Her ayrılış hüzünlüdür.
Her kopuş kırgınlık yaratır, içimizi çizer.
Bunları neden yazıyorum ki, bilmeyen mi var!
Ama her kopuş, kopuştur.
O kadar!
Mutlaka bir gereği, anlamı ve neredeyse kaçınılmazlaşmış bir tarihi vardır.
İlle de apaçık hale getirilmesi gerekmeyen bir arka planı ve sonucu böyle olduğuna göre "tatsız" bir tarafı vardır.
Eh bunları da yazmam gereksiz elbette.
Nihayetinde halk çocuk değil, anlıyor, anladı!
Fakat sosyal ve geleneksel medyadaki bazı sivri akıllılara gel de anlat!
Sonra yeni süreç başladı.
Yolların ayrılmasının ardından Cumhurbaşkanı ilk halk konuşmasında çıktı, Schulz ve benzerlerine "Kusura bakma, hadi bakalım biz yolumuza gidiyoruz, sen de yoluna git" dedi.
Bu işte!
Bu kadar yalın!
İster özde deyin, ister biçimde.
Fakat net bir fark var, değil mi?
Ve anlaşılmayacak bir şey de yok!
E, o zaman uzatmaya ne gerek var?
SABAHIN KÖRÜNDE KUMARA DAVET
Hakikaten anlamıyorum.
Niye hâlâ telefonlarımıza ne idüğü belirsiz bahis şirketlerinin reklamları geliyor?
Dijiital yolla bu mesajları önleme uygulamaları kâr etmiyor; zaten her gün yeni bir bahis markası peydah oluyor.
O da yetmedi, yeni numara Kıbrıs'taki gazinoların ilanları.
Sabahın köründe cebine düşüyor.
Hediyeler, promosyonlar, vs.
Nasıl bir şey bu?
Kumar yasak ama mobil ortamda kumar ilanları serbest.
Birileri bizimle dalga geçiyor olmalı!
NOT DEFTERİ
Şansımız yaver gidiyorsa, meşgulüzdür.
Bazıları için gündelik yaşam, bir şey olana dek yuvarlanıp gitme, sonra yeniden, sonra yeniden yuvarlanıp gitmeye geçme sürecidir.
Bazıları içinse tek bir yanlış hamle yeter de artar bile.
KATHLEEN STEWART
(Sıradan Duygulanımlar)