İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye genelinde sahipsiz köpeklerin yüzde 82'sinin barınaklara yerleştirildiğini ve yılbaşına kadar sokak köpeklerinin hepsinin barınaklara konulacağını açıkladı.
İddialı bir açıklama bu!
Köpek saldırıları yüzünden insanlar ölüyordu, başıboş köpekler modern Türkiye'ye yakışmıyordu.
Eğer yüzde 82'si toplandıysa büyük başarı.
Aslında köpeklerin hiç suçu yok.
Onlar doğası ne gerektiriyorsa onu yapıyorlar.
Durumun buraya gelmesinde asıl sorumlular görevlerini yapmayan yetkililer ve biz insanlar!
Uzun yıllar kısırlaştırma yapılmadı...

Yasa dışı köpek ticareti yapıldı... Petshop'lardan bir hevesle alınan köpekler, bakmak zor gelince sokağa atıldılar.
Ve zamanla sayıları hızla arttı.
Belediyeler kısırlaştırmak, barınak yapmak yerine bazen topladıkları köpekleri komşu il ya da ilçedeki en yakın boş alana bıraktılar.
Şimdi bundan sonrası önemli!
Köpek dostlarımızı sağlıklı koşullarda yaşatmak ve mümkün olduğunca onları sahiplendirmek zorundayız.
İnsanları barınaklardaki köpekleri sahiplenmeye teşvik etmeliyiz.
Kampanyalar yapılarak sahiplenme oranını artırmalıyız.
Hayvanseverler çözüm ortağı yapılmalı.
Kavga ederek değil, iş birliğiyle hareket edilirse birçok köpek kurtulur!
Pet-shop'tan köpek almak hayvanseverlik değildir.
Gerçek hayvansever, satın almaz, sahiplenir!9
***
BIYIK VE SAÇ YÜZÜNDEN LİNÇ EDİLMEK!
A Milli Futbol Takımı'ndan Merih Demiral ve Eren Elmalı imajlarını değiştirmiş.
Merih ülkücü bıyığını kesmiş. Eren de Dünya Kupası için yaptığı örgülü saçlarını tekrar düz yapmış.
Futbolcu olmak da zor.

Avustralya yenilgisinden sonra futbolcuları eleştirmak normal ama hakaret etmek, linçlemek büyük ayıp.
Merih'e bıyıkları, Eren'e de örgülü saçları için neler neler söylendi, yazıldı!
Bunlar genç çocuklar! Dikkat çekmek istemeleri doğal.
Saçın, bıyığın yenilgiyle ne alakası var?
İnsanları dış görünüşleriyle yargılamak normal bir insana yakışmaz.
Merih'in kamptan çektiği videoları "Bırak bu YouTube işlerini" diye aşağılamak, hedef göstermek büyük saygısızlık.
Oysa Merih'in çektiği videolar ülkede pozitif bir hava yaratmıştı.
Kulüpler ve milli takımlar, Merih'in çektiği videoların benzerini çekip etkileşimi artırmak için sosyal medya ajanslarına dünyanın parasını veriyor.
Merih aynı zamanda zor durumda olanlara yardım eden, minik futbolculara hediyeler alan bir hayırsever.
Hayat böyle işte!
Bir yenilgiden sonra yaptığınız iyilikler, attığınız kafa golleri unutulur ve adınız 'YouTube'cu Merih' olur!
***
SÖMÜRGENİN ZAFERİ
Çoğumuz Yeşil Burun Adaları diye bir ülkenin olduğunu Dünya Kupası'yla öğrendi.
Tüm futbolcuların toplam değeri sadece 54 milyon Euro olan bu takım, kadro değeri 1 milyar 220 milyon olan, şampiyonluğun en büyük favorisi İspanya ile berabere kalmayı başardı.

Son dakikalarda çıktıkları kontra ataklarda biraz becerikli olsalardı belki de İspanya'yı yeneceklerdi.
Yeşil Burun Adaları'nın kalecisi Vozinha'nın maçtan önce Instagram'da 50 bin olan takipçi sayısının bir günde 6 milyona çıkması tam bir çılgınlık.
Gol atamamalarını geçtim, İspanya'nın yüzde 100 gollük bir pozisyona bile girememesi daha büyük olay!
Basketbol, voleybol, hentbol, Amerikan Futbolu, beysbol vs. başka hiçbir spor dalında böyle bir sürpriz yaşanmaz!
Teknik, taktik vs. de bir yere kadar! Vakti zamanında sömürge edilmiş ülkeler, rövanşı futbolda alıyor!
İşte futbol bazen imkânsızı gerçek yaptığı için bu kadar çok seviliyor.
***
IĞDIR FK FARKI
Birinci Lig ekiplerinden Iğdır FK, Dünya Kupası'na iki kaptan yolladığı için PSG, Liverpool gibi devlerin arasında yer aldı.
Almanya ile karşı karşıya gelen Curaçao Milli Takımı'nda forma giyen Iğdır FK'nın futbolcusu Juninho Bacuna, karşılaşmaya kaptan olarak çıktı.
İspanya ile karşılaşan Yeşil Burun Adaları Milli Takımı'nda da kaptanlık bandını bir başka Iğdır FK oyuncusu Ryan Mendes taktı.

Çoğunuz bu iki ülkeyi ve Iğdır FK'yı belki de ilk defa Dünya Kupası'nda duydunuz.
Şöyle yazsam daha iyi anlaşılacak galiba; İspanya'nın takım kaptanı Manchester City'den Ballon d'OR sahibi Rodri'yi, Iğdır FK'nın kaptanı Ryan Mendes balon yaptı!
Ne Galatasaray, ne de Fenerbahçe... Kupada konuşulan takım Iğdır FK oldu.
***
SAMANDIRA'NIN ÇEVRESİ KAPATILMALI
Aziz Yıldırım'ın ilk icraatı Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'ndaki Maraton Alt E Blok'taki VIP bölümünü kaldırmak oldu.
Buranın tribünle bütünlüğü sağlanacak ve bu bölümdeki koltuk sayısı 670'e çıkarılacak.
Bu bölümde genelde zenginler ya da 1907 Derneği üyeleri yer aldığı için bu durumun tribün atmosferini olumsuz etkilediğini ve seyirci baskısını azalttığını daha önce de yazmıştım.
Özetle doğru olan yapıldı.

Yıldırım'ın bir sonraki adımı Samandıra'da apartmanlarla çevrili antrenman sahasının dışarıdan görüntü alınmayacak şekilde kapatılması ya da gölgelenmesi olmalı!
Domenico Tedesco'nun "Sanki nasıl oynayacağımızı rakiplerimiz hep biliyordu" açıklaması doğru bir tespitti.
Muhtemelen sahayı net gören bir daireye kamera yerleştirilerek 7 gün 24 saat tesislerde ne yapıldığı deşifre edildi.
Antrenör geçmişi olan biri antrenmanları sürekli evinden, balkonundan dürbün ya da çıplak gözle izleyip, rapor hazırlayarak rakip takıma vermiş de olabilir!
Hatta bu bilgiler başka bazı rakip takımlara da gizlice iletilmiş olabilir!
Anlayacağınız uzun zamandır Fenerbahçe'nin taktikleri deşifre ediliyordu!
Bunu Tedesco söyleyene kadar kimsenin aklına gelmemesi ise daha garip!
***
Altyazı
"Aldanmak yaptığımız her işte şaşmaz yazgısı hepimizin. Her sabah parlak işler tasarlar, gün boyu budalalık ederim." (Kış Uykusu)
