Bir şarkıcı düşünün... Adı var, yüzü var, doğum tarihi var. Hayranları onu takip ediyor, sahneye çıktığında izliyor, yeni şarkısını bekliyor. Ama konser bittiğinde kulise gitmiyor. Çünkü ortada gerçek bir insan yok! Çin'in yapay zekâyla oluşturulan sanal yıldızı Yuri'den söz ediyorum.
ABC'nin 7 Ekim tarihli haberine göre Yuri'nin resmî kimlik kaydında adı, doğum tarihi, adresi ve yüz özellikleri bulunuyor. Onun hayranlarıyla ilişkisini yöneten, sistemini geliştiren ve ayakta tutan ise insanlardan oluşan bir ekip. Üstelik konu, internette dolaşan birkaç etkileyici görüntüden ibaret değil. Pekin Ekonomik ve Teknolojik Kalkınma Bölgesi'nde 31 Ocak'ta sanal idol kimlik sertifikası verilen Yuri, 11 Haziran'da ticari gösterilere yönelik pilot uygulama kapsamında "dijital sanatçı kartı" da aldı. Bu, bir insanın vatandaşlık kimliğiyle aynı şey değil; sanal karakteri tanımlayan ve ticari faaliyetlerini kayıt altına alan bir uygulama. Fakat gelişmenin çarpıcılığını azaltmıyor: Biz "Yapay zekâ sanatçı sayılır mı?" diye tartışırken, birileri onun sahneye çıkması için evrakını hazırlıyor.

Müzik dünyasında yıldızların imajına müdahale edilmesine alışığız. Kıyafetinden paylaşacağı fotoğrafa kadar pek çok ayrıntı bir ekibin elinden geçiyor. Yine de bütün o hazırlığın ortasında itiraz edebilen, fikrini değiştiren, âşık olan, yorulan bir insan bulunuyor. Sanal yıldızda ise karşımızdaki yüz, yönetilen bir karakter. Yapımcı açısından cazibesini tahmin etmek zor değil: Repertuvar kavgası çıkarmayan, "Bu kıyafeti giymem" demeyen, kariyerinin ortasında her şeyi bırakıp başka bir hayata yönelmeyen bir ünlü.
İşin magazin tarafı da burada başlıyor.

Yarın böyle bir şarkıcıyla röportaj yaptığımızı düşünün. "Hayatınızda biri var mı?" diye soracağız. "Bu şarkıyı eski sevgilinize mi yazdınız?" diyeceğiz? Cevabı kim verecek? Bir sanal yıldız aşk acısı söylediğinde dinleyici elbette etkilenebilir. Şarkıyla ağlayabilir, kendi ayrılığını hatırlayabilir. Dinleyicinin duygusu gerçektir. Ama karşısındaki karakterin o acıyı hiç yaşamamış olması, hayranlık ilişkisine tuhaf bir ayrıntı ekliyor. Biz çoğu zaman yalnızca şarkıyı sevmiyoruz; söyleyen insanı da merak ediyoruz. Nereden geldiğini, neler yaşadığını, hangi cümleyi neden kurduğunu öğrenmek istiyoruz.
Yuri gibi karakterler çoğalırsa, bu merakın karşılığında bize kim cevap verecek? Yarın bir konser afişinde bir yüz göreceğiz, altında bir isim okuyacağız. Şarkısını açıp belki çok seveceğiz. Sonra hayatını merak edeceğiz. Karşımıza bir biyografi mi çıkacak, yoksa şirket künyesi mi?

RAP MÜZİĞİN ŞAMPİYONLAR LİGİ ALMANYA'DA BULUŞUYOR!
Türkçe rap müziğin en güçlü isimleri, Killa Hakan'ın öncülüğünde Almanya'da aynı sahneyi paylaşacak. Dev kadro, 12 Aralık'ta Oberhausen'deki Rudolf Weber Arena'da müzikseverlerle buluşacak.

Konserde; Ceza, Gazapizm, Eko Fresh, Ayben ve Anıl Piyancı'nın yanı sıra Motive, Eypio, Reymen, Reckol, Batuflex, Summer Cem, Canbay & Wolker, Kamufle, Şehinşah, No.1, Yener Çevik, Tekir, Mavi, Ahiyan, Eray067 & Mansur sevenleriyle buluşacak.

Bu konseri özel kılan yalnızca sahneye çıkacak sanatçıların sayısı değil. Türkçe rapin Almanya'da temellerinin atıldığı yıllardan bugünün dijital platformlarda milyonlara ulaşan yeni nesil yıldızlarına kadar uzanan geniş bir müzik kültürü, tek gecede buluşacak.

Sokak kültürünü, göçmen yaşamını ve kendi hikâyesini müziğine taşıyan Killa Hakan, bu kez yıllar içinde aynı yolu paylaştığı dostlarıyla sahneye çıkacak.

Konserin bir başka dikkat çekici yanı ise Killa Hakan'ın hayatını konu alan "Duvarların Ötesinde" filmine ilişkin çekimlerin de gece boyunca yapılacak olması.