Dünya kamuoyunun yüzde 80'lere varan oranda İspanya'yı desteklemesi, futbolun yalnızca futboldan ibaret olmadığını gösteren kusursuz bir örnekti.
İspanya final gecesi küresel vicdanın sahadaki sembolüne dönüştü.
Çünkü...
Soykırımcı Netanyahu gündüz gözüyle Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'ye "Arjantin'i destekliyorum" mesajı göndermiş, (İngiltere'nin bile yaptırım kapsamına aldığı) Siyonist şebelek Ben-Gvir de Arjantin amigoluğuna soyunmuştu.
Demem o ki Milei'nin büyükelçiliği Kudüs'e taşıma planları başta olmak üzere İsrail yalakası politikaları ve Netanyahu'nun mahut mesajı Arjantin'in imajını yerle yeksan etmişti.
Kaldı ki tablo gayet netti:
Bir yanda Mayıs 2024'te Filistin devletini resmen tanıyan ve her fırsatta Gazze soykırımına isyan eden Başbakan Pedro Sánchez'in İspanya'sı vardı, diğer yanda kesintisiz İsrail yalakalığı yapan Devlet Başkanı Javier Milei'nin Arjantin'i.
Sırf Messi'nin hatırına veya Güney Amerika futboluna duyduğu sempatiyle Arjantin'i destekleyebilecek sol görüşlü Avrupalıların yanı sıra mazlumlardan yana olan vicdan sahibi tüm milletler için ciddi bir insanî bariyer oluştu.
Netanyahu ve Ben-Gvir ile aynı safta görünmek, vicdan sahipleri için gerçekten de aşılması güç bir zilletti.
***
Dünya Kupası finali Sánchez'in İspanyası ile Milei'nin Arjantini arasında referanduma dönüştü.***
Filistin'deki katliamlar karşısında Maradona "Kalbimle Filistinliyim" diyerek tavrını ortaya koyarken, Messi ise her katliam karşısında özenle sessiz kaldı.