İsrail devletinin her geçen gün derinleşen izolasyonu sadece 'Gazze Kasabı' Binyamin Netanyahu'dan kurtulmakla bitmeyecek. Siyonist problematik artık sadece İsrail'i değil onun payandalığını yapan Avrupa ve ABD'yi de dört bir koldan zorluyor.
Şu an sorun sadece soykırımcı Netanyahu ve çevresindeki katil sürüsüymüş gibi lanse ediliyor. Siyonist medya organları ile muhalif siyasiler bugünlerde 'günah keçisi' olarak Netanyahu'ya saldırıyor. Onu mahkûm edip Gazze soykırımındaki kolektif suçlarını aklamak istiyorlar. Soykırımcı siyonist şebekelere her tür desteği veren Batılı hükümetler de aynı kurnaz taktiği izliyor. Şimdiden bu stratejide başarı da elde etmiş görünüyorlar.
Nitekim Netanyahu üzerindeki ulusal ve küresel tecrit stratejisi sonuç veriyor. BM Genel toplantılarına katılmak için gittiği New York'ta tutuklanma korkusu nedeniyle şehre 160 km mesafedeki başka bir havaalanına inmek zorunda kaldı. BM'de sadece dört saat kalabildi. BM'deki konuşmasında da 70'den fazla ülke salondan ayrıldı. BM binası önünde de Ortodoks Yahudiler başta olmak üzere her kesimden göstericiler tarafından lanetlendi. Tutuklanıp yargılanması yönünde pankart ve sloganlarla yoğun şekilde protesto edildi.
***
Bütün bu gelişmeler Netanyahu'nun biletinin kesildiğini ve yakında ise kaleminin kırılacağını gösteriyor. Amerikan medyası şu sıralar Netanyahu'nun Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki Mescid-i Aksa Tufanı ile ilgili daha saldırı hazırlığı içindeyken BAE ve Mısır istihbaratlarından gelen uyarıları görmezden geldiğini çarşaf çarşaf yazıyor.***
Siyonistlerin tek önemsedikleri aktör olan ABD'de de bile vaziyet hiç iyi değil çünkü. Amerikan halkından sonra Amerikalı siyasiler de sadece Netanyahu ve soykırımcı şebekesi ile değil hem siyonist düşünceyle hem de mevcut İsrail devleti ile aralarına mesafe koyuyor.