2018 yılından beri Türkiye'de güneş paneli kullanımının yeni yapılarda zorunlu olması, eski yapılarda da teşvik edilmesi gerektiğini yazıyorum.
Çünkü Türkiye'nin günlük güneşlenme süresi 7,5 saat, yıllık toplam güneşlenme süresi ise 2 bin 741 saat. Bunu 24 saate böldüğünüzde yılda 114 tam güne denk geliyor.
Türkiye'nin brüt güneş enerjisi teknik potansiyeli 87,5 milyon ton eşdeğer petrol (TEP) büyüklüğünde.
Türkiye'nin güneş enerjisindeki atılımı enerji şirketleri odaklı olsa da son 10 yılda dikkate değer bir ivme yakaladı.
2014 yılında sadece 40 megavat civarında olan güneş kurulu gücü, bugün 28 bin megavatın üzerine çıktı.
Yine de 28 bin megavat, Türkiye'nin kullanabileceği güneş enerjisinin sadece yüzde 8 ila 10'luk kısmına denk geliyor.
Başka bir deyişle, devasa güneş potansiyelimizin yaklaşık yüzde 90'ı hâlâ kullanılmayı bekleyen atıl bir zenginlik olarak duruyor.
Bu potansiyelin yüzde 50'sini bile kullansak sadece petrol ithalatında yılda ortalama 24-26 milyar dolar ya da doğalgaz ithalatında yılda 16-18 milyar dolar doğrudan döviz tasarrufu sağlarız.
Yani ülkenin en büyük cari açık kalemi olan yıllık enerji ithalatı faturasını neredeyse yarı yarıya hafifletebilir veya doğalgaz bağımlılığını tamamen sıfırlayabiliriz.

Ülkemizde güneş paneli kullanımının teşvik edilmesi gerekirken tam tersine engeller artıyor.
En başta bürokratik engeller geliyor:
Bir güneş paneli sistemi kurmak için dağıtım şirketinden bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu alınması... Belediye veya lisanslı firmalardan çatı statik uygunluk raporu temin edilmesi... TEDAŞ Proje Onayı... Montaj bittikten sonra yetkililerin sahada inceleme yapması ve çift yönlü sayaç takarak geçici kabul vermesi gerekiyor.
Ve bu süreç ortalama dört ay sürüyor.
ALMANYA'DA 5 DAKİKA!
Dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi Almanya bile çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinin şebekeye bağlanma sürecini hızlandırıyor.
Yeni uygulama, başvuru sahiplerinin günlerce süren bekleyişini sadece beş dakikaya indiriyor.
Neden Almanya'da beş dakika, Türkiye'de dört ay?
Almanya'nın Türkiye'den daha mı fazla petrol ve doğalgaz tasarrufu yapmaya ihtiyacı var?
Ülkemizde güneş paneli kurmanın maliyeti de yüksek.
Ülkemizde ortalama bir ailenin (5 kW kapasite) veya müstakil bir evin (5–10 kW) ihtiyacını karşılayacak anahtar teslim şebekeye bağlı bir güneş paneli sisteminin toplam maliyeti 120 bin TL ile 250 bin TL arasında.
Depolamalı bir sistem istendiğinde batarya maliyeti bu tutarı yüzde 30-50 artırıyor.
Öte yandan ülkemizde ev elektriği ve doğalgaz tarifeleri devlet tarafından sübvanse ediliyor.
Sanayiye kıyasla ev elektriği ve doğalgaz ucuz kaldı.
Bu yüzden çoğu insan güneş paneli için para harcamaya ve bürokrasiyle uğraşmaya gerek duymuyor.
Bu noktada naçizane bir önerim olacak:
Elektrik ve doğalgaz faturalarında maliyetin yüzde 50'den fazlası hâlâ devlet tarafından karşılanıyor.
Devlet, 2025 yılı boyunca elektrik ve doğalgaz faturalarının desteklenmesi için 646 milyar TL harcadı.
Bu parayla güneş paneli kullanımı teşvik edilmeli ve bürokratik engeller kaldırılmalı.
Zaten bir güneş paneli maliyetini beş yılda amorti ediyor.
Böylece devlet elektrik ve doğalgazı sübvanse etmek zorunda kalmaz...
Vatandaş ucuz elektriğe kavuşur...
Petrol ve doğalgaz ithalatı önemli ölçüde azalır... Doğa kirlenmez... Olası petrol krizlerinde enflasyon artmaz...
Aklın yolu birdir!
***
AVRUPA NEYE HAZIRLANIYOR?
İngiltere hükümetinden vatandaşlara en az 3 gün yetecek kadar gıda ve su stoku yapmaları tavsiyesi geldi.
'Be Ready' (Hazırlıklı Ol) kampanyası başlattılar.
Herkese kişi başına günlük 3 litre olmak üzere 3 gün için toplam 9 litre içme suyu, bozulmayan gıda ürünleri, ilk yardım malzemeleri, el feneri, battaniye, nakit para ve pilli radyo bulundurmalarını tavsiye ettiler.

Acil durumlarda elektrik, su, telefon ve internet hizmetlerinin kesintiye uğrayabileceği, tedarik zincirlerinde de aksaklıklar yaşanabileceği belirtildi.
Gerekçe olarak aşırı hava olayları, siber saldırılar ve devlet kaynaklı güvenlik tehditleri gösteriliyor.
Fransa, İrlanda ve Hollanda'da da benzer hazırlıklar yürütülüyor!
Hayırdır! Bu ülkeler bizim bilmediğimiz bir tehlikeden mi haberdarlar?
Ülkenin krizlere karşı dayanıklılığını artırmayı hedeflediklerini belirtiyorlar.
Böyle yazınca da felaket tellalı oluyoruz lakin çok az insanın bildiği başka bir tehlike olabilir!
Avrupa ülkeleri boşuna hazırlık yapmaz!
Hiçbir şey olmasa bile zor günlere karşı bizim de hazırlık olmamız gerekiyor.
***
SALAH PİŞMANLIĞI
Muhammed Salah, Hearts maçını da boş geçmedi.
Böylece Trabzonspor'da 12 maçta 10 gol ve 5 asiste ulaştı.
Yaşlandı gözüyle bakılan Salah'tan böyle bir performans beklenmiyordu.
Salah'ın yıllık 10 milyon Euro ücret ve 7 milyon Euro da imza parası istemesi üç büyüklere fazla gelmişti.

Beşiktaş, forma satışından da gelir istedi diye Salah'tan vazgeçmişti.
Şimdi üç büyüklerden hangi taraftarla konuşsam "Keşke Salah'ı biz alsaydık" diyorlar.
Galatasaray'ın bonservisine 38 milyon Euro, yıllık maaşına da 10 milyon Euro ödediği Rafael Leao, çıktığı altı maçta sadece bir asist yapabildi.
Beşiktaş'ın 18 milyon Euro bonservis ve yıllık maaşı için de 6.5 milyon Euro ödediği Leandro Trossard ise çıktığı 11 maçta sadece bir gol ve bir asist yapabildi.
Fenerbahçe ise Salah'ın yerine yaşı çok daha genç olan Mason Greenwood'u alarak doğru iş yaptı.
17 maçta yedi gol ve dört asiste imza atan Greenwood, Salah'tan sonra sezonun en faydalı transferi oldu!
Bence sezonun en başarısız transferi şu an için Leao gözüküyor.
***
İZ BIRAKAN SÖZLER:
"Paranın değerini anlamak isterseniz, gidip biraz borç almaya çalışın." (Benjamin Franklin)
