Türkiye'nin en iyi haber sitesi

BERCAN TUTAR

İran’ı kuşatan şeytani üçgen

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Enerji ticaretinin can damarı konumundaki Hürmüz'ün kapanmasıyla birlikte İran savaşı, Körfez'deki bölgesel bir çatışmadan bütün dünyayı ilgilendiren bir krize dönüştü. Çoğu analizci ABD'nin kördüğüme dönüşen bu meseleyi çözmede zorlandığını söylüyor.
Doğrudur. Çünkü İran'a yönelik saldırıya sadece ABD ve İsrail karar vermedi. Rusya ve Çin de bu projenin bir parçası. Bu yüzden sonuca ulaşamıyorlar. Buna bir de İran'ın direnci eklenince iş tamamen çığrından çıktı.
Fakat Vietnam'da ABD, Rusya ve Çin arasında oluşan konsensüs bu kez İran'a karşı devrede. Yeni küresel trionun ana hedefi İran ve Hürmüz krizini bir an önce çözmek.
Hatta buna yeni küresel şeytani üçgen veya şeytan üçgeni diyenler de var. Zira Ukrayna ve Venezuela'da da gördüğümüz üzere artık ortak hareket ediyorlar.
Haliyle ABD Başkanı Donald Trump'ın 13-15 Mayıs tarihleri arasındaki Çin ziyaretinden hemen sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 19-20 Mayıs'ta Çin'e gitmesi şaşırtıcı değil.
Bu diplomatik hareketlilik akla Henry Kissinger'ın Vietnam'da bataklığa saplanan ABD'yi kurtarmak için 1971 ve 1972 yıllarında Washington, Moskova ve Pekin arasında hayata geçirdiği 'üçgen diplomasi'yi getiriyor.

***

Bu diplomasinin amacı, ideolojik olarak çatışan SSCB ve Çin arasındaki rekabette denge politikası izleyerek ABD'nin Vietnam'daki askeri ve stratejik sıkışmışlığını aşmaya dayanıyordu. Kissinger'ın ideolojik açıdan da kapışan SSCB ve Çin arasında 1969'daki sınır çatışmasından sonra devreye soktuğu ve zaman zaman mekik diplomasi de denilen bu strateji kısa sürede sonuç verdi.
1972 yılında Çin'i ziyaret eden ABD Başkanı Richard Nixon, Vietnam'daki savaşın bir an önce bitmesi için Pekin'den yardım istedi. Zira Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi (Vietkong), Güney Vietnam ve Kamboçya'da Amerikan ordusuna büyük kayıplar yaşatıyordu. Düşürülen uçaklardan kurtulan Amerikalı askerler yakalanıp televizyondan dünyaya gösteriliyordu.
Amerikan kamuoyu askerlerin eve dönmesi için Nixon'a büyük baskı uyguluyordu. Bu sırada taraflar arasındaki barış görüşmeleri sonuçsuz kalmıştı.
ABD, Pekin ve Moskova'nın onayıyla Vietkong'u (Kuzey Vietnam) barışa razı etmek için nihai muharebe kararı aldı.
Tarihe Noel Bombardımanı olarak geçen saldırılar Nixon'ın emriyle gerçekleşti. 18-29 Aralık 1972 tarihleri arasında Kuzey Vietnam'ın Hanoi ve Hayfong bölgelerine 11 gün boyunca binlerce ton bomba bırakıldı. Yoğun insani kayıplarla birlikte kentler yerle bir edildi.

***

Vietnam savaşının bu en yıkıcı bombardımanı ve katliamları karşısında dünya ayağa kalkarken ne Moskova ne de Pekin kılını kıpırdatmadı. Sözlü kınama ile yetindiler. Çünkü onlar için Hanoi'den ziyade Washington ile kurdukları yeni ilişkiler daha önemliydi.
Rusya ve Çin tarafından ihanete uğrayan Kuzey Vietnam, 29 Aralık'ta sona eren bombardımandan sonra 8 Ocak'ta Paris'te ABD ile yeniden masaya oturdu. ABD hedefine katliam ve ihanetlerle ulaşmıştı. 27 Ocak 1973'te imzalanan Vietnam Paris Barış Anlaşması ile ABD bölgeden çekildi. İç savaş iki yıl daha sürdü. Kuzey Vietnam güçleri, 30 Nisan 1975'te Güney Vietnam'ın başkenti Saygon'u ele geçirince savaş sona erdi ve Vietnam komünist rejim altında birleşti.
Hâsılı kelam ABD, Rusya ve Çin üçlüsü Vietnam'da devreye soktukları ihanet ve katliamlara dayalı taktiği şimdi İran'a karşı devreye sokuyor.
ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik sabah akşam 'Ya barış ya da taş devrine dönersiniz' diye tehditler savurması boşuna değil. Trump'ın çıkışları tarihsel tecrübelere dayanıyor.
Haliyle etrafı şeytani üçgenle çevrili İran yönetiminin bir adım atmadan ve konuşmadan önce iki kez düşünmesi, hain ve katliamcılara fırsat vermemesi gerekiyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA