Fonlarda beklenen ödemeler başladı. Ziraat Bankası, A1 Capital, Bulls ve Pardus Portföy'de olağan tasfiyeyi başlattı. Üç şirketin 17 fonunda 43 bin 643 yatırımcıya ödemeler tamamlandı.
Aynı şirketlerdeki 49 özel fonda ise 2 bin 98 kişinin sorunları kendi kapsamlarında çözülecek. Atlas Portföy'de gerekli teminatların alınması halinde, 56 bin 614 kişiyi kapsayan 16 fonda da olağan tasfiye kurallarıyla ödeme yapılacak.
Olağanüstü tasfiyenin özünü, 1 milyon liraya kadar anaparanın ödenmesi oluşturuyor. Meclis'te olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak kanun teklifinin yasalaşması halinde, bu ay söz konusu ödemeler yapılacak. Fon alacaklarının tahsili ve borçların ödenmesiyle nihai tasfiye bakiyesi oluşturulacak; tasfiye 5-6 ayda tamamlanacak. Tasfiyesi öngörülen 131 fonda 455 bin 758 kişi bulunuyor. Ziraat Bankası'nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 125 fonda 151 bin 247, İş Bankası'nın sorumlu olduğu 6 fonda ise 388 bin 718 tekil yatırımcı yer alıyor.
Ödemelerin başlaması, haftalardır birikimine ulaşmayı bekleyen vatandaş için önemli. Sürecin kalan bölümünün de hızla ilerlemesi, yatırımcının güvenini yeniden kazanmak açısından belirleyici olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sermaye piyasaları safralarından kurtulacak. Türk piyasaları açgözlü parazitlerden arınacak" dedi. Bu sözler önümüzdeki dönem sermaye piyasalarının daha da güçlenerek yoluna devam edeceğinin teminatı.
Ancak bu süreçte bankaların da incelemesi gereken şikayetler var. Bazı fon mağdurları, bu fonları özel bankalarda çalışan portföy yöneticilerinin önerisiyle aldığını söylüyor. İnsan yıllardır çalıştığı bankaya güveniyor. Karşısındaki kişinin tavsiyesini de çoğu zaman bankanın tavsiyesi olarak kabul ediyor. Müşterinin önüne bir ürün koyarken, onun bu yatırımı ne kadar anladığına bakmak gerekir. Birikimini korumak isteyen biriyle yüksek risk almayı kabul eden yatırımcıya aynı fon önerilebilir mi? İmzalanan belgeler kadar, o görüşmede müşteriye ne söylendiği de önemlidir. Bankalar bu şikayetleri iç denetimlerinde ele almalı. Kim, hangi fonu, kime önerdi? Müşterinin risk tercihi gözetildi mi? Olası kayıplar açıkça anlatıldı mı? Bankacı, kendisine verilen hedefi tutturmak için vatandaşı ona uygun olmayan bir fona yönlendirip mağdur etti mi?
Cevaplar kayıtlarda aranmalı. Bir fonun zarar etmesi, onu öneren çalışanın mutlaka kusurlu olduğu anlamına gelmez. Ancak şikayetler doğrulanırsa bankalar gereğini yapmalı. Sorumluluğu tespit edilen portföy yöneticileriyle hiçbir şey olmamış gibi çalışmayı sürdürmek, bankaya duyulan güveni de zedeler. Vatandaşın parasını alması kadar, o fonlara nasıl yönlendirildiğinin açıklığa kavuşması da önemli.