Charles Ellis Schumer... 1999'dan bu yana New York Senatörü... Demokrat Partili... Dedi ki:

"Başkan Trump bir yalancı... Savaşla ilgili yalan söylüyor... Trump savaşta yalan yayıyor."
Amerika'nın kıdemli siyasetçisi bunu diyorsa... Söylenecek söz yok.
***
ABD yalanları
Kitabın yazarı Hannah Arendt... Yirminci yüzyılın önemli düşünürü.

Kitap... Amerikan yalanlarıyla dolu. Devlet yalanları... Pentagon yalanları.

Yalanlar... Belgeleriyle... İsim isim... Tarih tarih kitapta.
Hannah Arendt... Amerikan yalanları için "Modern yalan" diyor.
***
Yılın yalancısı
Washington Post... ABD'nin en etkili gazetelerinden... Kendi başkanlarının yalanlarını yazıyor:
"Trump, her gün ortalama 23 yalan söylüyor."

Gazete... Gün gün saymış... Ve 601 günün bilançosunu çıkarmış:
"Başkan Donald Trump, 601 gün boyunca yanıltıcı veya yanlış bilgi verdi."
Haberin ayrıntılarına gerek var mı?
***
Terör devleti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Aralık 2017'de... Sivas'ta... AK Parti Kongresi'nde "İsrail, bir terör devletidir" demişti.
14 Mayıs 2018... Erdoğan bir kez daha tekrarladı: "İsrail, bir terör devletidir."

19 Mart 2025... Yine Erdoğan: "İsrail, terör uyguluyor... Terör devleti."
Hangi birini yazalım? Tarih tarih... O kadar çok ki.
Söylemekten... Hani ne derler? Erdoğan'ın dilinde tüy bitmiş.
İsrail'in terör devleti olduğunun ispatı için daha kaç kişinin ölmesi, kaç evin, okulun, hastanenin bombalanması gerekiyor?
***
Yeni dünya düzeni
Eskiden... Mafya denilince akla Pablo Escobar gelirdi... Al Capone gelirdi... Matteo Messina... Jesse James... Carlo Gambino... Cray Kardeşler... Meksika karteli... Sicilya mafyası... Çin mafyası...
Bugün ise... Amerika-İsrail kardeşler... Astıkları astık, kestikleri kestik... Var mı yan bakan?
Yeni dünya düzeni bu olsa gerek.
***
Mao ne demişti?
Çinli devrimci lider... Mao Zedong... "Politika kan dökülmeyen bir savaştır" demişti... Ve devam etmişti:
"Savaş ise kan dökülen politikadır."
İşte günümüzdeki Amerikan politikası... İsrail politikası. Kanlı politika.
19 Mart 2025... Cumhurbaşkanı Erdoğan, üstüne basa basa söylemişti:
"İsrail, masumların kanından beslenen terörist bir devlet."
Tamam... İsrail bir terör devleti... Yıllardır... Biliniyor. Ama ABD'nin... Trump'ın... İsrail'in kuyruğuna takılmasına ne demeli?
***
Erbakan rahmet istedi
Necmettin Erbakan ile ölümünden önce konuşan son gazeteciyim... Kendisi davet etmişti. Sohbetimizi uzun uzun yazmıştım.
Erbakan Hoca... Eline ABD Doları'nı alıp uzatmıştı:
- Lütfen iyi bakınız... Bir şu yüzüne, bir de diğer yüzüne... Şu mührü görüyor musunuz? Ne mührü bu söyler misiniz?
- Herhalde ABD Merkez Bankası mührüdür hocam.
Prof. Erbakan sesini yükseltmişti:
- Yahudi mührü... Yahudiii... Bilmem anlatabildim mi?
***
Masadaki kitaplar
Yaşlanmıştı... Rahatsızdı... Ama her zamanki gibi nazikti.
Odasına girdim... Ayağa kalkarak karşılamak istedi.
Hızla yürüdüm... Kalkmasına engel oldum. Öğle sonuydu. Masada... Karşılıklı iki yemek servisi... Lahmacun... Kebap... Ve baklava.

İki saatten fazla konuştuk... Ne Erbakan Hoca tek lokma bir şey yedi ne de ben... Yemekler olduğu gibi kaldı.
Hoca... Okumayı severdi... Masa kitap doluydu.
Biri... "Siyonizmin Felsefesi." Diğeri... "Gizli Dünya Devleti... Dünyayı Kimler Yönetiyor?"
***
Say say bitmiyor
Erbakan Hoca, kitaplarla ilgilendiğimi görünce... Dedi ki:
Yahudilerin kontrolünde bir dünya.
Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler, IMF, UNESCO, UNICEF... Hep Yahudilerin kontrolünde.
ABD'nin eski Başkanı Franklin Roosevelt, Yahudi... İngiltere'nin eski Başbakanı Winston Churchill'i Yahudiler yetiştirdi.
Hoca... Gülerek... "Daha sayayım mı?" diye sormuştu. Ve... Yanıt vermemi beklemeden... O kadar çok isim saymıştı ki.
***
Timsah
Necmettin Erbakan... Konuları sadeleştirerek, örnek vererek anlatırdı... Örneğin: "İsrail'i... Yahudileri" konuşuyorduk... Hoca dedi ki:
Siyonizm... Timsahı düşünün... Bir timsah hâlindedir.
Timsahın üst çenesi Amerika'dır.
Alt çenesi Avrupa Birliği'dir.
Kuyruğa gelince... Timsahın kuyruğu da İsrail'dir.
Erbakan anlatmaya devam edecekti... Araya girdim: "Hocam... Ya timsahın gövdesi... Onu söylemediniz..."
Hoca'nın yanıtı... Kelimesi kelimesine:
- Timsahın gövdesi Müslüman ülkelerin birtakım yöneticilerdir... Medyalarıdır... İşadamlarıdır... İşbirlikçileridir.
***
Noktayı koyarken
Uzun sohbet... Sohbet dediysem, bir gün, Fatih Erbakan'a da söylemiştim:
"Rahmetli babanızla sohbet demek... Eğer iki saat birlikteysek... 1 saat 50 dakika onun, 10 dakika da benim konuşmam demektir."
Fatih Bey gülmüştü:
"Evet... Genelde öyle olurdu."
Noktayı koyarken... Erbakan Hoca, önüme bir liste koymuştu...
Dünyanın ilk 500'ü... Ünlü firmalar... Markalar... Ve demişti ki:
"Bunların 300'ü... En meşhurları... En zenginleri... Siyonist... Faizci... Kapitalist dünya düzeninin en önde gelen temsilcileri."