Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SALİH TUNA

Verip kurtulacaktık hani?

Çözüm olarak "Ver kurtul" diyor, başka bir şey demiyorlardı. Dahası, Kıbrıs'ın "ayak bağı" olduğunu savunuyorlardı.
İçlerinde kimler yoktu ki?
Cengiz Çandar'dan Baskın Oran'a kadar sürüsüne bereketti. Türk medyasını domine etmişlerdi.
Merhum Denktaş'ı yalnızlaştırmanın gerektiğini dile getirenlerden, uluslararası hukuk söylemiyle Doğu Akdeniz'deki Türk varlığını tabutluk gibi göstermeye çalışanlara kadar gırla gidiyordu.
Şayet "Ver kurtul" diyenlerin aklına uysaydık ne mi olurdu?
Ne olacak; bugün Doğu Akdeniz'de bize karşı kurulan çemberi o günden kendi ellerimizle başımıza geçirmiş olurduk.

***

Bugünlerde mahut çemberi tahkim ediyorlar.
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu tevekkeli Washington'daki muhataplarına "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne bu silahları bize karşı kullanmaları için mi veriyorsunuz?" diye sormadı.
Bu sıradan bir silah satışı eleştirisi değildir.
Tablo gayet nettir: Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail üçlüsü, arkalarına ABD'yi alarak Türkiye'ye karşı "Ortak Eylem Planı" içindedirler.

***

Hayır, mesele Rum tarafının kendini savunma hakkı falan değildir.
Mesele...
Türkiye'nin burnunun dibinde kurulan mahut koalisyonun Türkiye'yi kuşatma altına alma projesidir.
Bugün Doğu Akdeniz'deki tablo, Türkiye'yi stratejik tehdit olarak gören İsrail'in Yunanistan ve GKRY ile derinleşen askeri entegrasyonunun, ABD ve Batılı ülkeler tarafından desteklenmesidir.
Bu tabloyu doğrudan bir savaş hazırlığı olarak nitelemek belki erkendir.
Lakin Türkiye'nin kuşatıldığını fehmetmesi için geç bile kalınmıştır.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA