Yönetmen Onur Ünlü'nün "Sinemayı kurtarmamız lazım. Vizontele 3'ü çekeceğim" diyen Yılmaz Erdoğan'a verdiği yanıt sinema dünyasında geniş yankı buldu. Oyuncular, yönetmenler, sektörden pek çok isim Ünlü'nün sözlerini alıntılayarak, "Altına imzamı atarım" diye paylaşım yaptı.

Ünlü, "Sinemayı gerçekten kurtarmak istiyorsan genç sinemacılara umut verin. Eski filmleri yeniden çekmekle olmaz bu işler. Yeni çocuklara el verin, çünkü sinemayı siz kurtaramayacaksınız onlar kurtaracak. Çok üzgünüm. Biz geldik gidiyoruz. Verin parayı çekilin kenara, oturun izleyin. Birikimlerinizi deneyimlerinizi paylaşın. Ama ölmüş bitmiş filmlerle sinema kurtulmaz. Fantezilerimize daha fazla para harcamayalım. Bırakalım gençler hayallerini gerçekleştirsin" diyerek can çekişen sinema sektörünün sesi oldu adeta.

Burada Erdoğan hedef gibi duruyor ama aslında esas özne o değil, esas mesele sinema filmlerinin yapılmaması... Ünlü, tam bu noktada sektöre bir yol haritası çiziyor. Malum mısır krizi patlak verdiğinde olayın başkahramanlarından biriydi Yılmaz Erdoğan. Ardından pandemi patladı, filmleri dijital platform için çekmeye başladılar. Sinema salonları iflas bayrağını çekti.
Ben hep, sinemayı yine gişe garantisi olan belli başlı isimlerin kurtaracağını söyledim. Sanırım bu sitemimiz hedefine ulaştı. Ünlü'nün dediğine ek olarak sinemayı kurtaracaksak yeni isimlerle beraber bu gişe canavarı isimlerin filmlerine ihtiyaç var. Neyse ki bu sene hareketli geçeceğe benziyor. 'Çakallarla Dans 8', 'Aile Arasında 2' gibi devam filmleriyle beraber 'Vizontele 3' de olsun, yeter ki sinema salonunda olsun...

KUMSAL YİNE HAYRAN BIRAKTI
Henüz 11 yaşındaki genç piyanist Kumsal Pak, yurtdışında göğsümüzü kabarmaya devam ediyor. Daha önce de bu köşede okuduğunuz başarılarına bir yenisini daha ekledi Kumsal. Genç sanatçı, Mozart'ın memleketinde Salzburg'da onun adını taşıyan ünlü Mozarteum Üniversitesi bünyesinde geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Uluslararası Yaz Akademisi'nde gösterdiği üstün başarıyla Türkiye'nin gururu oldu. Aralarında dünyaca ünlü piyanistler Prof. Connie Shih, Prof. Andreas Weber, Prof. Robert D. Levin ve Prof. Ya-Fei Chuang'ın da bulunduğu prestijli eğitmen kadrosunun yer aldığı akademide Pak, devlet sanatçısı Gülsin Onay'ın masterclass programını başarıyla tamamladı. Performansıyla dikkat çeken Kumsal, akademinin en prestijli sahnesi olan Solitar'da organizasyonun en yetenekli ve başarılı öğrencilerinin seçildiği 'Prize Winners Matinee' konserinde yer alarak yeteneğini gösterdi. Konserde Joseph Haydn'ın 'Klaviersonate in D-Dur, Hob. XVI:37' adlı eserini yorumlayan Kumsal yine kendisine hayran bıraktı. Tebrikler bir kez daha.

YENİ SEZONA İDDİALI HAZIRLANIYOR
Usta sanatçı Kemal Başar'ın, kurucusu olduğu Tiyatro Keyfi yeni sezona 3 yeni oyunla giriyor. Geçtiğimiz sezondan devam eden 'Cyrano Rock', 'Kaktüs Çiçeği' ve 'Tut Elimden Rovni' adlı eserlerin yanı sıra yeni sezonun dikkat çeken yapımlarından 'Son Matador', Ekin Deniz Kuzu tarafından kaleme alındı. Oyunun reji ve dramaturjisini de üstlenen Başar, sahnede virtüöz flamenko gitaristi ve besteci Burak Altuni ile birlikte seyirci karşısına çıkacak. Hazırlığı süren bir diğer yapım, çağdaş tiyatronun önemli isimlerinden Matei Visniec'in 'Penceredeki Atlar' adlı oyunu olacak. Yönetmen koltuğunda Savaş Alp Başar'ın oturduğu eserin orijinal müzikleri de Başar'ın imzasını taşıyor. Oyunda Lola Polat, Ömer Köse ve Savaş Alp Başar rol alıyor. Topluluğun oyuncu yetiştirme çalışmaları kapsamında hayata geçirilen Tiyatro Keyfi Lab projesinin ilk oyunu ise Andreas Flourakis'in 'Yapraklar' adlı eseri olacak. Tiyatro Keyfi Atölyeleri'nde yetişen oyuncuların da yer alacağı yapımın yönetmenliğini Kemal Başar üstleniyor. Murat Gülmez'in dekorunu, Zeynep Yaylıcıoğlu'nun kostümlerini hazırladığı oyunda Bahtiye Özgür sahneye çıkacak. Anlaşılan bu sezon, atlarla boğalarla uğraşacak olan Başar için hayli yoğun geçecek.

İŞ SANAT'TA YENİ DÖNEM
Kültür sanat hayatımızın önemli kurumlarından İş Sanat'ta nöbet değişimi gerçekleşti. İş Sanat'ın Kurucu Genel Müdürü Zuhal Üreten, Türkiye İş Bankası'ndaki 35 yıllık görev süresinin tamamlanmasının ardından bayrağı ekibinden Defne Turaç'a devretti. Görev yaptığı süre boyunca vizyonu ve projeleri ile sadece bankanın değil, ülkemizin kültür sanat hayatına damga vurdu Üreten. Başarılı insani ilişkileriyle kültür sanat dünyasının en sevilen sayılan isimlerinden biri oldu. Kendisini hep gülen yüzüyle hoş sohbetiyle hatırlayacağım. Bugüne kadarki emekleri için teşekkür ediyorum. Üreten'e sonraki yaşamında huzur dolu günler dilerken 2018 yılından bu yana İş Sanat'ın Sahne Sanatları Sanat Yönetmenliğini üstlenen sevgili Defne Turaç'a da hoş geldin diyorum. Her ne kadar çıta çok yükselmiş olsa da Turaç'ın, Zuhal hanımdan aldığı bayrağı daha da yukarı taşıyacağına eminim. Başarılar diliyorum Defne.