Önceki gün yeni tiyatro oyunuyla seyirciyle buluşan ünlü oyuncu Pelin Karahan, Şamdan Plus'un yeni sayısına çok özel açıklamalarda bulunmuş. Eşi Bedri Güntay, oğulları Ali Demir ve Eyüp Can ile çok mutlu bir hayatının olduğunu söyleyen Karahan, "Hayalini bile kuramayacağım bir hayatı yaşıyorum. Kariyer kaygım yok, maddi kaygım yok" demiş. Hiç çekinmeden yaşını da söyleyen Karahan, "41 yaşına girdim ve bu yaş çok güzelmiş, çok kıymetliymiş.

Hayatımda pek çok farkındalık yaşadığım bir yaştayım; ne istediğimi çok iyi biliyorum, ne ile mutlu olacağımı öğrendim. Hayattan beklentilerim daha azaldı, daha çok anda kalmaya ve anı yaşamaya başladım. Bence bir kadın için 40 yaş çok kıymetli" diyerek samimi açıklamalarını sürdürmüş. Yeni başlayan tiyatro oyunu için de şunları söylemiş: "Tuna Kırlı'nın yazdığı ve onunla birlikte rol aldığımız 'Kaç Para Bir Fön' adlı iki kişilik oyuna başladık. Bir karı-koca komedisi, tek perdelik komik bir oyun. Herkesi beklerim."
BEKARLIĞI SONA ERMİŞ
Sekteye uğrayan evliliklerini 'sıra dışı evlilik sözleşmesi' ile kurtarmaya çalışsalar da başaramayan sosyetik çift Elif İnci Ünsalan ile Baran Aras, geçen yıl boşanmıştı. Öğrendim ki, bekarlığa ilk veda eden Elif İnci Ünsalan olmuş.

Elif Hanım'ın yeni beyaz atlı prensi de tanıdık bir isim: Yaklaşık üç yıl önce kızının annesi Efsun Yazıcı'dan boşanan iş insanı Hayim Ennekavi. Nerede, ne zaman tanıştıklarını öğrenemedim ama ikisinin de mutluluktan ayaklarının yere basmadığı konuşuluyor. Hatta Elif Hanım, aileye de girmiş. Geçen hafta Hayim Bey'in akrabaları ile kaynaşmak için Yunanistan'a tatile gitmişler.
LÜKSÜ ZİRVEYE TAŞIMIŞLAR
İstanbul'un elitleri sömestir tatili için Avrupa'daki lüks kayak otellerini tercih etse de bizim kayak merkezlerimizde de onlarla yarışacak oteller var. Geçen hafta sonu, Kartalkaya'daki bir kayak otelini deneyimleme imkanım oldu.

Burak Kaya'nın yönetim kurulu başkanı olduğu otel, odaları, hizmetleri ve servisiyle adeta lüksü zirveye taşımış. Hele otelin kayak pistinin başındaki lounge'u, kayakçılar için harika bir mola yeri olmuş.
İstanbul'un en gözde restoranlarının lezzetlerinin sunulduğu lounge, gece de tatilcileri ağırlıyor. Şu anda otelde, cemiyet hayatından birçok ailenin olduğunu öğrendim. Courchevel veya St. Moritz'e gidenler, bence sahip olduklarımızın kıymetini bilmiyor.
DUAYENLER AYAKTA ALKIŞLANDI
İş dünyasının önde gelen isimlerini ve girişimcilerini bir araya getirerek bilgi ve deneyimlerini paylaşmak amacıyla Sibel Kaya tarafından kurulan Patronlar Okulu, 15. yılını bir davetle kutladı.

Abdullah Kiğılı, Nihat Özdemir, Hüsnü Özyeğin, Ahmet Nur Çebi, Raif Dinçkök, Şerif Kaynar, Ahmet Dördüncü ve Dilek Hanif'in de arasında olduğu, iş dünyasından pek çok ünlü ismin katıldığı kutlama;

dostluk, deneyim ve vefa gecesi tadındaydı. Sahneye çıkıp yıllardır süren dostluklarını ve deneyimlerini anlatan duayen

işadamları Hüsnü Özyeğin, Abdullah Kiğılı'ya onur ödülleri takdim edildi ve ikisi de ayakta alkışlandı.
KIZDIRAN İLTİFAT!
Hafta içinde Riyad'da gerçekleşen ve Türk oyuncuların adeta çıkartma yaptığı Joy Awards gecesiyle ilgili çok şey yazılıp çizildi. Ama bence gecenin en ilginç anı, Meryem Uzerli ile Hazal Kaya'nın kısa bir karşılaşma anında girdikleri trajikomik diyalog oldu! Hazal Kaya, Meryem Uzerli'ye "Yaşlan artık be kadın" deyip kendince iltifat etmeye çalışırken, Meryem Uzerli nasıl kaçacağını bilemedi. Haklı da; böyle iltifat mı olur!

Kızdı mı, iltifat mı etti; iyi mi, yoksa kötü bir şey mi dedi belli değil! Böyle bir söylem için Meryem Uzerli henüz çok genç; 60 + biri olsa karsısındaki neyse de! Hem insanlara kızarak iltifat edilir mi? Neresinden baksanız büyük gaf! İltifat etmenin de bir güzelliği, zarafeti vardır... Kaş yapayım derken göz çıkartmak diye buna denir!
BU KADAR IŞILTI ÇOK FAZLA!
Yıllardır fit hali ve ışıldayan cildiyle dikkat çeken sunucu ve pilates eğitmeni Ebru Şallı, katıldığı bir partide radarıma takıldı. Ebru Şallı'nın parti için seçtiği bu payetli mini elbise artık demode bir etki yaratıyor.

Baştan sona yoğun ışıltılı elbise, güncel trendlerin çok uzağında, sade ve sofistike parti estetiğinin gerisinde kalmış. Drapeli yaka detayı da elbiseyi olduğundan daha eski bir havaya sokuyor. Diz üstü süet çizmeler güçlü olsa da elbiseyle birlikte "eski yılbaşı daveti" hissi veriyor. Daha modern bir dokuda, daha yalın bir siluet çok daha şık durabilirdi.
TREND RADARI

Fırfırlar geri döndü ama bu kez daha rafine. Abartılı romantizm yerine, etek uçlarında, kol manşetlerinde ya da yaka çevresinde kullanılıyor.

V kesimle daralan bel ve güçlü omuz detayları bu sezonun en iddialı ceket siluetlerinden. Kum saati formu yaratan bu kesim, hem feminen hem de maskülen dengeyi kusursuz kuruyor.

Yün kumaş çantalar bu sezon aksesuar dünyasında sürpriz bir yükselişte. Deriye alternatif olarak sıcak ve dokulu bir görünüm sunuyorlar.