu olma korkusu var. Avrupa Birligi veya diger ulus devletlerin talepleri, pazarın büyüklügü nedeniyle görmezden gelinmese de, ikincil öncelikte kalıyor. Avrupa Birligi veya diger ulus devletlerin talepleri ise, pazarın büyüklügü nedeniyle görmezden gelinemez ama ikincil öncelikte.

SÖZLEŞME FARKI YOK
ABD merkezli yapay zeka devleri için öncelik sırası açık: Ana vatanın hukuku (ABD), küresel pazardan gelen taleplerin önünde geliyor. Bunun en somut kanıtları ise kullanıcı sözlesmelerinde gizli. Sözlesmelerde "Yargı Yetkisi" (Jurisdiction) ifade edilirken herhangi bir hukuki ihtilafta ABD mahkemelerinin yetkili oldugunun altı çiziliyor. Uygulanacak Hukuk (Governing Law) belirtilirken uyusmazlıkların ABD eyalet yasalarına göre çözülecegi vurgulanıyor. Yaptırım uyumu (Sanctions Compliance) konusunda hizmetin, ABD'nin düsman ilan ettigi ülkelere verilmeyecegi de bütün sirketlerde aynı. Rusya'ya yapılan yaptırımlar açık örnek olusturuyor.

ÖNCELİK ÜLKE ÇIKARI
Hemen hemen tüm büyük ABD merkezli yapay zeka sirketlerinin sözlesmelerinde, ABD'nin ambargo uyguladıgı ülkelere (Küba, Iran, Kuzey Kore, Suriye vb.) hizmet verilemeyecegi açıkça belirtiliyor. Bu, sirketin etik kurallarının temelinde ABD dıs politikasının yattıgının açık göstergesi. Bu maddeler, sirketlerin "etik" anlayısının temelinde, ABD'nin çıkar ve güvenlik politikalarının yattıgının en somut kanıtı olarak karsımıza çıkıyor.

***


TEKNOLOJİYİ ODAĞA ALMAK BÜYÜMENİN YENİ FORMÜLÜ
Küresel ilaç lojistigi pazarının 2025 yılı itibarıyla yaklasık 102 milyar dolara ulastıgı ve önümüzdeki on yılda bu rakamın iki katına çıkmasının öngörüldügü bir dönemde, Türkiye'den bir grup sirket sessiz sedasız köklü bir dönüsüm gerçeklestiriyor. Antalya merkezli Lokman Group, sekiz sirketiyle ilaç dagıtımı, dijital teknoloji, saglık turizmi ve tarım alanlarında birbirine baglı bir ekosistem kurarak hem yerel hem küresel ölçekte kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Grubun 2025 yılında yüzde 50'yi asan büyümeyle 8 milyar TL ciroya ve 8 milyon dolarlık ihracata ulasması, bu stratejinin somut bir yansıması. Lokman Group Yönetim Kurulu Baskanı Hatice Öz, bu yaklasımı net bir sekilde özetliyor: "Olaylara genis açıdan bakmak, yenilikçi çözümler üretmek ve bulundugumuz sektörlerde çıtayı yukarı tasımak, is yapıs biçimimizin temelinde yer alıyor."

TEK MERKEZDEN
Lokman Group'un amiral gemisi Lokman Ecza Deposu, Türkiye'nin ilk tek merkezden tüm ülkeye çevrim içi satıs yapan ecza deposu olma özelligini tasıyor. 31 bini askın ürün çesidiyle 28 bin eczaneye ulasma kapasitesine sahip olan yapı, sektörde çıgır açan bir operasyonel modeli hayata geçirdi. Siparis yönetiminden faturalamaya, stok takibinden araç ve karekod izlemeye kadar tüm süreçler otomasyon sistemleriyle yönetiliyor. Bu model küresel baglamda da büyük anlam tasıyor. Arastırma sirketi Grand View Research'e göre küresel ilaç lojistigi pazarı, 2033 yılına kadar yaklasık 208 milyar dolara ulasacak. Büyümenin temel itkileri arasında dijital tedarik zinciri çözümleri, soguk zincir altyapısı ve izlenebilirlik teknolojileri yer alıyor; Lokman'ın konumlandıgı tam da bu kesisim noktası. Grubun teknoloji markası Ledbim tarafından gelistirilen depo yönetim sistemi Wise ve IoT tabanlı ısı-nem ölçüm cihazı Datasonic, bu küresel trendin yerli ve yenilikçi karsılıgı olarak öne çıkıyor.

GİRİŞİM EKOSİSTEMİ
Lokman Group bu dinamik yapıya Medoper aracılıgıyla dahil oluyor. Saglık turizmi yetkili ihtisas turizm acentesi statüsüyle faaliyet gösteren Medoper, her yıl 12 farklı ülkeden 500'ün üzerinde uluslararası hastayı Türkiye'ye getiriyor. Ingiltere ve Almanya'daki baglı sirketleri aracılıgıyla danısmanlık, yönlendirme ve hizmet koordinasyonu saglayan grup, Avrupa kaynaklı dis tedavisi taleplerini de özel klinik agıyla karsılıyor. Türkiye'nin dis turizmi sektörünün 2025 itibarıyla 5 milyar dolara ulasması bekleniyor. Bu pazarın yüzde 70'ini uluslararası hastalar olusturuyor. Lokman Group'un bu alana erken konumlanmıs olması, stratejik bir öngörünün ürünü.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.