İran'ın nükleer silaha sahip olmaması hususunda ABD ve İsrail başta olmak üzere, Avrupa'dan Hindistan'a kadar tam bir mutabakat var.
Çin ve Rusya da bu mutabakata dâhil.
Tek farkla ki ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıkıyorlar.
Gelgelelim, İsrail'in nükleer kapasitesinin bölgede yarattığı o dehşetengiz stratejik asimetriye hiçbiri ağzını açmıyor.
Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan haricinde hiçbir lider bu asimetriyi gündeme getirmedi.
İlk kez 2010'da, İsrail'in nükleer gücüne göz yumulmasına "çifte standart" demişti. Türkiye bu nedenle İran ambargosuna "hayır" oyu vermişti.
O vakitler bilumum muhalif esnaf, Erdoğan'ı "Türkiye'nin eksenini kaydırmakla" itham etmişlerdi.
Sayın Erdoğan daha sonra Kasım 2023'te, Riyad'daki zirvede Batı'nın bu nükleer asimetri karşısında "kör ve sağırı oynamasına" okkalı bir tepki koydu.
Bunları, mahallemize tezgâh açmış fitne ehlinin iğvasına aldanılmasın diye hatırlatıyorum.
Hazır yeri gelmişken şuncağızı da söylemeden geçmeyelim:
Hamas'a "terör örgütü" diyen Özgür Özelgillerle ittifak arayan muhteremlerin, Hamas'ı Kuvayı Milliye'ye benzeten Erdoğan'a Filistin üzerinden söyleyeceği tek söz olamaz.
***
İsrail'in bölgede yarattığı stratejik asimetri, en az İran kadar Türkiye'nin de meselesidir.***
Mesele dünyayı nükleer silahlardan arındırmaksa, bu iş öyle tek taraflı olmaz.