Türkiye'nin en iyi haber sitesi

BERCAN TUTAR

İran’ın faturası İsrail’e kesiliyor

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Körfez'deki savaş aslında ABD'nin İran'ı sisteme entegre etme mücadelesi. Bunu savaşmadan da yapabilirdi. Ne var ki İsrail'in provokasyonuna gelen ABD'nin evdeki hesabı çarşıya uymadı. Haliyle ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesi yeniden uzatması tartışmaları tekrar alevlendirdi. Bazı analistler Trump'ın oyalama taktiğine başvurduğu bazıları da ABD'nin bu savaşı kaybettiği kanısında.
Savaştan etkilenen dünya özellikle de Körfez ülkeleri ise bu savaşın gereksiz olduğuna inanıyor. Bu tabloya göre avantaj İran'dan yana. Sivil ve dini otoritenin zayıfladığı ülkede rejime hükmeden Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) içindeki radikal kanat güçlendi.
Üstelik Financial Times gazetesinin, yük takibi şirketi Vortexa'nın verilerine dayandırdığı haberinde, ABD'nin deniz ablukasını başlatmasından bu yana İran ile bağlantılı en az 34 tankerin Körfez'e giriş ya da çıkış yapmayı başardığı belirtiliyor.
Yani ABD'nin Umman Körfezi'nde oluşturduğu abluka ile İran'ı Hürmüz'e hapsetme stratejisinin de pek başarılı olmadığı anlaşıyor.

***

Dolayısıyla ABD'nin en büyük hatası Tahran'ın bu savaştaki stratejik değişimini hesap edememesi oldu. Amerikan yönetimi olası bir savaşta önceki 12 Haziran savaşında olduğu gibi İran'ın sadece İsrail'e saldıracağını hesap etti. Oysa İran 28 Şubat'ta başlayan ikinci savaşta sadece İsrail'i değil hem ABD'nin Körfez'deki üslerini hem de Körfez ülkelerinin jeo-ekonomik hedeflerini vurdu.
İran'ın misilleme kapasitesi göz ardı edildi. ABD'nin Körfez'deki radar sistemlerinin saf dışı bırakılması ve ABD uçaklarının füzelerle vurulması dengeleri değiştirdi. İran'ın füze stokları hakkındaki istihbarat yanlış çıktı.
ABD ve İsrail mühimmat sıkıntısı çekerken İran'ın sahip olduğu cephanenin hâlâ tükenmediği ortaya çıktı. Ayrıca İran bütün kuşatma ve baskılara rağmen stoklarını ABD ve İsrail'e göre daha hızlı yenileme kabiliyetine de sahip.
Bu da savaşlarda en belirleyici faktörün sahip olunan üstün silahlar değil tükenen cephaneliği yenileme ve üretimini sürdürebilme kapasitesi olduğu gerçeğini bir kez daha tescilledi.
Burada İran'ın elini güçlendiren Hürmüz Boğazı kartının yol açtığı küresel çaptaki ekonomik sarsıntı dışında Amerikan hanesine eksiler olarak yazılan başka etkenler de öne çıktı. Bunlardan birkaçını şöyle sıralamak mümkün...
Direniş ekseni olarak nitelenen İran'a yakın vekil güçlerin Irak, Yemen ve Lübnan'da sergilediği eşgüdümlü saldırılar.
ABD içinde ve dışında hızla artan savaş karşıtı sesler. Pentagon'daki farklı görüşlerin Amerikan askeri karar alma mekanizmasında yol açtığı çatlaklar. İran muhalefetine dair yanlış değerlendirmeler.

***

Şimdi önümüzde üç seçenek var. İlki ABD faktörü... ABD hızlı bir çözüme ihtiyaç duyuyor.
Yarım bir barış da olsa Amerikan tarafı kasımdaki ara seçimlerden önce ve ekonomik tablo daha da kötüleşmeden İran ile bir uzlaşıya varmak istiyor.
İkincisi İran faktörü... Tahran, coğrafi gücüne dayanarak zamana oynuyor. Yıpratma savaşını uzatıp Hürmüz kozuyla ABD üzerindeki iç ve dış baskıyı olabildiğince artırmayı hedefliyor.
Bu yolla, ABD ile uygun şartlarda bir anlaşmaya varabileceğini düşünüyor.
Üçüncüsü ise İsrail faktörü... İsrail ise hiçbir uzlaşıya taraftar değil. Savaşın İran rejimi çökene ve ülke parçalanana kadar devam etmesini istiyor. 'Use it or lose it/fırsat bu fırsat' stratejisiyle hareket ediyor. 'Ele geçen imkânı kullanmazsan kaybedersin' diyerek kaosu olabildiğince derinleştirmeyi öncelikli strateji olarak görüyor.
Üç faktörlü savaşta zaman aslında üç aktörün de aleyhine işliyor. ABD ve İran en azından zevahiri kurtarabilirler. Fakat İsrail için savaş sürse de veya bir anlaşmayla sonuçlansa da sonuç değişmeyecek. Yenilginin faturası İsrail'e kesilecek. Zaten ABD'deki siyasi ve toplumsal hava da bunu gösteriyor. Nitekim Trump kabinesindeki Pete Hegseth gibi savaş yanlısı siyonistler güç kaybederken JD Vance gibi savaş karşıtı isimler daha fazla öne çıkmaya başladı.
Amerikan kamuoyundaki İsrail karşıtlığı giderek büyüyor. Bu eğilim önümüzdeki süreçte daha da artacak. Hâsılı kelam, siyonistleri sadece Ortadoğu'da değil ABD'de de zor günler bekliyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA