Cumhurbaşkanlığı Külliyesi... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, gazeteci ve yazarlara iftar yemeği... 17 Mart Salı.
Bir gün önce de... 16 Mart Pazartesi... Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile iftardaydım... Vasfi Usta Antep Sofrası'nda.
İki iftarda da... Van gözlemlerimi soranlar oldu.
Yanıt olarak Vanlı turizmci... TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe'nin bir sözünü aktardım: "Savaş uzarsa mahvoluruz." Savaşın uzaması Van ekonomisini sarsacak... Bu kesin.
Bütün yurtta ekonomi ateşinin... Faizin... Fiyat etiketlerinin yükseleceği de kesin.
***
'Hakikat ötesi çağ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar yemeği sonrasında yaptığı konuşmada, yalan haber... Söylenti... Algı operasyonu konularına girdi... Ve dedi ki:
"Doğru, ayakkabılarını giyene kadar; yalan, dünyayı üç kez dolaşır... Ne yazık ki bugün, hakikat ötesi çağ adı verilen bir dönemin içindeyiz."

Yalan... Tarihin her döneminde var.
Kuran-ı Kerim... Ahzab Suresi: "Ey iman edenler! Sözlerinizde yalan uydurmayın."
Âl-i İmran Suresi: "Allah, yalancıları sevmez."
Çağımızda ise... Yalan, dört nala gidiyor... "Yetişebilmek ne mümkün?"
***
Canlı yalan makineleri
Hazreti Ali diyor ki: "Sana güvenen bir insana yalan söyleme... Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme."
Çinli düşünür Konfüçyüs diyor ki: "Yalan söyleyenler, doğru söyleyene inanmazlar." Ve bir söz de Victor Hugo'dan: "Az yalan söylenmez; yalan söyleyen her yalanı söyler."
Günümüz/çağımız ise... Erdoğan'ın dediği gibi hakikat ötesi çağ.
Bazı insanlar bilgi kıtlıklarını yalan söyleyerek ya da seslerini yükselterek örtmeye çalışıyorlar.
Etraf... Canlı yalan makineleriyle dolu.
***
Yemek müziği
Külliye'de, Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu da vardı... Saz heyeti.
İftarda bir müzik ziyafeti... 16 beste... Hepsi de birbirinden güzel.
İlk eser... Yusuf Paşa'nın bestesi... Segâh peşrev. Sonra Yunus Emre... "Aşkın aldı benden beni." Ardından... "Ey Allah'ım beni senden ayırma." Besteler... Hayranlıkla dinlendi:

Bilmem niyetim Allah aşkın efendim.
Gül yüzünü rüyamızda görelim.
Gaflet uykusunda yatar uyanmaz.
Kâbe'nin yolları bölük bölüktür. Son beste... Mahur salat-ı selam. Saz ekibini ve koroyu akışlarla uğurladık.
***
Ve... Mahkeme salonu
Doğu Perinçek'in iftarı... Perinçek'le sohbet... Babası Sadık Perinçek'i tanırdım... Adalet Partisi milletvekiliydi... Süleyman Demirel'in yakın çevresindeydi.
Zaman tünelinde kısa bir gezinti... Eski davalardan söz ettim.
Talat Aydemir... Deniz Gezmiş... Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş'in yargılandığı davaları izlemiştim.
Doğu Perinçek... Hukukçu... Öğretim üyeliği de var... 15 yıl hapis yattı... O kadar çok davadan yargılandı ki.
Mahkeme salonlarıyla ilgili gözlemlerimi anlattım. Savcıyla... Mahkeme başkanıyla... Didişen olmamıştı.
Bir olayı ise hiç unutmadım.
Darbe girişiminden yargılanan... İdama mahkûm edilen... Ve Ankara'da asılan emekli Albay Talat Aydemir, mahkemede şunları söylemişti:

- Sayın hâkimler... Bu olayın tek sorumlusu benim... Arkadaşlarımı bu yola ben sürükledim.
Sonra... Doğu Perinçek konuştu... Söyledikleri kelimesi kelimesine:
Mahkemelerde ağırbaşlı olmak gerekir.
Özellikle siyaset adamlarına bu davranış yakışır.
Haklı olanlar her zaman ciddi ve ağırbaşlı tavır alırlar.
Kendilerini kararlı olarak savunurlar.
Savunmanın en önemli koşulu da budur.
***
Gündem farkı
Geçen hafta da bazı iftar davetlerine katılmıştım... İftar sohbetleriyle ilgili bir gözlem:
Savaş... İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası... Silivri duruşmaları... Ekrem İmamoğlu davasını geri plana itmiş.
Evet... Belli kesimler... Bu davayı sıcak gündemde tutmaya çalışıyor... Normaldir.
Fakat... Sokaktaki insanın gündemi çok farklı... Ekonomi... Geçim derdi... Ramazan... Bayram... Savaş.
***
Yalan rüzgârı
Askeri darbe... 27 Mayıs 1960... Rüzgâr ne kelime, yalan fırtınası esmişti... Çoğu da devlet yalanıydı.
Eskişehir Sıkıyönetim Komutanı bildiri yayınladı: "Demokrat Parti başkanları, 12 uçak dolusu altın, mücevherat ve parayı yurtdışına çıkarmakta iken yakalandılar."
Ve bir başka yalan daha: "Ankara'da... İş Bankası'ndaki kasada... Celal Bayar'a ait 103 milyon lira var."
Manşetler... Radyo haberleri... Türkiye günlerce bunları konuştu.
Sonra... Banka kasası açıldı... İçinde; bir Cumhuriyet altını vardı... Bir de Reşide-Celal Bayar çiftinin, genç yaşta ölen oğulları Refii'nin bir tutam saçı.
***
Mini anket
Doğu Perinçek'in iftarı... Ankara'daki gazeteciler vardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iftarı... İstanbul'dan gelenler ağırlıktaydı.
Şakadan bir mini anket yaptım... İstanbul'dan gelen gazeteci ve yazar arkadaşlardan bazılarına sordum... Ankara'da kalış sürelerini.
Bir kısmı araçla gelmişti... İftar sonrası hemen İstanbul'a dönmek için... Uçak, daha geç saatteydi.
Ahmet Hakan'dan aldığım yanıt... Anketimin özeti.
Ankara'da geçirdiği zaman dilimi... Sadece 3 saat.
En uzun kalan... Galiba bizim Ekonomi Müdürümüz Dilek Güngör olsa gerek... Erdoğan'ın iftarı için gelmişken, Ankara'da yaşayan annesini de ziyaret etti... Bir gece de konakladı.
Yeri gelmişken anlatalım... Biliyor olmalısınız.
Yahya Kemal'e sormuşlar:
- Üstad... Ankara'nın nesini seviyorsunuz?
- İstanbul'a dönüşünü.
***
Tebrik ve teşekkür
Burhanettin Duran... Profesör...
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı. Milletin evindeki iftarı o düzenledi. Burhanettin Hoca... Geçmişi kendisine kefil... Liyakat sahibi... Oturduğu koltuğu dolduran ve üstlendiği sorumluluğu taşıyan bir kişilik.
Tebrikler Burhanettin Duran.
Ve... İftar sofrasının ev sahipleri... Erdoğan ile Perinçek...
Teşekkürler.