Büyükbaş hayvanlar bu fotoğrafta gördüğünüz alanın dışına çıkmıyor!
Çünkü yapay zeka onlara çobanlık yapıyor.
Yeni Zelanda merkezli Halter şirketi, geliştirdiği yapay zeka destekli 'Cowgorithm' adlı akıllı tasma sistemiyle hayvancılıkta devrim yaptı.
DonanımHaber'e göre; çiftçi uygulama üzerinden basit bir komut verdiğinde GPS destekli ve güneş enerjisiyle çalışan tasmalar devreye giriyor.
Hayvanlara gönderilen ses ve titreşim sinyalleri sayesinde sürü, sağım alanlarına ya da belirlenen otlaklara yönlendiriliyor.

Bu süreçte ne fiziksel çitlere ne çobana ne de çoban köpeklerine ihtiyaç duyuluyor.
Kurt gelirse ne olacağı ise haberde belirtilmemiş.
Yine de müthiş bir sistem.
'Cowgorithm', çiftçilere neredeyse tamamen otomatik sürü kontrolü sağlıyor.
Tek bir mobil uygulama komutuyla üç farklı ülkede bulunan yüz binlerce hayvanı aynı anda hareket ettirmek bile mümkün.
Özellikle ABD'deki çiftçiler, Halter sistemini kullanarak 17 bin kilometrenin üzerinde sanal çit oluşturdu. Bu mesafe, neredeyse ABD ana karasının çevresine eşdeğer.

Çiftçilerden hayvan başına aylık 5 ila 8 dolar arasında değişen abonelik ücreti talep eden şirketin değeri şimdiden 2 milyar doları geçmiş.
Çinliler muhtemelen bu sistemi de kopyalamıştır!
Biz de kopyalasak fena mı olur?
Aylık 100.000 TL ile 130.000 TL arasında değişen maaşlara rağmen çoban bulunamadığı haberlerini sık sık okuyoruz.
Hem zor bir meslek hem de sosyal hayatı sıfırladığı için gençler çoban olmak istemiyor.
Hazır ülkemizde çoban eksikliği varken yapay zeka çoban geliştirmek uzun vadede et fiyatlarını bile düşürür.
Böylece yapay zeka bir mesleği daha işsiz bırakacak.
***
UCUZ BULUNCA...
Adana'da 50 bin paket kaçak sigarayla yakalanan şahıs: "Ucuza bulunca toplu satın aldım" demiş.
Sokrates gel de savunma gör! Bir pakette 20 sigara olduğuna göre 1 milyon sigara eder.

Günde 1 paket içerse 137 yılda hepsini bitirir!
Yok, böyle pişkinlik!
Piyasa değeri 5 milyon TL olan sigaraları kaçtan aldı acaba?
***
KADRO SEÇİMİ DOĞRU MU?
Milli takıma genelde en formda oyuncular çağrılır.
Vincenzo Montella ise milli takımda kulüp havasını yakalamak için kadroda devamlılığı önemsiyor ve güvendiği oyuncuları oynatıyor.
Ama güvendiği bazı oyuncular formda değil!
Örneğin Kaan Ayhan, İrfan Can Kahveci, Oğuz Aydın'ın bu sezon yeterince forma şansı bulamamalarına rağmen kadroya dahil edildiler!
Samet tercihi de tartışılır!
Montella muhtemelen şu 11 ile sahaya çıkacak:
Uğurcan, Zeki (Mert), Merih, Abdülkerim, Ferdi, İsmail, Hakan, Barış, Arda, Kenan, Kerem.

4-3-3, 4-5-1 ya da 4-6-0 dizilişlerinden birini oynayacağız gibi gözüküyor.
Skora göre bu dizilişler değişebilir.
Orta saha ve forvet hattımız rakibimize göre üst seviye.
Tek sorun santrafor olmaması.
İrfancan yerine Bundesliga'da 14 maçta 10 gole etki eden Can Uzun'un tercih edilmemesinin nedeni oyuncunun sakatlıktan yeni çıkması mı?
Can 6 Mart itibariyle iyileşmişti.
Maç eksiği olduğu için tercih edilmemiş olabilir ama Can'ın kulübede olması gole ihtiyacımız olduğu dakikalarda işe yarayabilirdi.
Tek maçlı elemeler her zaman risklidir. Hata kaldırmaz!
24 yıl sonra Dünya Kupası'na katılmak için elimizde büyük şans var.
Bu şansı değerlendiremezsek fatura Montella'ya çıkar!
***
BİZİM VAR AMA SİZİN OLAMAZ!
İsrail ve Amerika "Bizim nükleer füzemiz olabilir ama senin olamaz" deyip İran'a acımasızca saldırıyor!
Pakistan'ın, Kuzey Kore'nin, Hindistan'ın vs. birçok ülkenin nükleer füzesi varken İran'ın neden olamaz?
"Ama İran'ı Mollalar yönetiyor!" mu diyorsunuz? Kuzey Kore'nin yönetim şekli çok mu güzel?
Bu sorunun mantıklı bir yanıtı yok!
İsrail ve ABD canları istedikleri her yeri bombalayabildikleri, istedikleri başkanı kaçırıp ya da öldürebildikleri bir düzende adaletten, insan haklarından bahsedebilir miyiz?
Elbette İran'ın nükleer füzesinin olmaması Türkiye için bir avantaj.
Öte yandan nükleer füzeye sahip olmak haydut süper güçlere karşı dokunulmazlık kazanmak demek.
Kuzey Kore'ye ses çıkarabiliyorlar mı?
Peki, bir gün nükleer füze yapmaya karar verirsek bizim de başımıza aynı şeyler gelir mi?
***
210 ÇOCUK!
Savaşla ilgili hep füzeleri, drone'ları, artan petrol fiyatlarını, öldürülen siyasetçileri, Dubai'nin turizm gelirinin düşüşünü vs. konuşuyoruz.
Bomba yağdıran ABD ve İsrail olunca sivil kayıplar hiç gündeme gelmiyor!

İran Sağlık Bakanı Muhammed Rıza Zaferkendi, savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana ABD-İsrail'in sivilleri hedef aldığı saldırılarda 210 çocuğun yaşamını yitirdiğini duyurdu!
İsrail yine masum çocukları öldürmeyi başardı!
***
MİKROPLASTİKLERDEN KURTULMA YOLU
İçtiğimiz sudan yediğimiz hazır paket gıdalara kadar birçok üründen mikroplastikler vücudumuza giriyor.
5 milimetreden küçük oldukları için beyin, karaciğere kadar birçok organın içine girip birikiyorlar.
Özellikle bağırsaktaki hassas mikrobiyal dengeyi bozuyorlar.

Peki, vücuda giren mikroplastiklerden kurtuluş yok mu?
Güney Kore'de yapılan bir araştırmaya göre yoğurt, kefir, lahana turşusu, peynir, zeytin gibi fermante gıdalar hem mikroplastik gibi toksinleri etkisiz hale getiriyormuş hem de vücuttan atılmasına yardımcı oluyorlarmış.
Plastiğe boğulduğumuz bu çağda fermante gıdaları soframızdan eksik etmeyelim.
***
Altyazı
"Dünya bencildir, dokuz saniyelik bir orgazm için; bir çocuk 60 yıl ter döker." (La Carne)
