Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MAHMUT ÖVÜR

CHP’liler yol ayrımında

Sesli dinlemek için tıklayınız.

CHP hiçbir dönem bugünkü kadar tarihi bir yol ayrımına gelmedi. İnönü-Ecevit, Ecevit-Deniz Baykal ya da Baykal-Kemal Kılıçdaroğlu dönemlerinde iç ve dış siyasette bazı farkları olsa da hiçbiri bugünkü kadar köklü bir ayrımın eşiğinde değildi.
Özellikle Batı'yla ilişkilerde farklılıklar görülse de CHP'nin "Batıcı" kimliği İnönü döneminden beri çok değişmedi. CHP her daim küresel "Batı sistemi"nin bir savunucusu oldu. Bugün ise durum hem bu konuda hem de "arınma" meselesinde bambaşka bir noktaya gelmiş durumda. Artık iki CHP var.
Bir kısım CHP'li ısrarla Kılıçdaroğlu ile Özel'i bir araya getirmek istese de bu iki aktörün ve savundukları tezlerin bir partide buluşması mümkün görünmüyor. Bu da CHP kadrolarını ve sosyolojisini bir tercihle karşı karşıya bırakıyor.
CHP'liler "arınma"dan yana mı olacak yoksa "hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet" iddialarıyla suçlanan, baklava kutularıyla anılan bir CHP'den yana mı olacak?
Hapishaneden yönetilen bir CHP mi istiyorlar yoksa Söğütözü'nden yönetilen bir CHP mi?
Siyaseti para gücüyle yapanları mı tercih edecekler yoksa ilkeleri, ahlaki üstünlüğü öne alanları mı?
Bu konu ne yazık ki Özgür Özel ve destekçisi aydınların, gazetecilerin hiç gündeminde değil. Oysa bugün yaşanan kaosun asıl çıkış noktası tam da burası.
Siyasi ayrışmanın ikinci ayağında ise milli meselelere yaklaşım var. Bu konuda Kılıçdaroğlu döneminde temelleri atılan ve CHP'nin antiemperyalist kuruluş kodlarıyla çelişen bir siyaset izlendi ve Türkiye'nin her hamlesine karşı çıkıldı: "Libya'da ne işimiz var, Azerbaycan'a cihatçılar gönderildi" ya da "Mavi vatan masal" gibi birçok örnek verilebilir. Bu siyaset tarzını bugün Özgür Özel devam ettirip hatta Batı'ya yalvaracak noktaya taşırken, Kılıçdaroğlu, uzak kaldığı son 2.5 yılda tam tersi CHP'nin tarihsel kodlarıyla örtüşen daha "milli" bir noktaya geldi.
Bunun için Kılıçdaroğlu'nun yazılarına ve en son bayramlaşma konuşmasındaki yaklaşımına, Özel'in de Newsweek'teki yazısına bakmak yeterli.
Bu konu CHP içindeki ayrışma açısından kritik önemde. Birkaç gün önce sevgili Murat Yılmaz, tam da bu konuyu ele aldı ve bu yazıların "tesadüf" olmadığını söyledi.
Gerçekten de bu yazılar tesadüf değildi ve kamuoyuna bir ölçü sundu. Özel, Newsweek'teki yazısında mutlak butlan kararından yola çıkarak Türkiye'de demokrasinin çöktüğünden söz ediyor ve Batı'ya çağrı yapıyordu:
"Mevcut eğilimler sürerse, Türkiye NATO tarihinde benzeri görülmemiş bir noktaya sürüklenme riskiyle karşı karşıya kalacak: Stratejik olarak vazgeçilmez ama artık demokrasi olarak işlemeyen bir üye. Üstelik milyonlarca vatandaşının, barışçıl demokratik yollarla değiştirme imkânı bulamadığı siyasi ve ekonomik düzenden giderek daha fazla hoşnutsuz hâle geldiği bir ülke. Bu yalnızca bir iç kriz olmaz. Aynı zamanda bölgemizin, Avrupa'nın ve NATO'nun güvenliğini de şekillendirecek."
Özel açık açık Batı'nın demokrasi için Türkiye'ye müdahale etmesini istiyor.
Kılıçdaroğlu ise Teori dergisine yazdığı "Batı'nın Yol Ayrımı: ABD'nin Batı'sı mı, Aydınlanmanın Batı'sı mı?" makalesinde, ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Batı medeniyetini emperyalist ve dini karakterde tanımlamasını eleştirerek Batı'ya İkinci Dünya Savaşı sonrasının "kural temelli uluslararası düzene dönülmesi" çağrısında bulunuyor ve şöyle diyor:
"Tercih. fazilet Avrupa'sı ile melanet Avrupa'sı arasında yapılacaktır."
Son söz: Fazilet ve arınmadan yana mısınız yoksa melanet ve yolsuzluklardan yana mı?

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA