Popun kralı Michael Jackson'ın hayatını konu alan 'Michael' adlı film, cuma günü ABD sinemalarında ilk gösterim gününde 40 milyon dolar hasılat elde etti.
Türkiye'de de vizyona giren filmin ABD'de hafta sonu boyunca 100 milyon dolar hasılat yapması bekleniyor.
Bir biyografi için iyi bir açılış olsa da film, eleştirmenlerden geçer not almadı.
Yabancı eleştirmenlere göre; film, gerçek Michael Jackson'ı anlatmıyor ve onun karmaşık kişiliğiyle ilgilenmiyor.
Daha çok 'Thriller' videosunun nasıl çekildiği, 1988'deki unutulmaz Wembley performansı gibi Michael'ın hayranlarının görmek isteyeceği olayları perdeye taşıyor.
Oysa filmin yapımcısı 'Bohemian Rhapsody'de etkileyici bir Freddie Mercury biyografisi sunan Graham King, yönetmeni ise bir başyapıt olan 'Training Day'i çeken Antoine Fuqua'dır.

Normalde bu ikiliden daha objektif ve kaliteli bir film bekleniyordu!
Muhtemelen Michael Jackson'ın ailesinin senaryoya müdahale etmesi filmin kalitesini düşürdü.
Bu tarz ikonik karakterlerin filmi çekilirken ne yazık ki, mirasçılardan izin almak gerekiyor!
Michael'ı bile yeğeni Jaafar Jackson canlandırdığına göre tam bir aile işi yapım olmuş! Öte yandan eleştirmenlerin aksine halk filmi beğenmiş. Halkın oylarını gösteren Rotten Tomatoes sitesinde film 97 puan almış.
Filmin IMDb notu da 10 üzerinden 7,6.
Demek ki, Michael Jackson hayranlarının genelde seveceği bir filmle karşı karşıyayız.
Daha önce de yazdığım gibi; Michael Jackson, muhteşem sesi, şarkıları, sahne şovu ve satış rekorları kıran albümleriyle tartışmasız popun kralıydı.
Ancak popun kralı aynı zamanda hasta ruhlu bir çocuk tacizcisiydi. Sağlığında hakkında yapılan taciz suçlamalarını hem gücünü, hem de parasını kullanarak susturmayı başarmıştı.
Bir şekilde geniş kitlelerin gözünde 'çocuk tacizcisi' damgası yemeden suçlamalardan kurtulmuştu. Elbette film popun kralının karanlık yüzüne odaklanmıyor.
Jackson'ın şeytani yönünü merak ediyorsanız, onun hakkında çıkan cinsel istismar iddialarını tüm çıplaklığıyla ortaya koyan 'Leaving Neverland' belgeselini izlemenizi tavsiye ederim.
Jackson tarafından cinsel istismara uğradığını iddia eden iki erkeğe odaklanan belgeselin yönetmeni Dan Reed, ünlü şarkıcı için "Jeffrey Epstein'den daha kötüydü" diyor. Reed'in belirttiği gibi adam ölmüş gitmiş, hayranları da onun karanlık yönlerini umursamıyor. Müzik platformları, yapımcılar, Jackson'ın eserlerinin haklarına sahip olanlar asla efsane şarkıcının tacizci yönünün ön plana çıkmasını istemiyorlar.
Çünkü Jackson hâlâ en çok dinlenen şarkıcılardan biri ve bu da ona bir koruma kalkanı oluşturuyor.
Öyle ki, ünlü şarkıcı 2009'daki ölümünden beri mirasçılarına 3.5 milyar dolardan fazla kazandırdı.
Ve yıllık ortalama 105 milyon dolar telif geliriyle de kazandırmaya devam ediyor.
Çocukları taciz etmekle suçlanan bir şarkıcının 'Billie Jean', 'Beat It', 'Thriller', 'Bad' gibi başyapıtlara imza atması da ironik bir durum.
İnsanlar Michael Jackson'ı karakter olarak sevmeseler bile şarkılarını dinlemeye devam edecekler gibi gözüküyor!
***
10 İNGİLİZ HAKEM YETER!
Fenerbahçe maçı kazanacak bir oyun oynamadı. Tabii maçın başındaki penaltı gol olsaydı bambaşka bir maç izlerdik! Maçta tam bir hakem faciası yaşandı.
Daha maçın başında Jayden ve Uğurcan'ın gördükleri sarı kartlar yanlıştı. Yasin Kol'un oyuncuları uyarması yeterliydi. Jayden maç boyunca kırmızı kart görmemek için pasif oynamak zorunda kaldı.
Fenerbahçe lehine verilen penaltıda Sanchez'in sarı kartı pas geçildi.
Sane-Nene pozisyonunda Galatasaray lehine net penaltı verilmedi.

Talisca'nın ayağına basan Lemina sarı kart görmeliydi.
Barış'ın ayağına basan Semedo sarı kart görmeliydi.
Yasin Kol ceza sahasında başka oyuncular da varken gereksiz yere Ederson'a kaleye geçmesini söyledi. Ve hakem, diğer oyuncuları dışarı çıkartmadan Ederson yavaş da olsa kalesine gidiyorken haksız yere ikinci sarı kartı gösterip, maçı Galatasaray'a vermiş oldu!
Osimhen'in, Guendouzi'nin yakasına yapışıp, boğazını sıkması da kırmızı karttı ama gösterilmedi. Aynı pozisyonda topu yere fırlatan Mert'e de sarı kart gösterilmeliydi.
Bunlar gibi daha birçok hata var! Özetle Galatasaray yönetiminin, maça atandığı için TFF ile ilişkilerini güya askıya aldığı Yasin Kol, Fenerbahçe'nin ipini çekmiş oldu!
Ligin kader maçında bu kadar ucuz sarı kart çıkarılarak bir takım 10 kişi bırakılmaz!
Gelecek sezon da aynı hakem skandallarının yaşanmaması için bence İngiltere'den 10 hakem transfer edilmeli!
10 İngiliz hakem, sportif değeri olmayan bu ligi adil yapar! Yere atan futbolcuları görmezden gelmeleri bile ligin kalitesini artırır.
Yoksa her yıl aynı filmi izlemeye devam ederiz!
***
KENE KABUSU ERKEN BAŞLADI
Tokat'ın Zile ilçesinde kene ısırmasından dolayı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yakalanan 21 yaşındaki genç, hayatını kaybetti.
Kene avlasın diye doğaya salınan on binlerce kekliğin işe yaramayacağını, hatta kene sayısını artıracağını söyleyenler haklı çıktı galiba.
Bir türlü çare bulunamadı bu kene ölümlerine.
Her yıl ortalama 20 insan KKKA yüzünden hayatını kaybediyor.
Piknik sezonu da başlamışken kenelere karşı uyarıları hatırlamakta fayda var:

Doğaya çıkıyorsanız açık renkli kıyafetler giyin, böylece keneyi fark etmek kolay olur.
Uzun kollu ve paçalı giysiler tercih edin. Pantolon paçalarını çorap içine sokmak da etkili oluyor.
Vücudunuza böcek kovucu sprey sıkın.
Uzun ot ve çalılıkların içine girmeyin.
Piknikten eve döndüğünüzde de tüm vücudunuzu kontrol edin.
Eğer vücudunuza bir kene yapışmışsa sakın kendiniz çekmeyin hemen doktora gidin!
***
Altyazı
"Evlatlar, babalarını, hep hatırlamak istedikleri gibi hatırlarlar." (Babam ve Oğlum)
