TÜİK verilerine göre 'hane halkı' sayısı, geçen yıl itibarıyla 26 milyon 977 bin 795 olarak belirlendi.
Tek kişilik hane halkı sayısı ise sürekli bir şekilde, daha hızlı yükseliyor.
2016'da 3 milyon 316 bin 894 olan tek kişilik hane halkı sayısı geçen yıl 5 milyon 523 bin 321'e yükseldi.
Böylece son 10 yılda (2016-2025 döneminde) yalnız yaşayanların sayısı, yüzde 66.5 artış gösterdi.

Önemli bulduğum için yalnız, tek başına yaşayanlar konusuna zaman zaman değiniyorum.
Ortalama ilk evlenme yaşı erkekler için 28.3, kadınlar için 25.7 olarak kaydedildi.
Veriler yalnız yaşayanların sayısının katlanarak artacağını gösteriyor.
Bu çok karışık bir konu aslında.
Yalnızlık yaşlanınca daha da büyük sorunlara yol açıyor.
Araştırmalar 'çok yalnızım' diyen kişilerde kronik hastalık riskinin yüzde 26 daha fazla olduğunu gösteriyor. Sosyal hizmetler, sağlık, hatta inşaat sektörü bile tek yaşayanların büyük artışına göre planlanmalı artık.
Devletimiz yaşlılara yardım ve sağlık konularında önemli hizmetler veriyor ama daha fazlasına ihtiyaç var.
Özellikle yalnız yaşayan yaşlıların toplumdan soyutlanma sorununu çözecek projeler geliştirilmeli.
Daha çok huzurevi yapılmalı, 1+1 daire sayısı artırılmalı vs. yalnız ve yaşlı yaşayanların yüzdelik oranına göre geleceğe dair planlamalar yapmalıyız.
***

SAÇLARINI KESEMEYEN TARAFTAR
Manchester United taraftarı 29 yaşındaki Frank Ilett, Ekim 2024'te takımı üst üste 5 maç kazanana kadar saçını kestirmeyeceğine yemin etmişti.
Ancak United, efsane teknik direktör Alex Ferguson'ın ayrıldığından beri eski parlak günlerinden epeyce uzakta.
United'da Amorim'in ayrılmasının ardından teknik direktör olan Michael Carrick'la takım, Manchester City, Arsenal, Fulham ve Tottenham Hotspur'a karşı üst üste dört galibiyet elde edince bir futbolsever olarak hemen aklıma Ilett geldi.
Geçtiğimiz salı günü United, West Ham United ile deplasmanda karşılaştı.
Önceki zor maçlarda alınan galibiyetlere bakınca bu sefer kırmızı şeytanların, beşinci galibiyete ulaşma şansı yüksek gibi gözüküyordu.
Ilett, 500 gün sonra nihayet milyonlarca takipçisinin önünde canlı yayında saçlarını kesecek diye düşüyordum ama yine olmadı!
Maç 1-1 berabere bitti!
Premier Lig, bizim büyük takımların kollandığı, en küçük puan kaybında hakemlerin teknik direktörler tarafından 'Bir daha burada maç yönetemezsin' diye tehdit edildiği Süper Lig'e hiç ama hiç benzemiyor!
Premier Lig'de çok formda değilse bir takımın beş maç üst üste kazanma olasılığı düşük.
Müthiş bir rekabet ve sahada adil bir oyun var!
Eskiden Süper Lig'de de Premier Lig kadar olmasa da en azından dört büyükler arasında bir denge vardı.
Özellikle son beş yıldır şampiyonluk mücadelesi iki takım arasında geçiyor! Ve en çok kollanan şampiyon oluyor!
Futbol biraz da şansa dayalı bir oyun olduğu için mutlaka puan kayıpları yaşanıyor ama bizim ligde futbolun doğasına aykırı bir süreç var!
Aslına bakarsanız Ilett de bu durumdan memnun.
Sıradan bir insanken ortaya attığı zekice iddia ile Instagram'da takipçi sayısını 1,5 milyona çıkardı.
M. United ile dalga geçmek isteyenler mutlaka Ilett'in uzayan saçlarını paylaşıyor, ona "Daha çok beklersin" diye mesajlar atıyorlar.
Ilett de eğer takımı beş maç üst üste kazanırsa, ertesi gün unutulacağını biliyor! Bence Ilett'in saçları Rapunzel'in saçları kadar uzayabilir!
***

SANATÇIYA AYDA 1300 EURO DESTEK
İrlanda hükümeti, ülkede yaşayan sanatçılara, çalışmalarında destek olmak amacıyla haftada 325 Euro ödeme yapmayı planlıyor.
Mayıs ayında açılacak başvuruların ardından yaklaşık 2 bin sanatçı seçilecek ve üç yıl boyunca haftalık ödeme alacaklar.
Ayda bin 300 Euro güzel para.
Sanatçılara Almanya (%80 kamu fonuyla hibeler), Fransa (devlet sübvansiyonları), Finlandiya (sanatçı bursları), İsveç (kültür fonları), Kanada (hibrit modeller) gibi başka ülkeler de destek oluyor.
Resim, heykel, bale, opera, klasik müzik vs. gibi popüler olmayan, genel anlamda para kazanılmayan sanat dallarının yaşatılması için devlet desteğine büyük ihtiyaç var!
Sanatı hobi olarak yapmak başka, hem sanata hem de topluma faydası olacak şekilde yapmak başka!
Sanatı destekleyen halkına da destek olur!
Sanatın faydalarını anlatmama gerek yok herhalde!
Basit bir örnek:
Ressam olma sevdasıyla Avusturya'da aç dolaşan, konservatuvar bursu kazanamayan Hitler'e devlet sanatçı desteği verseydi 2. Dünya Savaşı'nda asker ve sivil 60 milyondan fazla kişi hayatını kaybetmezdi.
Bu rakam, 1940'lı yıllarda 2,3 milyar olan dünya nüfusunun yüzde 3'ünü oluşturuyordu!
***

KENDİNE YATIRIM YAPMAK...
50 milyon TL değerindeki Rolls-Royce aracı ile görüntülenen şarkıcı Buray, magazincilerle yaptığı kısa sohbette şunları söylemiş:
"Konser yapıyoruz, paramızı biriktirip dünyayı geziyoruz.
Hedefim 196 ülkenin hepsini gezmek. 82 ülke gördüm, Yeni Zelanda beni çok etkiledi. Bekarken çalışıp geziyorum. En güzel yatırımım bu."
"Hayat Buray'a güzel" dediğinizi duyar gibiyim. Buray'ın konuşması bekarlık güzellemesi gibi olmuş ama o da evliydi! Avustralya'da yaşarken 24 yaşındayken bir Türk kızıyla evlendi ama 31 yaşında boşandı.
Dünyayı dolaşıyorum, kazancım iyi, hayatın tadını çıkarıyorum vari konuşunca negatif tepkilerle karşılaşma olasılığınız yüksek. Bir de çok zengin olup sürekli ağlayan, şikayetçi olan sanatçılar var.
Buray'ın samimi olup, kendini saklamaması güzel.
***

Altyazı
"Bir erkek her şeyini değiştirebilir. Yüzünü, evini, ailesini, kız arkadaşını, dinini, Tanrısını... Yine de değiştiremeyeceği bir şey var, Benjamin. Tutkularını değiştiremez." (El Secreto de Sus Ojos)