Ayrılıklar zordur... Kimi zaman çok sancılıdır... Kimi zaman da yeni ufuklara atılan ilk adımdır.
Yol ayrımı... Ana/ baba ocağından kopmak... Yeni ev açmak... Hatta rakip olmak... Siyasette de vardır.
Ülkemizde 186 siyasi parti vardı.

Şimdi... Cumhuriyet Halk Partisi doğum yaptı... Nur topu gibi bir parti daha doğdu:
Yeni Parti. Parti sayısı 187'ye yükseldi... Rekor.
Kalabalık siyaset mahallesine yeni bir komşu daha taşındı... Adettendir, "Hoş geldiniz" denir.
Yeni Parti kurucu Genel Başkanı Özgür Özel ile konuştum. "Hayırlı olsun...Yolunuz açık olsun."
***
Bekle ve gör
Biraz sabredelim... Görelim... Dinleyelim... Önyargıların esiri olmaya gerek yok.
Anadolu'dan bir fıkra... Tam zamanı.
Takım elbiseli, kravatlı bir şehirli köy yolunda yürüyormuş.
Tarlada çalışmakta olan yaşlı bir köylüye seslenmiş:
- Amca... Falanca köye gidiyorum... Ne kadar zamanımı alır?
Köylü dönmüş, bakmış...
Yanıt vermemiş... İşine devam etmiş.
- Amca, amca...
Duymadın mı? Falanca köy...
Uzak mı?
Köylüde yine yanıt yok.
Şehirli, "Galiba amca sağır" diye düşünmüş...
Yoluna devam etmiş.
Az sonra... Köylü arkasından seslenmiş:
- Bey, bey! 2 saat yolun var.
- Amca, bunu neden daha önce söylemedin? Sana iki defa sordum.
- Bey, daha yürüyüşünü görmemiştim ki.
Köylü amcanın sözleri, siyaset için de geçerli.
Yeni Parti'nin... Özgür Özel'in... Hele bir yürüyüşünü görelim.
***
Öfkeyle kalkan....
Fanatikler... Trol komandoları...
Amigolar... Taraftarlar... Öfkeliler...
Sevinçliler.
Sevgide ve nefrette sınır tanımayanlar.
İki tarafta da var... CHP'de de, Yeni Parti'de de.
Hakaretler... Tamamen duygusal (!) anketler... Yüz yüze bakmayı imkânsız kılacak sözler söyleyenler... İki kesimde de var... CHP'yi savunanlarda da... Yeni Parti'ye umut bağlayanlarda da.
Gün... Kavga etme, kavgayı sürdürme, kan davası haline getirme günü değil.
Hele bir durun... Savaş yapmıyorsunuz... Gaza gelmeyin... Sakin olun.
Hazreti Mevlana'nın sözü... Kulaklara küpe olsun:
"Öfke rüzgâr gibidir... Bir süre sonra diner... Ama birçok dal kırılmıştır bile."
***
'Ağabey' öğüdü
Necdet Uğur (1927-2004)... Siyasette bir çınardı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü... İstanbul Valiliği... Üç dönem milletvekilliği... Millî Eğitim Bakanlığı... İçişleri Bakanlığı... Muhteşem bir siyasi kariyer.
1980 öncesi... Bülent Ecevit'in yol arkadaşıydı.
Adı... Hiçbir olumsuzluğa karışmadı.
Saygılı bir siyaset ve devlet adamıydı.

Zamanında çekilmesini bildi... Aktif siyasete nokta koydu... İki kitap yazdı... Biri, İsmet İnönü... Diğeri, Alla Turca'nın Sonu.
Dostumdu... Ziyaretime geldi, adıma imzaladığı kitabı verdi... 25 Mart 1996.

Kitap... Alla Turca'nın Sonu... Sayfa 13... Bir satırın altını çizmiştim... Paylaşalım:
"Kendisine yeni bir yol arayan toplumumuzun sağlıklı bir özeleştiriye gereksinimi vardır."
CHP'de... Yeni Parti'de... Merkez sol siyasetin akil adamı... Ağabeyi merhum Necdet Uğur'u kaç kişi biliyor acaba?
Çalışkan, fikir üreten, ağzından kötü söz çıkmayan bir insandı... Öğüt denilecek sözleri çok... Yazacağım.
***
En büyük zafer
Eflatun... Milat öncesinde yaşamış ünlü filozof... Atina Akademisi'nin kurucusu... Diyor ki:
"En büyük zafer insanın kendine hâkim olmasıdır."
CHP'de... Ve CHP'den ayrılanlarda... Son birkaç ay içinde kendisine hâkim olamayan o kadar çok kişi oldu ki.
Kimileri... Üst kattakiler.
Kimileri de... Alt kattakiler... İl başkanları.
Onları da anlatacağız... Afyonkarahisar... Denizli... Çok örnek var.
***
Ulus... Atatürk heykeli
Özgür Özel... Yeni Parti'nin kuruluşunu açıklamadan önce... Hacı Bayram-ı Veli Camii'ne gitti... Cuma namazına... Allah kabul etsin.
Sonra... Birinci Meclis.
23 Nisan 1920... Gazi Mustafa Kemal Paşa da böyle yapmıştı.
Özgür Özel'i izlerken düşündüm... "Acaba" dedim kendi kendime;
• Ulus'ta... Meydanda... Hacı Bayram-ı Veli Camii ile Birinci Meclis binası arasında... Biraz daha yakınına girelim, Birinci Meclis binasının 50-60 metre yakınında... Bir Atatürk heykeli var.

• Atatürk... Asker kıyafetiyle... Sakarya isimli atının üzerinde... İleriye bakan Başkomutan.
• Heykelin önünde arkasında 3 figür var... Önde, ileriyi gözetleyen iki asker... Arkada, sırtında top mermisi taşıyan kadın.
• Bu heykel için yarışma düzenlendi... Avusturyalı sanatçı Heinrich Krippel yaptı... 1927.
• Eskiden... Anıtkabir inşa edilene kadar... Türkiye Cumhuriyeti devlet törenleri işte bu Atatürk heykeli önünde yapılırdı.
• Cumhurbaşkanı... Başbakan... Devlet protokolü... Saygı duruşu... Çelenk... İstiklal Marşı... Bu anıtın önünde düzenlenirdi.
• Evet... Aklımdan bunlar geçti... Acaba... Çevresindekilerden... Danışmanlarından biri... Özgür Özel'in kulağına eğilip, bunları söyleyecek mi?
• Acaba... Özgür Bey, yıllarca devlet törenlerinin yapıldığı Atatürk Anıtı'na çelenk koyacak mı?
Ama... Nerede o çevre?
Nerede o danışman?
***
Gladyatör savaşları
Eski Roma... Dönemin en büyük eğlencesi...
Gladyatörler dövüşü.
Vahşi bir hayvan, insanı öldürüyor.
Ya da insan, vahşi bir hayvanı.
Arenayı dolduran kalabalık izliyor...
Alkışlıyor.
Ama asıl büyük dövüş... Heyecanla beklenen dövüş... Final başka.
İnsan insanla boğuşacak.
Gerçek bir savaş.
Mızrakla, kılıçla savaşanlar.
Ölenler... Yerde can çekilenler...
Kanca takılıp, ölülere ayrılan yere sürüklenenler.
Romalılar eğleniyorlar... Alkış tavan yapıyor.
Ünlü filozof Seneca, imparator locasındaki yerinden kalkıyor... Evine dönüyor.
Ve sekreterine şunları yazdırıyor:
"Öğleye doğru sirke gitmiştim... Kanlı sahnelerden sonra, gözü dinlendirecek oyunlar, komik şeyler bekliyordum.
Ama ne gezer!
Önceki bütün boğuşmalar çocuk oyuncağı imiş.
Bu seferki şaka değildi.
İnsan, bütün acımasızlığı ile, insanı öldürüyordu.
Hepsi hedefi bulan darbelerden, vücudu hiçbir şey savunmuyordu.
Halkın asıl istediği bu sahneydi."
Mahkemenin butlan kararından sonra... 21 Mayıs'tan bu yana... CHP'de yaşananlar... Benzetmek gibi olmasın ama... Modern gladyatörler dövüşü.