Bugün 15 Temmuz'un sene-i devriyesi. FETÖ'cü darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Bu süre içinde FETÖ ile mücadelede önemli mesafe kaydedildi. Aradan geçen zamanda Türkiye'nin ne kadar büyük bir tehlike atlattığı daha iyi anlaşıldı.
15 Temmuz, yalnızca klasik anlamda bir darbe teşebbüsü değildi. Darbe yöntemi kullanılarak Türkiye'nin bağımsızlığını ve kurumsal bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaçlayan bir işgal girişimiydi.
Hedef yalnızca hükümeti iktidardan düşürmek değildi. Devlet kapasitesini ve işleyen kurumlarını felce uğratmak, millet iradesini etkisizleştirmek ve ülkeyi dış müdahalelere açık hale getirmek de bu darbe girişimi ile hedeflenmişti. 15 Temmuz'un uluslararası bağlamı, bu anlamda çok önemlidir. Türkiye'nin bölgesel meselelerde bağımsız hareket etmesi, dış politikada kendi önceliklerini belirlemesi ve küresel sistemde daha etkin bir aktör olma arayışı çeşitli güç merkezlerinde rahatsızlığa yol açmıştı.
Bu bağlamda, 15 Temmuz direnişi, iç siyasi düzenin korunması yanında Türkiye'nin stratejik özerklik arayışının da savunulması anlamına gelir. Hem 15 Temmuz öncesi hem de sonrasında bölgesel çatışmalara ve devletlerin kırılgan hale getirilerek zayıflatılmasına yönelik girişimlere bakıldığında, bugün darbe girişiminin engellenmesinin önemi daha iyi fark edilir.
Yine darbe girişimi ile neyin amaçlandığını bugünden geriye bakınca, bölgemizde yaşanan çatışmalardan, jeopolitik mücadelenin taraflarından ve icra ediliş şekillerinden daha iyi anlıyoruz. O gece sokaklara çıkarak darbeye direnen insanlarımız sadece kendi kaderini değil, bu coğrafyanın geleceğini de savunmuştur.
Darbe girişiminin önlenmesinden bu yana, başka ülkelerin aparatı haline gelmiş, kendi halkına silah doğrultacak kadar gözü dönmüş bir terör örgütüne karşı verilen cevap, Türkiye gibi benzer tehditlere maruz kalan tüm toplumlar için bir umut ve ilham kaynağı olmuştur. Darbe ve işgal girişiminin bastırılması, "seçilmiş hükümetlere darbe girişimleri nasıl önlenir"in dünyada modeli olmuştur.
***
15 Temmuz'da Gazi Meclis bombalandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a suikast düzenlendi. Devletin emniyet ve güvenlik kurumları hedef alındı. Devletin emrinde olması gereken uçaklar ve tanklar milletimizi bombalamak için kullanıldı.***
Ortaya çıkan tüm hakikatlere rağmen, bugün bile, 15 Temmuz'u "kontrollü", "kurgulanmış" veya iktidarın önceden bildiği bir süreç gibi sunanlar, yalnızca iktidarı hedef almıyor. Aynı zamanda darbeye karşı hayatını ortaya koyan insanlarımızın mücadelesini, Meclis'in direnişini, güvenlik güçlerinin fedakârlığını görmezden geliyorlar. Böyle yaparak, bilerek ya da bilmeyerek FETÖ'nün amacına su taşıyorlar.