Genç adam sağ elini arkasına götürüyor...
Silah çıkartacakmış gibi...
Düzgün saç tıraşı, kılığı kıyafeti ve spor arabası bıçağa, tornavidaya, çakıya uygunsuz...
Blöf yaptığını düşünüyorum.
İşime öylesi geliyor.
Her hâlinde aşırı şımartılmış ama mutsuz bir çocuğun izleri var...
Bütün hikâye aracını marketin giriş kapısını kapatacak biçimde çekmesi ve benim, "Kardeşim orada park edilir mi, koskoca otopark var" demem...
Her nasılsa, sakin günüm...
Öylece dümdüz bakıyorum...
Bu bir iki dakika ona saatler kadar uzun geliyor, yorgun düşüyor sanki...
Öyledir, öyle olur, hipnoz gibidir.
Tam o sırada İnsta fenomenlerini andıran kız arkadaşı marketten çıkıyor.
Psikopat bozuntusu bana bakıp "Neyse ki babam yaşındasın, yaşına dua et" diyor ve gaza basıp uzaklaşıyor.
***
Pendik'te otopark tartışması sonucu sırtından ve 11 yaşındaki kızının önünde vurularak öldürülen kişinin eşi ve kayınbiraderinin gazetecilere anlattıklarını dinlerken dört yıl önce başıma gelen hadiseyi hatırladım...***
Hiçbir hakikate temas etmeyen ama çok şey söylüyormuş havası veren psikolojik, sosyolojik yorumları falan geçin...***
Güç seviyoruz...
Bir şey oldu ve güçlü olmaya manyakça bağlandık.
Daha doğrusu...
Zengini de, "yoksunluk" çeken sosyal kesimlerden geleni de (yoksul demedim dikkat edin, yoksun dedim) güç manyağı olup çıktı...
"Ben yaparım, olur" diyorlar.
Tehdit etmek mesela, haz kaynağı olup çıktı.
Ama hâlâ doğru düzgün üzerinde durmuyoruz bu hâlin...
Ne zaman samimiyetle ve ciddi biçimde konuşacağız bu konuyu?
***
NOT DEFTERİ
Yalnızlık duygusu -dışarda bırakıldığımız ya da ayrılmak zorunda kaldığımız yere geri dönmek için duyduğumuz derin duygu- bir yer yurt özlemidir. (OCTAVIO PAZ / Yalnızlık Dolambacı)