Askeri stratejist değilim ama uluslararası ilişkiler üzerinde bu köşede yaptığım yorum ve tahminlerin isabet oranı hayli yüksektir. Çünkü argüman olarak genellikle "tekerrür eden tarihi" kullanırım.
İddiam şu ki; İran sabırlı olur, paniğe kapılmaz ve direncini sürdürürse bu amansız savaşın galibi olur. Nereden mi biliyorum? İkinci Dünya Savaşı'ndan...

Hitler ile Trump'ın mantaliteleri çok benzer özellikler içeriyor. İkisi de "büyük" sevdalısı. İkisi de "görkem" aşığı. Trump hep dev uçak gemilerine güvendi. Hitler de dev Leopar tanklarına çok güvenmişti. Sonunda ne oldu? Rusya'ya karşı sürdürdüğü Barbarossa işgal seferinde ağır, pahalı, yapımı uzun süren, karmaşık, bozulunca zor tamir edilen bu tankların her birine karşılık, Ruslar imalatı kolay, ucuz ve dayanıklı 10 adet T34 tankını sahaya sürdüler. Sonunda nicelik, niteliğe üstün geldi ve Almanlar bozguna uğradı.
Şimdi aynı durum İran savaşında yaşanıyor. ABD ve İsrail, 50 bin dolarlık İran dronlarını 1 milyon dolarlık füzelerle düşürmeye çalışıyor. Üstelik Siyonist ittifakın elinde 4 bin, İran'ın elinde 40 bin füze var. Yani bu, ittifak adına sürdürülebilir bir durum değil. Bu nedenledir ki, İran için asıl savaş, ABD ve İsrail'in silah stokları ve ekonomileri tükendiğinde başlayacak. İşte o anda Trump ve Netanyahu "büyük" hatalarının farkına varacak ama çok geç olacak.
MACRON YİNE REZİL OLDU
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'i aradığına arayacağına pişman oldu. İşte "diplomatik hezimet" olarak tarihe geçen o görüşme:
Macron: "Savaşı durdurun, istediğiniz her şeye sahip olun. Şu anda Trump'ı değil dünyayı cezalandırıyorsunuz ve dünya eşi görülmemiş kıtlık ve ekonomik çöküntüyle karşı karşıya gelebilir."
Hamaney yarıda kesti: "İran halkı 45 yıl aç kaldığında siz neredeydiniz?"
Macron: "Bu Amerikan politikasıydı ve daha önce de söylediğimiz gibi reddettik. Şimdi Avrupa Birliği ülkeleri ile bir toplantı teklif ediyorum siz ne isterseniz alabilirsiniz."
Hamaney: "Trump ve Netanyahu'yu cezalandırmaktan başka bir şey istemiyoruz."
Macron: "Fransız gemilerinin geçebilmesi için muafiyet talep ediyorum."
Hamaney: "Amerikan ve İsrail büyükelçilerini kovun, sonra geçebilirsiniz. İki tarafı da desteklemeye çalışanlarla pazarlık yapmayız. Söyleyeceklerim bu kadar." (Çat!)

FEDON'DAN DUYGUSAL PAYLAŞIM
Rum asıllı şarkıcı Fedon, Çanakkale Savaşı'nda şehit olan dedesini 18 Mart'ta şu duygusal paylaşımla andı: "Bu gördüğünüz ADAM, eşi hamileyken Çanakkale'ye askere gitti ve bir daha geri dönemedi. Vatanı için şehit oldu, ne o oğlunu ne babam babasını ne de ben dedemi hiç göremedim. Vatan sağ olsun. Ne Mutlu Türk'üm diyene. Dedem Kleanti Kalyoncu."
Aslına, faslına bakmadan, bir olmak, iri olmak, diri olmak ve nihayetinde "millet olmak" işte bu demek!..
PAZAR EĞLENCESİ
Çarşı-pazar fiyatlarından yakınırken bu hikaye hepimize iyi gelecek diye düşündüm:
Mahallemizde yaşlı bir teyzenin bakkal dükkanı var. Tam karşısına dev bir market açıldı ve camına "Tereyağı 80 lira" yazdılar. Bizim teyze hemen camına "Bizde tereyağı 70 lira" yazıverdi. Ertesi gün market damping yaptı: "Tereyağı 60 lira." Teyzemiz durur mu? "Tereyağ 50 lira." Marketçiler inat etti: "Tereyağ 40 lira." Koşup teyzeyi uyardım: "Yapma teyze, onlarla baş edemezsin. Toplu alım yaptıkları için kâr oranları çok yüksek. Bu rekabette yok olursun." Teyze güldü:
"Ben hiç tereyağı satmam ki. Millet ucuza yesin diye yazıp duruyorum!.."

Şeref kürsüsü
111 yıl önce bugün kahraman ecdadımız, at arabası tekerleğinden döner uçaksavar yaparak düşman uçaklarını savuşturdu.

Zap'tiye
Bunun adı resmen nitelikli dolandırıcılıktır. :)
Ne demiş?
Enes Ömer Şenkan adlı genç, Prof. Nihat Hatipoğlu'na sordu: "Pilotluk okuyorum, uçakla Kabe'nin üzerinde 7 tur atsam, tavaf etmiş olur muyum?"