Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MEVLÜT TEZEL

Kiracı ve ev sahibine puan veren uygulama

Türkiye'de bir sosyal medya kullanıcısı kiracıların oturdukları mahalle, ev ve ev sahipleri hakkında puan verdikleri bir uygulama geliştirdi.
Uygulamanın henüz deneme aşamasında olduğunu belirten girişimci şu notu paylaştı:
"Öğrenci evimdeyken, ev sahibim üniversitede hocaydı.
Kirayı bilmem kaç katına çıkartmak isteyip beni tüm derslerden bıraktırmakla tehdit etmişti. Bu APP de ona gelsin!" Şaka mı yapıyor yoksa ciddi mi bilemedim ama ev ve ev sahibine puan vermek parlak bir fikir.

Uygulamaya anında yorum yapanlar da olmuş.
Örneğin bir kiracı ev sahibine bir yıldız, binaya dört yıldız ve mahalleye iki yıldız verip şu yorumu yapmış:
"Evde ciddi rutubet problemi vardı.
İlk eve baktığımda fark etmiştim ama klasik emlakçı 'Yok hayır mümkün değil' diye beni kandırdı.
İlk başta çok önemsemedim ama zamanla büyüdü. Ev sahibi sadece boyatıp geçiyor, kalıcı bir çözüm yok. Çocuklar bile etkilenmeye başladı.
O noktada artık dayanamadım... Ben yaşadım başkası yaşamasın." Oturulan ev ve ev sahibi hakkında internete yorum yazmanın hukuki sorun yaratacak bir boyutu olur mu? Tartışmalı bir alan ama bu tarz ciddi emek harcanarak yapılacak bir uygulama büyük ilgi görür.
Google'da restoran, otel, mağaza, şirket vs. birçok iş kolu için yorumlar yazılıyor, puanlar veriliyor.

Elbette bazı yorum ve puanlamada manipülasyon da yapılıyor ama sonuçta çok işe yarıyor.
Aynı yöntem kiralık-satılık daireler, ev sahipleri, hatta kiracılar için de yapılabilir.
Sorunlu ev ve ev sahipleri kadar, eve çöken, kırıp yıkan sorunlu kiracılar da var! Örneğin büyük paralar verip bir daire satın alıyorsunuz ama komşular 'arıza' çıkıyor. Ya da ev sahibi sorunlu çıkıyor.
Komşu gürültüsü, huzursuzluğu ve kötü niyetli ev sahibi yüzünden çok sevse de evinden ayrılmak zorunda kalan insanlar var.
Komşuların nasıl insanlar olduğunu önceden net bir şekilde test edemeyeceğiniz için bu uygulama işe yarar.
Sadece komşu değil bazen mahalle, bina da sorunlu oluyor.
Tabii tam tersine olumlu yorumlar da yapılacağına inanıyorum.
Elbette kötü kiracılar da deşifre edilir ve ev sahipleri de bu yorumlara bakarak evini kiraya verebilir.
Bu tarz uygulamada yanıltıcı, kötü niyetli paylaşımlar da olabilir ama genel anlamda birçok insana faydası dokunur.
Hatta ev, ev sahibi, kiracıyı ya da mahalleyi puanlayan bir uygulama kiralık ve satılık fiyatlarında belirleyici de olabilir.
Bir evin, olumlu ya da olumsuz yorumlara bağlı olarak fiyatı düşebilir ya da artabilir.

***


BİTKİSEL YAĞLI, SÜT TOZLU BUZ!
Birleşik Krallık, okullardaki öğle yemeklerinden kızarmış yiyecekleri yasaklamaya hazırlanıyor.
Pudinglerin de en az yüzde 50 meyve içermesi gerekecek.
Çok yerinde bir adım.

Biz de dahil birçok ülke zaten çocukların okullarda sağlıklı beslenmeleri için önlemler alıyorlar. Ancak pudinglerin de en az yüzde 50 meyve içerecek olması bana bizdeki yüzde 0.1, 0.2'li meyve olan atıştırmalıkları aklıma getirdi.
Çocukların yediği çikolata, şeker, puding, tatlı vs. atıştırmalıklarda sağlıklı gıda oranını yükseltmeliyiz. Örneğin ünlü küresel bir dondurma markasının Avrupa ve Türkiye'de sattığı ürünler arasında ciddi bir kalite farkı var. Örneğin bizdeki içerik bilgisinde "Bitkisel yağlı süt tozlu buz" yazıyor.
Süt oranı o kadar düşük ki, artık sattıkları neyse 'dondurma' bile diyemiyorlar etikette!
Çocuklarımızı bu sağlıksız ürünlerden korumalıyız.

***


FARK YARATAN DEĞİŞİKLİKLER
Avustralyalı araştırmacılar, 60'lı yaşlarında olan yaklaşık 60 bin kişinin verilerini analiz etti.
Ve bireylerin günlük yaşamına yaklaşık beş dakika daha fazla uyku, iki dakika egzersiz ve yemeklerine yarım porsiyon sebze eklemenin yaşam süresine bir yıl ya da daha fazla katkı sağlayabileceği sonucu ortaya çıktı.

Asansör yerine merdiven kullanmak, yatmadan bir saat önce cep telefonuyla vedalaşmak vs. bunlar kulağa klişe geliyor biliyorum.
Ama sağlıklı yaşamı kafaya koymak, günlük hayatın rutinlerinde küçük değişiklikler bile yapmak fark yaratıyor.
En azından denemekte fayda var.

***


CEP TELEFONU BASUR RİSKİNİ ARTIRIYOR
Sanırım birçok insan tuvalete cep telefonuyla giriyor.
Can sıkıntısını gidermek, mesaj atmak, mail yollamak, bir şeyler izlemek, oyun oynamak vs. birçok nedenden dolayı tuvalette de cep telefonlarından kopamıyoruz.
Telefonla vakit geçirmek, tuvaletteki sürenin normalden çok daha uzun (bazen 15- 20 dakika) olmasına neden oluyor. Araştırmalar, tuvalette telefon kullanmanın, 5 dakikadan fazla oturma ihtimalini 5 kat artırdığını gösteriyor.

Yine son araştırmalar, cep telefonuyla tuvalette uzun vakit geçirmenin hemoroid riskini artırdığını ortaya çıkardı.
Tuvalete cep telefonuna bakmanın bir kötü yanı da parlak fikirlerin aklımıza gelmesini engellemesi.
Bazı araştırmalar tuvalette ve duşta insan zihninin daha yaratıcı olduğunu söylüyor.
Sonuçta tuvalette ya da duşta yalnızsınız.
Sosyal baskı da, rahatsız eden de yok. Telefon da elinizde yoksa dikkatiniz dağılmıyor.
Vücut rahatlıyor. Zihin serbest dolaşıma geçiyor ve bu kombinasyon, yaratıcı fikirlerin ortaya çıkması için ideal ortam yaratıyor!
Arşimet bile suyun kaldırma kuvvetini (Arşimet prensibi) hamamda keşfetmişti! Kısacası tuvalette, banyoda cep telefonu kullanımı basur riskini artırmakla kalmayıp yaratıcı fikirlerin ortaya çıkma oranını da düşürüyor olabilir.

***


Altyazı
"Tanrının sana verdikleriyle en iyisini yapmak zorundasın." (Ray)

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.