Dünyada tiyatro denince akla gelen ilk isimlerden Shakespeare'in mirasını 400 yılı aşkın süredir yaşatan Shakespeare's Globe, geçtiğimiz nisan ayında ilk kez Türkiye'ye gelerek Kapadokya'da üç günlük bir atölye düzenlemişti. Shakespeare'in oyunlarını yaşatan ve dünyanın en saygın tiyatro ekollerinden biri kabul edilen topluluğun üç uluslararası eğitmeni, katılımcılarla modern oyunculuk, ses ve nefes çalışmaları, beden teknikleri ve sahne pratikleri üzerine yoğun bir program gerçekleştirmişti. Şimdi sıra İstanbul'da. NoTiyatro ve Vajra Theatre organizasyonuyla, uluslararası eğitmenlerin katılımıyla 27-29 Kasım tarihlerinde İstanbul'da oyunculuk, ses ve beden üzerine kapsamlı bir atölye düzenlenecek. Yetişkinler için ayrı, 12-17 yaş arasındaki genç katılımcılar için ayrı olmak üzere iki paralel program gerçekleştirilecek.

AYDINER DENEYİMLEDİ
Peki, bu atölyeyi önemli kılan ne? Kapadokya'daki çalışmaya çevirmen olarak katılan oyuncu Çağıl Aydıner'e bu deneyimi sordum. Aydıner, dört ders boyunca Shakespeare'in yazım dilini analiz etmenin yanı sıra metinlerdeki duyguların nasıl ortaya çıkarılabileceğini ve sahne kullanımının oyunculuk üzerindeki etkisini kapsamlı biçimde ele aldıklarını anlattı. "400 yıl önce tiyatro mimarisinin neden önemli olduğunu ve bugün bu mimarinin oyunculuk üzerindeki etkisini gördük. Shakespeare'in metinlerini analiz ederken, karakterlerin duygularına ve amaçlarına nasıl ulaşabileceğimizi çalıştık.

Bir oyuncu olarak metin analizinin değerini yeniden hatırlarken, tiyatro sahnesindeki alan kullanımının ve fiziksel eylemlerde yaptığımız basit seçimlerin aslında ne kadar etkileyici olabileceğini öğrendik" diyen Aydıner, eğitmenlerin şu hatırlatmasının da oyunculuk sürecinin temel taşlarından birini yeniden düşünmesini sağladığını söylüyor: "Bütün karakterlerin insan olduğunu unutmayın. Buradaki dertleri ve amaçları nedir?" Belki de Shakespeare'in yüzyıllardır sahnede kalmasının sırrı tam da burada yatıyor. Karakterlerin yüzyıllar önce yazılmış olması, onların insan olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bu nedenle Shakespeare's Globe'un İstanbul'daki atölyesini meraklıları kaçırmayacaktır. Öte yandan dünyanın en köklü ve prestijli oyunculuk okullarından biri olan LAMDA (London Academy of Music & Dramatic Art) da 22-25 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul'da olacak. İlgilenenlerin dikkatine.
ÖRÜMCEK ADAM MİLYARLAR KULÜBÜNE GİRDİ
Çocukluğumuzun kahramanı Örümcek Adam yıllar geçtikçe emekli olmak bir yana, gişede gençleşiyor. Mahalle arasında duvarlara tırmanan kırmızımavili kahraman, bugün Hollywood'un milyarlar kulübünde dolaşıyor. 31 Temmuz'da vizyona giren "Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün" küresel gişede 2 milyar dolar barajını aşarak önemli bir başarıya imza attı. Tom Holland'ın Peter Parker'ı canlandırdığı dördüncü solo film olan yapım, Kuzey Amerika'da 785 milyon, uluslararası pazarlarda ise 1 milyar 230 milyon dolar kazanarak toplam hasılatını 2 milyar 22 milyon dolara çıkardı. Üstelik bunu öyle ağır ağır değil, Hollywood ölçülerine göre epey hızlı yaptı.

3 MİLYAR HAYAL DEĞİL
"Film, "Avengers: Endgame"in ardından 2 milyar dolar sınırını en hızlı aşan film oldu. "Endgame" bu rakama 11 günde ulaşmıştı. Böylece Örümcek Adam, "Avatar", "Titanic", "Avengers: Endgame", "Avatar: The Way of Water", "Ne Zha 2", "Star Wars: The Force Awakens" ve "Avengers: Infinity War" gibi 2 milyar doların üzerinde hasılat yapan filmlerin arasına girdi. Aslında Örümcek Adam'ın geldiği nokta biraz şaşırtıcı. Çünkü 2021'de vizyona giren "Eve Dönüş Yok", 1,9 milyar dolarlık hasılatla serinin ulaşabileceği zirveyi görmüş gibiydi. Aradan çok geçmeden o zirvenin de aşılması, süper kahraman filmlerinin hâlâ seyirci üzerinde ne kadar güçlü bir karşılığı olduğunu gösteriyor. Filmin gişe yolculuğunu nerede tamamlayacağı şimdiden merak konusu. Güçlü seyirci ilgisinin devam etmesi halinde "Yepyeni Bir Gün"ün Kuzey Amerika'da 1 milyar dolar kazanan ilk film olabileceği değerlendirilirken, dünya çapında 3 milyar dolar sınırına ulaşabileceği ihtimali konuşuluyor. Lakin, bugüne kadar hiçbir yapım bu seviyeyi geçemedi. Küresel gişenin zirvesinde yaklaşık 2,9 milyar dolarla halen James Cameron imzalı "Avatar" bulunuyor. Bakalım Örümcek Adam'ın akıbeti ne olacak?
İSTANBUL MODERN'DE YENİ SERGİ
İstanbul'un gözbebeği ödüllü müze İstanbul Modern, onuncu koleksiyon sergisi için geri sayıma başladı. "Aynı Mavinin Altında" başlıklı sergi, Türkiye ve dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıların yapıtlarını tarihsel ve tematik eksenlerde bir araya getiriyor. Adını denizleri, ufukları, düşleri ve özgürlüğü çağrıştıran mavi renkten alan sergi;

1940'lardan günümüze Türkiye'de modern ve çağdaş sanatın dönüşümünü izlerken, 2000'li yıllardan itibaren uluslararası sanatçıların yapıtlarıyla kurulan diyaloglar aracılığıyla koleksiyona yeni okuma olanakları sunuyor. Çelenk Bafra ve Deniz Pehlivaner küratörlüğünde hazırlanan kapsamlı seçki 8 Eylül'de kapılarını açacak.
AŞKIN DAMLA DAMLA HİKAYESİ
Tiyatro, sinema ve sergi derken bir haberim de edebiyat dünyasından... Yazar Aynur Ayaz'ın yeni kitabı "Damla Sakızı – Sakız Ağacının Gözyaşları" raflardaki yerini aldı.

Geçmişin yaralarıyla şekillenen bir aşkın hikâyesini anlatan kitap, bazı aşkların büyümek yerine derinleştiğini ve en güçlü bağların bazen insanın yaralı yerlerinden kurulduğunu anlatan duygusal bir roman. Yazın bu son günlerinde hızlıca bitecek türden.