Bazı yerel Afrika dillerinde "merhaba" anlamına gelen "pula" kelimesi zamanla para anlamında da kullanılmaya başlanmış...
Tom Robbins bir romanında hafiften dalgacı biçimde bunun dünyanın en dürüstçe selamlaşması olduğunu ama kafayı finans şehvetiyle bozmuş gelişmiş toplumlara daha uygun düştüğünü anlatıyordu.
"Düşünsene, karşılaştığın kişi sana para diyor ve sen de ona para diye karşılık veriyorsun." (Sirius'tan Gelen Kurbağa)
***
Şöyle yazan da Tom Robbins'ti, hatırlıyorum:
"Para aslında büyük bir maneviyat öğretmenidir. Hiçbir şey bir zahidi bile somut para kadar çabuk yolundan döndüremez.
Yine de dönmüyorsa, işte o zaman olmuştur."
***
Birinci Dünya Savaşı'na İspanyol gribi salgınından sonra girilmişti...
İkinci Dünya Savaşı'ndan önce de her yer tifüsten kırılıyordu...
Bir yerlerde sürekli
yeni bir salgın hazırlığı dikkatimi çektikçe peşi sıra bu tarihsel gerçekler aklıma geliyor.
İşe bak!
Ama dün de yazdım ya...
Savaşları bitirmek için de salgınların bahane edildiğini unutmayalım...
***
Çocuklar, yeni hayat tarzımızın çıkmaz olduğunu görüyorlar; okuldan eve her alanda döküldüğümüzü biliyorlar...
Ama biz çocukları
GÖRMÜYORUZ!
***
Çocukları kendimize benzetmeye çalışıyoruz.
İstemiyorlar, dürüstçe direniyorlar.
Israr ediyoruz...
Güçsüzler ya...
Eninde sonunda boyun eğiyorlar...
Ve bizim en berbat yanlarımızı örnek alıp suratımıza tokat gibi çarpıyorlar.
***
Bazen
uzakta ve uzaktan sevmek en güzelidir.
Bazıları için ve bazen
sadece yakından sevmek mümkündür.
***
Sevmek ile sevmeyi istemek arasındaki farkı bilmek sert bir gerçektir...
Bütün planlar etkilenir, eylemler değişir...
Ve sevmeyi istemek her zaman sevmekle sonuçlanmaz. (Dikkat! Sevilmekten söz etmiyorum.)
***
Gündelik hayatta "özgürlük" fikri ve eylemi giderek bir karikatüre dönüştü...
Bunu en açık biçimde Instagram ve TikTok ünlülerinde görüyoruz; saçmalıyorlar, özgürlük sanıyorlar;
abuk sabuk hâlleri "başına buyruk cesaret" olarak adlandırıyorlar...
Oysa korkaklar aslında...
Komik olanın arkasına sığınıyorlar.
Şu nokta önemli:
Bireysel saçmalıklar özgürlük olursa, gün gelir akıl faşistleşir...
Kendini sevdirmek için sekiz takla atan kişilerden, otoriteye yakalanmamak için köşe bucak saklanan kişilere geçer miyiz?
Galiba bu aşamaya az kaldı...