Bu köşenin önemli misyonlarından biri de gizli iklim savaşlarını deşifre etmek. Bu konuda en fazla bilgi ve yorumun yer aldığı köşenin Yakından Kumanda olduğu herkesin malumu. Öyleyse göreve devam:
İran, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki gizli yağmur oluşturma ve bulut çekme merkezini vurduğunda, sadece bir "üssü" hedef almıyordu. Amaç; Irak, Türkiye ve Doğu İran'ı bilinçli şekilde kurutan hava kontrol sisteminin "kalbini" vurmaktı. Sonuç ise aşağıdaki sıcaklık haritasında görüldüğü gibi ani ve hızlı bir iklim değişimi oldu:

Yıllar süren kuraklığın ardından Türkiye, İran ve Irak'a yağmurlar geri döndü.
Sıcaklıklar düştü (yaklaşık 5 dereceye varan fark).
Tarımı kısmen kurtaran sel olayları yeniden görüldü.
Rüzgâr düzeni değişti, bulutlar bölgeye geri dönmeye başladı.
Bu "doğal bir değişim" değil. Bu, gizlice yürütülen bir "iklim komplosunun" açığa çıkmasıdır. BAE'deki gizli yağmur ve bulut çekme merkezi, küresel bir hava kontrol ağının parçasıydı.
Gizli hedefleri:
Bulutları Irak ve Doğu İran'dan çekip Körfez'e yönlendirmek (BAE, Katar, Bahreyn vb).
Irak, Suriye ve İran'daki nehir ve yeraltı sularını bilinçli şekilde kurutmak.
Tarımı ve hayvancılığı yok ederek kıtlık ve demografik kriz oluşturmak.
İran ve Irak'ı zayıflatıp Körfez ülkeleri ve ABD'ye bağımlı hale getirmek.
İddia edilen yöntemler:
Bu bir "doğa olayı" değil, planlı bir "yıkım mühendisliği"dir.
Köpeğin duası
Pazar günü Atv'deki Kur'an ve Sünnet programında Profesör Nihat Hatipoğlu'nun oğlu Osman Hatipoğlu, hayvan sevgisi üzerine hepimize yol gösterecek bir anekdot nakletti:
Şah-ı Nakşibend Hazretleri büyük bir tasavvuf bilgesi olmadan önce baytar, yani bugünkü ismiyle veterinerdi. Sokakta yaralı bulduğu bütün hayvanları tedavi ederdi. Bir gün sokakta bir köpek buldu. O kadar hastaydı ki belki bir gün daha dışarıda kalsa ölecekti.
Şah-ı Nakşibend onu aldı, yaralarını sardı, eliyle besledi. Gerisini ise yakınlarına şöyle anlattı:

"Onu iyileştirdiğim gün yere sırtüstü uzandı, patilerini havaya kaldırdı ve ulumaya başladı. O uludukça ben amin dedim, o uludukça ben amin dedim. Biliyordum ki, o uludukça bana dua ediyordu ve ben de onun duasına amin diyordum. Benim tasavvuftaki yolumu o köpeğin uluması açtı. Benim köpeğe hizmetim beni bu konuma getirdi. O köpeğin duasıyla ben bugün böyle bir insan oldum."
Halk arasında "Köpeğin duası kabul olsa, gökten kemik yağardı" diye bir söz vardır. Bence yanlış. Çünkü yüce Allah, cinsine, şekline bakmadan her canlıya yardım eder. Eminim, ihtiyacı olan her mahlukata rızkını bir şekilde indirmiş ama biz görememişizdir.
Bu nedenledir ki, sokaktaki Allah'ın sessiz kullarına zulmetmemek lazım. Onlara yardım etmek belki de bizi en doğru yola, kestirmeden kavuşturur.
Zap'tiye
Hayatında hiç sevgilisi olmayıp, el ele tutuşmayanlar için belediyeden "Askıda sevgili eli" projesi.

Gaf'let kürsüsü
CHP Lideri Özgür Özel, "Karabük'te devlet hastanesi yok" dedi. Ancak Karabük'te 2014 yılından bu yana 550 yataklı dev bir devlet hastanesi hizmet veriyordu.
Ne demiş?
"Benim kapım sadece içeriden açılıyor. Çarpıp çıkarken iki kere düşün!.." (Duvar yazısı)