Ünlü oyuncu Elvin Levinler, rol aldığı 'Alemin Kıralı' dizisiyle geniş bir hayran kitlesine ulaştı. İyi bir kariyer yapmışken bir anda ekranlardan uzaklaşmayı seçti. Yıllardır dünyayı gezme hayali kuran Levinler, bunu gerçeğe dönüştürdü. Oyuncunun herkesin gelecek planlarını süsleyen bu hayatı nasıl yaşadığını gelin ondan dinleyelim…
"Çocukluğumdan beri en çok sevdiğim şey seyahat etmek. Madden ve manen ne zaman fırsatını bulsam seyahat etmenin peşine düştüm. Uluslararası İlişkiler okumamın sebebi de buydu. İlk tek başıma seyahatimi Hindistan'a yaptım. Üniversitede değişim öğrencisi olarak Avusturalya'ya gidip 1 sene orada okudum. Daha sonra da ne zaman bir reklamda oynayıp para kazansam ucuz uçak bileti bulup seyahat ederdim" diyerek söze başladı.

KOLAY BİR SÜREÇ DEĞİL
Mimar Bülent Kocamanoğlu ile evlendikten sonra hayatında yeni bir sayfa açan Levinler, o sıralar hobisini mesleğe dönüştürmek için bir yol arıyordu. Levinler, "Evlenmeden önce dizim devam ediyordu ve ben ne yapacağıma tam karar vermemiştim. Seyahat programı sunmak istiyordum o zamanlar… Çünkü yaptığım işten çok mutlu değildim. Bir gün Bülent elinde bir kamera ile yanıma geldi ve 'Hadi çekiyoruz' dedi. Kolay bir süreç değil, tek başıma olsam bin kere bırakmıştım" dedi.
Çekim yapmaya başladıkları ilk süreçte eşinin de kendisinin de işlerine devam ettiğini söyleyen ünlü oyuncu, "İçerik üretmeye başladığımızda ben bir dizide oynuyordum. Eşim de mimar, Türkiye'de ve yurtdışında projeleri vardı. Şimdi ailelerimiz ve yakın arkadaşlarımız bile 'Eeee siz nasıl para kazanıyorsunuz?' diye soruyor. Aslında biz yurtdışı seyahatlerimizi işimiz için yapıyoruz" dedi.

Bu süreçte yaşadıkları zorluklardan da bahseden Levinler, "Bu kolay bir süreç değil. Bir yandan da yaptığım seyahatleri kendime hatıra olsun diye videoya çekmeye başlamıştım. Tabii ha deyince olacak bir şey değil, bunun için uzun süre emek harcadım. Sosyal medyayı kazanç kapısı olarak görürseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Sabretmeniz gerekiyor. Bıkmadan sevdiğiniz şeyi yaparsanız bu size iş olarak geri dönüyor. Biz de baktık videolarımız izleniyor, ondan sonra birtakım markalarla anlaşmalar yaptım. Reklamlarda yer aldım. Ancak bu hemen olabilecek bir şey değil yıllar sürebiliyor" diye anlattı.

HASSAS DAVRANIYORUZ
Oyuncu, "İçerik üretirken en hassas olduğumuz şey herkesin izleyebileceği şeyler çekmek. Çocuklara ve gençlere iyi örnek olmaya çalışıyoruz. Sorumluluklarımızın bilincinde olarak bu işi yapıyoruz. Gençlerin bizleri izleyebileceğini unutmadan hareket ediyoruz. Onların da bilgi edinebileceği içeriklerimiz oluyor. Bugüne kadar denemediğim hiçbir ürünü tavsiye etmedim. Her zaman doğal olmanın önemini anlatıyorum. 'Estetik yaptıracağınıza kendinize iyi bakın' diyorum. Çocukları özendirecek değil, onlara ileride gidebilecekleri yerlerle ilgili bilgiler vermeye çalışıyorum" diyerek sosyal medyanın olumsuz etkilerine karşın kendince önlemler aldığını da vurguladı.
Sosyal medyanın olumsuz etkilerinden her zaman bahsediyor ve gençleri uyarıyoruz. Sırf para kazanmak, dikkat çekmek uğruna gençlerimizi, çocuklarımızı etkileyecek içerikler üretilmesine hepimiz karşıyız. Ama Elvin Levinler gibi bunu iş olarak edinip bilgi vermek, ülkelerin farklı yönlerini anlatmak için çekilen videolardan birçok kişi bilgi ediniyor. Bu sorumluluk bilinci tüm içerik üreticilerinin kulağına küpe olsun.

EŞİMLE BİRLİKTE ÇALIŞMAK HEM ZOR HEM EĞLENCELİ
Elvin Levinler, uzun yıllardır eşi Bülent Bey ile birlikte çalışıyor. Bu durumun eğlenceli olduğu kadar zor olduğunu da söyleyen ünlü oyuncu, şöyle konuştu:
"Eşimle sürekli birlikteyiz, birlikte iş yapıyoruz tabii ki geriliyoruz. Birlikte çalışmak hiç kolay değil. Ancak çok güzel yanları da var. Birlikte seyahat edip geziyorsun ve işini yapıyorsun. Bütün bunların yanında eşinle birliktesin, bu bana verilmiş en güzel hediye. Ama zor. Ben 'Sabah 8'de işe gidiyorum, akşam 6'da geleceğim ve artık iş konuşmayacağım' deme lüksün yok. Her zaman hemfikir olamıyorsun fikir ayrılıkları yaşıyorsun. Bazen diyorlar ki 'Eee siz ne iş yapıyorsunuz ki? Bülent ne yapıyor ki?' Aslında bu işin Bülent'in koştuğu, hiç görülmediği ve benim hiç ilgilenmediğim ve çok sıkıcı olan bir kısmı var. Birlikte içerik üretmemiz yetmiyormuş gibi bir de birlikte marka kurduk. Ama tüm zorluklarına rağmen yine aynı şekilde olmayı seçerdim."