Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YÜKSEL AYTUĞ

Trafikte hayatta kalma rehberi

Beşiktaş'ta 70 yaşındaki bir adam, sudan sebeple çıkan bir trafik kavgasının kurbanı oldu.
Böyle bir istatistik var mı bilmiyorum ama trafik kavgalarına en fazla kurban veren ilk üç ülke arasında olduğumuzu tahmin ediyorum.
Peki beladan uzak durmak için ne yapılmalı?
Yarım yüzyıla yakındır İstanbul trafiğinde direksiyon sallayan bir sürücüyüm. Çok şükür ki, bugüne kadar trafikte kimseyle kavgaya tutuşmadım, yaralanmadım, yaralamadım, karakolluk olmadım. Zaten şiddet, hayat felsefeme tamamen aykırı bir davranış biçimi. Bütün bunları göz önüne alırsak, küçük tavsiyeler vermek için kendimi tecrübeli ve yetkin görüyorum:
1- Tespih bulunan sol elini omuzuna kadar camdan çıkaran sürücüden uzak durun.
2 - Yanınızdan geçerken ısrarla size bakan sürücüyü görmezden gelin. Muhtemelen size "Ne bakıyorsun?" deyip hır çıkarmak için mazeret arıyordur.
3 - İnatlaşmadan yol verin. Unutmayın ki; kaybedeceğiniz iki saniye, belki de sizin ve ailenizin koca bir ömrünü kurtaracaktır.
4 - Önünüze kırmaya kalkan, tacize yeltenen, makas atarak tehlike yaratanı sakın ha aracınızla kovalamaya kalkmayın. Plakasını alıp, polise bildirmeniz yeterli olacaktır.
5 - Haksızlığa, tacize, hakarete tahammül etmek zordur, farkındayım. Böyle bir durumda sağa çekin. Bir yandan derin nefes alıp diğer yandan içinizden 100'e kadar sayın. Ölmediğiniz, öldürmediğiniz, mezara ya da hapse girmediğiniz için bir şükür duası edip, hayata kaldığınız yerden devam edebildiğiniz için kendinizi kutlayın hatta ödüllendirin.
6- Aracınızın görebileceğiniz bir yerine en sevdiğiniz kişinin, (Evladınız, eşiniz, sevgiliniz) fotoğrafını koyun. Onu sizsiz bırakacak ataklara girişmenizi önler. Eğer onlar arabadaysa, belaya bulaşmamak için zaten geçerli bir nedeniniz var demektir.
7- Aracınızda asla silah bulundurmayın. Onun vereceği cesaretten sakının. Kendinizi savunmak için elinizin altında bulunacak göz yaşartıcı sprey yeterli olacaktır. Onu da "son çare" olarak kullanın.
8- Tartışma ortamı doğmak üzereyken yapacağınız ilk iş kapıları kilitlemek, camları kapatmak olmalı.
9- Cep telefonunuzla yapacağınız ısrarlı kayıt, karşıdaki ruh hali bozuk saldırganı daha da agresif hale getirip, tahrik edebilir. Bunun yerine araç kameranız daima kayıtta olsun, yeter.
10- Geçerli bir nedeni olmamasına rağmen arka tamponunuza yapışıp sürekli korna çalarak selektör yapan kişiye mümkünse hemen yol verin.
İnatlaşmayın, el kol hareketi yapmayın. Zira o tıynette birini trafikteki 3-5 saniye içinde "eğitme" şansınız asla yoktur.
11 - Gülümseyerek yol vermek, nazik jestler yapmak için her fırsatı değerlendirin. Göreceksiniz ki sizin yol verdiğiniz sürücü, ilk kavşakta bir başkasına yol verecektir. Nezaketi, hoşgörüyü, güler yüzü ısrarla bulaştırın!


Buna yürek dayanır mı?
Pazar sabahı sevgili İbrahim Sadri, Atv'de "Sıradaki haberi göz yaşarmadan ya da boğaza bir şey düğümlenmeden izlemek mümkün olur mu bilmiyorum" deyince dikkat kesildim. Aslında buna sadece "haber" demek de yetersiz kalırdı. Kader, ekrana çıkmış "Ben buradayım, unutmayın" manifestosunda bulunuyordu adeta... Konya'da yaşayan Ramazan Taşkın, önce 14 yaşındaki oğlu Mustafa'yı, bir yıl sonra da diğer oğlu 10 yaşındaki Yusuf'u aynı nedenle, akran zorbalığı yüzünden toprağa verdi. Evlatlarına yakın olabilmek için de mezarlıkta işe başladı.
Ramazan Taşkın artık mezarlığa gelir gelmez önce rutin işlerini yerine getiriyor. Mezarların bakımını, temizliğini yapıyor, sonra da iki evladının mezarları başında onlarla sohbet ediyor, dertleşiyor. "Acılarıma ancak böyle dayanabiliyorum" diyen talihsiz babanın sözleri yürek yakan cinstendi: "Mustafa'yı toprağa verdikten sonra hemen yanına kendi mezarımı da hazırlattım. Küçük oğlum Yusuf'a vasiyet edip, bana bir şey olursa ağabeyinin yanına gömmesini istedim. Kendi mezarıma küçük oğlumu gömeceğimi nereden bilebilirdim ki?.."
Bu satırları yazarken dilimde dua, gözümde yaş var... Allah hiçbir babayı evlat acısıyla sınamasın. Hele böyle çifte olanını evlerden ırak eylesin.


Gaf'let kürsüsü
Mersin'de bir sigorta şirketinin ön cephesinde bulunan "balkona tırmanan hırsızı" simgeleyen mankenin pantolonu çalındı!

Zap'tiye
Adamlar soydukları belediyenin parasını bile garaj hırsızlarına kaptırmışlar. Beceriksizlikte Nirvana'ya ermek budur!..

Ne demiş?
Kırıkkale Belediyesi çalışanları 14 Şubat'ta eşlerini arayıp jest yapmak istediler. Kadın, telefondaki kocasına "Seni seviyorum" deyince şu cevabı aldı: "Allah Allah? IBAN at!.."

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.