Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAVUZ DONAT

Bir akil adamla konuştum

Yılmaz Büyükerşen... Prof. Dr... 89 yaşında... Eskişehir'de, arka arkaya beş dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı. 1999- 2024.
Yerel siyasetin marka isimlerinden.
Kariyerinde... Rektörlük de var, RTÜK Başkanlığı da.
CHP'nin 36. Olağan Kurultayı'nın oybirliği ile seçilen Divan Başkanı.

Hocaların hocası.
Dostumdur... Allah, sağlıklı ömür versin.
Sordum:
- Hocam akşamları televizyon izliyor musunuz?
- Sorma.
- Soru ağzımdan çıktı bir kere... Yanıtınızı yazacağım.
- İzlemez olur muyum? İzliyorum elbette... Her gece.
- İzlerken ne düşünüyorsunuz?
- Halüsinasyon mu görüyorum diye düşünüyorum... Yoksa rüya mı? 103 yıllık parti... Olacak şey mi? Bunlar yapılacak iş mi?

***

DÜNDEN BUGÜNE

Eski CHP... Yeni CHP... İsmet İnönü'yü de gördünüz, Bülent Ecevit ile birlikte de siyaset yaptınız... Dünden bugüne ne değişti?
Neler değişmedi ki?
Nasıl söylesem bilemiyorum... Siyasette eskiden şaka vardı... İnce espri vardı... Hiciv vardı.
Yaşananları görüyorsun... Hepsini unutturdular... Asık suratlar... Kavgalar... Hakaretler...

***

YAŞ GÜNÜ

Siyasette 25 yıl nasıl geçti?
Büyükerşen Hoca, "Allah'a çok şükür... Alnımın akıyla" dedi:
- Beş dönem... Ve her dönem oyumu artırarak seçildim... Dile kolay, çeyrek asır.
Ve... Zaman tünelinden bir anısını anlattı:
- Yaş günü nedir bilmem... Unuturum... Senelerce, 8 Kasım sabahı telefonum çalardı... Açardım... Karşımda Süleyman Demirel... Yaş günümü kutlardı.
- Eee... Ne de olsa... İkiniz de akrep burcusunuz.
Hoca güldü:
- Doğru... Ama sen de bizdensin... Akrep burcundan.

***

HOCA... VE ÖĞRENCİLERİ

Kimlere hocalık yaptınız? Ders verdiklerinizin içinde bugün siyaset yapanlardan kimse var mı?
- Eskişehir'de yaşıyordum... Ama... Haftada bir gün de Ankara'ya ders vermeye geliyordum... Öğrencilerim içinde siyasetçi o kadar çok ki... Hangi birini sayayım? Evet bugün siyasetin içinde olanlar da var.

***

HAYDAR HAYDAR

Soruyu hep ben soracak değilim ya... Bir ara Büyükerşen sordu:
- Haydar Haydar türküsünü biliyor musun?
- Elbette... Nesimi'nin eseri... Yüzlerce yıllık türkü... Sahnede okumayan sanatçı yok.
- Öyleyse bugün yine dinle.
- Neden?
- Türküde diyor ki... Gâh çıkarım gökyüzüne, seyrederim âlemi... Gâh inerim yeryüzüne, seyreder âlem beni.
- Evet... Ne var bu sözlerde?
- Bu sözler CHP'nin bugünkü hâlini anlatıyor.
Bastım kahkahayı:
- Hocam... Vallahi bir âlemsiniz.
- Sen yine de dinle... Benim sözlerimi dikkate alarak dinle.

***

CEZA

Yıllardır tanırım... Öfke kontrolünde çok başarılı.
Ağzından kötü söz çıktığını hiç duymadım.
- Hocam... Çok kızdığınız zaman, söylediğiniz en ağır söz nedir?
- Pek söylemem ama... Kafamın tası iyice attığında... Derim ki... 'Allah, cezanı versin.' Ben ceza kesemem... Ceza kesmeyi Allah'a bırakırım.

***

İNŞALLAH

Geçenlerde Eskişehir'deydim... Cemil Çiçek ile birlikte gitmiştik. Aynı gün döndük... Büyükerşen Hoca'yı arayacak zaman olmadı.
Dün... Telefon sohbetine nokta koyarken Hoca dedi ki:
- Gel... Gecikme... Yüz yüze konuşalım... Dertleşelim... Özledim.
- Ben de özledim Hocam... Gelirim... İnşallah.

***

BÜYÜKERŞEN... KILIÇDAROĞLU... VE ÖZEL

Yılmaz Hoca... Siyasette bir aksakal.
Tecrübe küpü... Sol mahalledekilerin ağabeyi.

- Hocam... Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel sizi arıyorlar mı? Soruyorlar mı? "Yapmayın, siz kardeşsiniz" falan diyor musunuz?
- Hayır... Aramıyorlar... Aramazlar da.
- Neden aramasınlar ki? İkisi de size "Hocam" der... "Abi" der... Size saygı duyarlar.

- Evet öyle... Ama... Sanırım beni aramaktan korkuyorlar.
- Hocam... Siz korkulacak insan değilsiniz ki.
- Teşekkür ederim... Öyle sanıyorum ki... Yılmaz Hoca bize fırça atar diye çekiniyorlar... Korkuyorlar.

***

DİSİPLİN ŞART... AMA...

Kimseye akıl verecek hâlimiz yok... Herkesin aklı kendine... Ama yine de bir çift söz söylemek gerekirse...
CHP, pencereden insan atma işine bir son vermeli.
Disiplin... İhraç... Gerektiğinde olur elbette.

Hırsızdır, kapının önüne koyarsın.
Rüşvetçidir... Gırtlağına kadar pisliğe bulaşmıştır... Kovarsın.
Fakat... Eleştirdi diye disiplin mekanizmasını çalıştırmak... Yanlış.

CHP'nin 9. Kurultayı'nda... Hıfzı Oğuz Bekata kürsüye çıkmıştı... 26 Kasım 1951:
- Türk milleti açık ve dürüst olmayı sever... Merkezden verilen emirlerle demokrasi tecelli edilemez.
Genel Başkan İsmet İnönü kızmadı... Bekata'yı disipline vermedi... İhraç etmedi.
10 yıl sonra... 1961'de... İsmet İnönü Başbakan oldu... Hıfzı Oğuz Bekata'yı önce Devlet Bakanı yaptı... Sonra da İçişleri Bakanı.

***

ÖRNEK ÇOK

Dilerseniz... Bir örnek daha... CHP'nin 16. Kurultayı'ndan.

Nihat Erim, yönetimi eleştirdi:
"Engizisyon usullerini kullanmayın."
Disiplin... Uyarı... İhraç... Asla.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA