Türkiye'nin en iyi haber sitesi
Sesli dinlemek için tıklayınız.

Kutlu olsun... Sağlıklı, huzurlu, mutlu bir bayram olsun... Siyasetteki yüksek tansiyonun düşmesine vesile olsun.

Şair Abdurrahim Karakoç'un dediği gibi;
"Kurbana da erdik Allah'a şükür
Kurban Bayramı'nız mübarek olsun.
Kesilsin kurbanlar, sevinsin fakir
Kurban Bayramı'nız mübarek olsun."

***

KAVİMLERİN GÖÇÜ-2026

Mehmet Emin Güzbey... Afyonkarahisarlı dostumuz... Gazeteci... Yerel Odak Gazetesi'nin sahibi... "Bayram çok erken başladı" dedi:
23 Mayıs Cuma günü öğleden sonra bayram başlamış sayılır... Trafik öylesine arttı ki.
Cuma... Cumartesi... Pazar... Afyonkarahisar... İğne atsan yere düşmez durumdaydı.
Akdeniz'e gidenler... Ege'ye gidenler... İzmir'den Konya'ya, Adana'ya gidenler... Afyonkarahisar bir kavşak.
Uzunçarşı dolu... Oteller dolu... Dinlenme tesisleri dolu... Yiyecek içecek sektörü bayram yapıyor.
Göreceksiniz... Bu bayram, Afyonkarahisar bütün zamanların rekorunu kıracak.
Rekor... "Bayram göçü" rekoru... "Kavimlerin göçü" rekoru.

***

FİLMİN ADI... BAYRAM

Yönetmen Nazif Tunç... Senaryo Mehmet Uyar... Oyuncular Birsen Menekşeli, Özge Günaydın, Hakan Akçin, İbrahim Kalkan, Anıl Altundağ, Sevcan İyibilen, Şahin Özgenç.
2006 yapımı film.
Yaşlı bir çiftin... Nermin Hanım ile Nahit Bey'in hüzün dolu bir bayram hikâyesi.
İzleyenler... Sinemadan gözleri yaşlı çıkmışlardı.
Bugün bayram... Neşe içinde geçirelim.
Ama... "Bayram filmi" de aklımızın bir kenarında bulunsun.
Nermin Teyze... Ve kocası Nahit Amca, bayram öncesi hazırlık yaparlar.
"Bayramda oğlumuz, gelinimiz, torunumuz" gelecek diye.
Torun da çok heyecanlıdır... Emre... Bayramda babaannesini ve dedesini görecektir.
Ama... "Oğul ile gelin" başka bir plan yapmışlardır.
Bayram tatilini yazlıkta geçirme planı.
Anne, baba, oğul yola çıkarlar... İstikamet yazlık.
Küçük Emre ise... Babaanneye, dedeye gidildiğini sanmaktadır.
Yazlığa ulaşınca... Emre, kandırıldığını anlar... Üzülür... Kızar... Evden kaçmayı bile düşünür.
Diğer tarafta ise... Nermin Hanım ile Nahit Bey... Günlerce kapının çalınmasını beklerler.
Oğullarını... Gelinlerini... Torunları küçük Emre'yi.
2006 yapımı film... Gerçeğin ta kendisi.

***

BAHTIMIZ AÇIK OLSUN

Allah rahmet eylesin, 2002'de toprağa verdiğimiz, siyasetin Anadolu fırtınası, Osman Bölükbaşı şiiri çok severdi.

Ondan defalarca dinlediğim dörtlük:
"Çok arife gördü bayram görmedi,
Leyla'ya kavuşup bir dem sürmedi,
Bahtına milletin akıl ermedi,
Bu kara bahta yanar ağlarım."

Dileğimiz... "Barış olsun... Kardeşlik olsun... Huzur olsun... Milletçe bahtımız açık olsun."

***

TÜRK SİYASETİNİN BİR GERÇEĞİ

Osman Bölükbaşı'nın dörtlüğünü yazarken aklımıza geldi... Onunla ilgili bir anı.
Tam da yeri ve zamanı... Türk siyasetinin bir gerçeği.
"Bayram neşesi" niyetine paylaşalım.

Osman Bölükbaşı... 1948'den 1972'ye... Dört partinin genel başkanlığını yaptı.
Aslında... Dördü de aynı parti... Sadece isimleri değişti.
Millet Partisi... Cumhuriyetçi Millet Partisi... Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi... Sonra tekrar Millet Partisi.
Bölgesinde (Kırşehir) ağırlığı/karşılığı olan bir siyasetçiydi... Cezaevindeyken bile milletvekili seçilmişti.
Bölükbaşı'nın kaderi... Milletvekili yaptığı isimler... Teker teker... Başka partilere gidiyorlardı... İktidar partilerine.
Bir defasında... Bölükbaşı, milletvekili adayı yaptığı kişileri notere götürdü... Ve hepsinden noter senedi aldı: Milletvekili olunca partimden ayrılmayacağım... Başka bir partiye gitmeyeceğim.
Ama... Böyle bir noter senedi hukuken geçerli değil ki... Bağlayıcı değil ki.
Sonuç... Bölükbaşı'nın milletvekili yaptıklarının çoğu istifa etti.
İçlerinde... Gittiği iktidar partisinde... Bakan olanlar bile var.

***

KÖY MEZARLIĞI... VE KARACAAHMET

Bütün canlılar ölümü tadacaktır... Âl-i İmran Suresi... Ayet 185.
Bütün canlıların ölümü tatması misali... Bütün siyasi liderler de... Eninde sonunda bir gün ihaneti tadacaklardır.
Burası Türkiye... Burada âdet böyle.
Süleyman Demirel bir gün "ihanetlerden" yakınıyordu.
Adalet Partisi'ni bırakıp gidenlerden... Başka partiye geçenlerden... Kimi şu sebepten, kimi bu sebepten... Kimi "bakanlık koltuğuna" oturmak istediğinden.
Güniz Sokak-31... Demirel'in evi... Alt kat... Çalışma salonu.
Osman Bölükbaşı da vardı.
Süleyman Demirel ihanetlerden yakındı uzun uzun... Ve sonra... Bölükbaşı, oturduğu koltuktan kalktı... Sağ elini yumruk yaptı... Ve kendi göğsüne vurmaya başladı:
- Süleyman Bey, Süleyman Bey!.. Sizin bağrınız köy mezarlığı... Ya benim bağrım?.. Karacaahmet Mezarlığı... Karacaahmet!.. O kadar çok insanı bağrıma gömdüm ki.
Aradan seneler geçti... Bu sahne, sanki dün gibi, gözlerimin önünde.
Hangi siyasi lider bir ihanetle karşılaşsa... "Bu sahne" aklıma gelir.

***

BİLİYOR MUYDUNUZ?

Tarih 8 Haziran 1921... Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal, Ankara Belediyesi'ne bir kutlama yazısı yazar:

"Vatanın bağımsızlığı için ayağa kalkan Anadolu'nun tuttuğu mukaddes kurtuluş yolunda eriştiği üçüncü bayram münasebetiyle, en samimi tebriklerimi takdim eder ve milli çalışmada başarı temenni ederek bu tebrikimin halka ulaştırılmasını rica ederim."

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA