Türkiye'de ortalama konut kiraları 24-26 bin 500 TL civarı. Tabi büyük şehirlerde daha yüksek.
Örneğin İstanbul'da 35– 37 bin TL.
Gözde ilçeler Kadıköy, Sarıyer ve Beşiktaş'ta ortalama kiralar 50-60 bin TL.
Her yıl da enflasyona bağlı olarak kiralar ortalama yüzde 30-40 artıyor.
Bu zamanda kiracı olmak zor.
Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de bir konut krizi var.
Hükümet bir dönem kira zamlarını yüzde 25'e sabitleyerek, TOKİ konut projelerini hızlandırarak sorunu aşmaya çalışıyor lakin yeterli değil.
2018 yılında 250 bin dolara konut alan yabancılara tanınan vatandaşlık başvurusu hakkı ne yazık ki, Antalya, İzmir, İstanbul, Muğla gibi şehirlerde konut krizini artırmıştı.
Yabancılar 250 bin dolara aldıkları konutları kendi vatandaşlarına ya da turistlere günlük-haftalık kiralamaları da kiraları ve barınma krizini artırmıştı.
Şimdi bu durum yeni yasalarla belli ölçüde engellendi.
Vatandaşlık başvurusu için konut alma limiti de 400 bin dolara çıkarıldı.
Aynı sorunu yaşayan İspanya da 500 bin dolara konut alma karşılığı 'altın vize' uygulamasını kaldırdı ve turistlere günlük kiralama modeline de büyük oranda kısıtlama getirdi.

Ama bu önlemlere rağmen İspanya'da da kira ve konut fiyatları artmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde İspanya genelinde 40'tan fazla kentte düzenlenen gösterilerde kiracılar, ev kiralarında yüzde 50 indirim talep etti.
Kiracı göstericilerin "Konut krizine son verelim", "Kiralarda yüzde 50 indirim ve rantçıların pazarlığına son" yazılı pankartlar dikkati çekiciydi.
Dahası var; kiracı dernekleri, ülke genelinde kiraların yüzde 50 düşürülmezse, 'kira ödemeyerek greve gitme' çağrısı yaptı, iyi mi?
Madrid Kiracılar Derneğinin Sözcüsü Valeria Racu, "Ülke genelinde greve gitmeliyiz. Rantçılar durdurulmalı. Madrid'de 2025 yılında sözleşmesi biten yarım milyon haneyi direnmeye çağırıyoruz" diye konuştu.
İşte vatandaş bilinci ve örgütlü olmak böyle bir şey!

KONUT RANT OLMAMALI!
Türkiye'de konut almak her zaman yatırım aracı olarak görüldü.
Onlarca, hatta yüzlerce konut sahibi olup kira gelirini ranta dönüştüren birçok zengin var.
Bir insanın oturduğu ev, yazlığı, hadi emekliğinde yan gelir olsun ya da çocukları için aldıkları dışında konutları olmamalı!
İnsan Hakları Beyannamesi'nde bile 'barınma', temel bir insan hakkı olduğu yazıyor!
İspanya'daki gibi ülkemizde de kiraların yüzde 50 düşürülmesi için kiracılar gösteriler yapsa, 'kira ödememe grevine' gitseler ne olurdu acaba?
"İki kira ödemeyince anında icra takibi başlatırlar" dediğinizi duyar gibiyim, milyonlarca insan kira ödemezse ne olur hiç düşündünüz mü?
AK Parti döneminde TOKİ inşatları sayesinde 2002'den sonra 1.5 milyon – 1.75 milyon konut üretildi.
TOKİ verilerine göre 1 milyon 740 bin dar gelirli aile ev sahibi oldu.
Bu da yaklaşık 5 milyondan fazla insanın bu konutlarda yaşadığı anlamına geliyor.
Cumhuriyet tarihi boyuncu daha önce hiçbir hükümet dar gelirliler için bu kadar konut üretmedi lakin bu da yetmez!
Devletin yapacaklarının da bir sınırı var lakin devletin fahiş kiraları düşürmeyi sağlayacak yasaları çıkarma gücü de var!
Konut sahibi olmayı rant olmaktan çıkaracak yasalara, yeni sosyal konutlar inşa edebilmesi için arazi kanununda reformlara, bazen bir yıl süren inşaat ruhsatı almadaki prosedürlerin hafifletilmesi ve konut sektöründeki vergi yükünün düşürülmesine ihtiyaç var.
Tabii önce bunları talep edecek İspanya'daki gibi örgütlü vatandaş bilinci olmalı!
***
TARAFTARA YAPILAN HAKSIZLIK
Kayserispor, Fenerbahçe karşılaşmasında misafir tribüne ayırdığı biletleri 3 bin 838 TL'den satışa sundu.
Türkiye şartlarına göre gerçekten yüksek fiyat.
Küme düşme potasında olan Kayserispor, maça daha az rakip taraftar gelmesini sağlayarak bir avantaj sağlamak isteyebilir.
Ancak bu tavır aynı zamanda Kayseri'de yılda bir kez Fenerbahçe'nin maçını izlemeyi bekleyenleri cezalandırmak oluyor.
Dört büyükler, Göztepe, Samsunspor ve Kocaelispor dışındaki takımların tribünler zaten boş!

Taraftarsız takımların Türk futboluna fazla katkıları yok! Bir de bu takımların Fenerbahçe taraftarına yüksek bilet fiyat uygulaması statları iyice boşaltıyor.
Büyük maçlarda bilet fiyatları anormal yükseltilince futbolun ekrandaki seyir zevki bile düşüyor.
Ayrıca taraftarsız takımlar için dört büyükler tribünlerin bir bölümünü boş bırakmak zorunda kalması da gelir kaybına neden oluyor. Futbolun kendisinden, taraftardan para kazanılmayınca da devreye yasa dışı bahis manipülasyonları giriyor!
Türkiye Futbol Federasyonu bu sorunu çözmeli. Bu arada Fenerbahçe kulübü, Kayserispor deplasman maçının bilet fiyatının 2 bin 338 TL'lik kısmını karşılayacağını, taraftarlardan ise yalnızca bin 500 TL alınacağını açıklayarak doğru bir hamle yaptı.
***
ZORU BAŞARDILAR
İsrail'de Kanal 13 televizyonu, stüdyosuna ABD Başkanı Trump'ın İran'a anlaşma için tanıdığı süreyi gösteren sayaç yerleştirdi!
Anlaşma olmazsa atılacak bombalar için geri sayım başlatmak… Filistinli esirlere yönelik çıkartılan idam cezasını kutlamak…
Netanyahu'nun savaş politikalarını onaylamak…

Ordunun öldürdüğü çocuklara ses çıkarmamak…
Başta Netanyahu destekçileri ve onun politikalarına ses çıkarmayanlar dünyada eşine az rastlanır bir "İsrail nefreti" yarattıklarının farkında değiller galiba!
Resmen zoru başardılar; en apolitik insanlar bile İsrail'i eleştiriyor artık!
Bu kötülük nesiller boyu unutulmayacak!
Altyazı
"İnsanın ruhu vücudunun en bitkin parçası. Ne zaman öleceğimizi bilmediğimiz için hayat sonu olmayan bir yolmuş gibi geliyor bize." (The Sheltering Sky)
