Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ÖZLEM DOĞANER

Enflasyonu beklerken aklımıza takılanlar

Bugün Ağustos ayı enflasyonu açıklanacak. Temmuz'da aylık yüzde 1.78, yıllık yüzde 31.75 olan enflasyonda düşüş eğiliminin sürüp sürmediğine bakacağız.
Beklenti Ağustos'ta enflasyonun yüzde 1.7-2 civarında artması. Böyle bir gerçekleşmede yıllık enflasyon yüzde 31.5 civarında kalacak. Yıl sonu için ise beklentiler yüzde 29-30 bandında yoğunlaşıyor. Bugünkü veri öncesinde İstanbul'dan gelen rakam da önemli bir işaret verdi. İstanbul'da perakende fiyatlar ağustosta yüzde 1,66 arttı, yıllık enflasyon yüzde 34,96 oldu. Özellikle gıda fiyatlarındaki aylık artışın yüzde 0,20 ile sınırlı kalması olumlu. Buna karşılık eğitimde yüzde 17'yi aşan artış, önümüzdeki aylarda hizmet enflasyonunun izlenmeye devam edeceğini gösteriyor.
Asıl soru ise şu: Ağustos enflasyonu faiz indirimi getirir mi?
Merkez Bankası 10 Eylül'de faiz kararını verecek. Politika faizi şu anda yüzde 37. Son dönemde savaş ve petrol fiyatlarının yarattığı riskler nedeniyle sıkı duruş korundu. Bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasıyla da fonlamada bir miktar normalleşmeye gidildi. Ancak bu, hemen faiz indirimi getirir mi? Göreceğiz.
Ağırlıklı beklenti, 10 Eylül'de faizin yüzde 37'de sabit bırakılması yönünde. Ağustos enflasyonunun yüzde 2 civarında gelmesi de bu beklentiyi büyük ölçüde değiştirmeyecektir.
Çünkü Merkez Bankası'nın önünde artık sadece enflasyon yok. Savaşın seyri, petrol fiyatları, kur ve küresel faizler de karar denkleminde. Özellikle petrol fiyatlarının yüksek kalması enflasyon üzerinde yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Bu nedenle faiz indirimi için Ekim ve Aralık toplantıları daha güçlü adaylar. Jeopolitik tansiyon azalır, petrol rahatlar ve dezenflasyon devam ederse yıl sonuna kadar toplam 200-300 baz puanlık indirim alanı oluşabilir. Peki bu indirim çarkları döndürenler için yeterli olur mu? Elbette olmaz. Özellikle 6 Eylül Pazar günü açıklanacak 2027-2029 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program hazırlıkları için ekonomi yönetimiyle buluşan iş dünyası tüm sıkıntılarını dile getirdi. Bakalım OVP'de 2027 yılı için nasıl bir çerçeve çizilecek? Reel sektörü rahatlatmak için hangi eylem planları devreye alınacak?


PETROL DÜNYAYI RESESYONA SÜRÜKLER Mİ?
Dünya ekonomisinin önündeki risklerin başına yeniden petrol yerleşti. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın mesajlarından G20 merkez bankaları ve maliye bakanlarının değerlendirmelerine kadar ortak endişe aynı: Savaş uzar, petrol yüksek kalırsa enflasyonla mücadele daha da zorlaşacak. Brent petrol dün 97 dolara yaklaşırken yeniden 94 dolar civarına çekildi. Ancak sorun petrolün bir gün 94, ertesi gün 97 dolar olması değil. Bu seviyelerin ne kadar süre korunacağı.
Çünkü petrol fiyatlarındaki yükseliş klasik bir arz şoku yaratıyor. Enerjiden ulaşıma, üretimden gıdaya kadar maliyetler yükselirken enflasyon yeniden besleniyor. Merkez bankalarının ise arz kaynaklı enflasyonla mücadele kapasitesi sınırlı.
Üstelik ikinci bir sorun var. Enflasyon endişesi arttıkça tahvil faizleri yükseliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4.80'e yaklaşırken benzer baskıyı İngiltere'den Avustralya'ya, büyük Asya ekonomilerine kadar görüyoruz. Böyle bir ortam merkez bankalarının faiz indirim alanını daraltıyor, hatta yeniden faiz artırımı ihtimalini gündeme getiriyor.
İşte resesyon riski tam burada başlıyor.
Bir tarafta yüksek enerji maliyetleri, diğer tarafta yüksek faiz… Şirketlerin maliyetleri artıyor, tüketim ve yatırımlar yavaşlıyor. Enflasyon düşmeden büyüme güç kaybediyor. Şimdilik stratejik petrol rezervlerinin kullanılması ve alınan önlemler şokun etkisini sınırlıyor. Ancak savaş uzar ve petrol bu seviyelerde kalıcı olursa dünya ekonomisinin önündeki soru "Enflasyon ne zaman düşecek?" olmaktan çıkabilir.
Yerine çok daha zor bir soru gelebilir: Enflasyon düşmeden resesyon başlar mı?

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA