Dünyagöz Hastaneleri Uvea Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Merih Oray, üveit hastalığı ile ilgili önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. Oray, dünya genelinde üveit tanısında artışın nedenlerini ve Türkiye'deki hastaları bekleyen riskleri mercek altına aldı. Enfeksiyon kaynaklı üveitlerde etkene yönelik tedavi yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Oray, üveit tedavisindeki son yenilikleri paylaştı.
ÇOCUKLARDA ÇOK ÖNEMLİ
Çocuklarda kalıcı görme kaybına neden olan sinsi bir hastalık olan üveit, (göz içi iltihabı) en çok da çocukluk çağı eklem romatizması bulunan çocuklarda ağır seyrediyor. Prof. Dr. Oray, "Bu çocuklara komplikasyon gelişmeden erken tanı konulması çok önemli. Bu nedenle düzenli göz taramasından geçmeleri şart. Aksi halde dünyaları kararabilir" uyarısında bulundu.

GEÇMEYEN KANLANMAYA DİKKAT!
Hastalığın her zaman şiddetli bir ağrıyla kapıyı çalmadığını, bazı türlerinin oldukça sinsi ilerlediğini belirten Prof. Dr. Oray, şu uyarılarda bulundu: "Gözde geçmeyen kanlanma ve kızarıklık, ışığa bakarken gözde kamaşma ve ağrı, görüşün üzerine bir tül perde inmiş gibi bulanıklaşması, gözün önünde uçuşan siyah noktalar veya sinekler oluşuyorsa mutlaka vakit kaybetmeden göz doktoruna gidilmeli." Prof. Dr. Oray, üveitin tedavisi olan bir hastalık olduğunu, erken teşhisin ve uygun tedavinin görme kaybını önlemede en belirleyici unsur olduğuna dikkat çekti.

ÖNEMLİ UYARILAR
PROF. Dr. Oray, üveit riskini yönetmek ve olası bir atağın neden olabileceği hasarı en aza indirmek için şu hususlara dikkat çekti:
Göz kızarıklığında uzman bir göz hekimine başvurulmalı. Rastgele damla kullanmak teşhisi geciktirir ve hasarı artırır.
Romatizma, sedef veya iltihaplı bağırsak hastalığınız varsa mutlaka detaylı göz muayenesinden geçin. Bu hastalıklar üveitin en yakın dostudur.
Gıda hijyenine önem verin. İyi pişmemiş etlerden ve kirli meyvelerden bulaşan parazitler (toksoplazma) doğrudan göze yerleşebilir.
Göz çevresinde zona geçirdiyseniz, bu virüs gözde de benzer bir enfeksiyona yol açarak üveiti tetikleyebilir.
Aşırı stres, uykusuzluk ve kötü beslenme bağışıklık sistemini yorarak, pasif haldeki üveiti uyandırabilir.

BU İLAÇLAR TEDAVİDE BÜYÜK UMUT
Enfeksiyon kaynaklı olmayan üveitlerde basamaklı ilaç tedavisi uygulandığını söyleyen Prof. Dr. Oray, "Bağışıklık sistemini düzenleyen 'biyolojik ilaçlar' devreye girdi. Bu ilaçlar sayesinde vücudun kendi göz dokusuna saldırması engelleniyor. Ancak, tedavinin başarısı hastanın disiplinine de büyük ölçüde bağlı. 'İyileştim' diyerek, tedaviyi yarım bırakmak hastalığın çok daha şiddetli bir atakla geri dönmesine neden olabiliyor" diyerek, uyardı.
HASTAMIN DÜNYASI AYDINLANDI
PROF. Dr. Oray, Behçet öyküsü olan bir hastasının yaşadıklarını ve uyguladıkları tedaviyi şöyle anlattı: "35 yaşındaki erkek hasta bir hafta ara ile her iki gözde ciddi görme kaybı şikayetiyle bize başvurdu. Hastanın sağ göz toplardamarında tıkanıklık, sol gözünde de göz sinirinde ciddi iltihaplanma ve görme noktasında sıvı birikimi vardı. Hastanın sistemik sorgulamasında sık sık ağızda aft öyküsü, genital bölgede ara ara yara öyküsü ve bacağında şişlik, kızarıklık ve ağrı şikayetleri vardı. Yapılan göz anjiyografisinde her iki gözde ciddi damar iltihabı saptandı. Behçet üveiti tanısı koyulan hasta romatoloji bölümü ile konsülte edilerek, Behçet hastalığı tanısı aldı. Kortizon tedavisi, göz içerisine iğne ve biyolojik tedavi ile hastanın görme keskinlikleri tam seviyesine çıktı ve sistemik şikayetleri de tamamen düzeldi."
MOLEKÜLER TESTLERDEN KAÇAMIYOR
Dünya genelinde yapılan son araştırmaların üveit vakalarında istatistiksel bir yükseliş olduğunu gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Oray, "ABD'de 100 milyondan fazla verinin incelendiği kapsamlı bir araştırma çalışması, son 10 yılda üveit görülme sıklığının arttığını ortaya koydu. Benzer sonuçlar Güney Kore'den gelen 11 yıllık izlem raporlarında da görüldü" dedi. Bu artışın nedenini ise Prof. Dr. Oray, şöyle yorumladı: "Bu artış bir salgın değil. Bence tıptaki başarı. Üveit, modern tıbbın radarına her geçen gün daha fazla takılıyor. Geçmişte nedenini bulamadığımız, 'göz iltihabı' deyip, geçtiğimiz pek çok vakaya artık isim koyabiliyoruz. Özellikle moleküler testler ve gelişmiş görüntüleme cihazları sayesinde, eskiden gözden kaçan detayları saptıyoruz. Yani üveit aslında hep oradaydı, biz artık onu daha iyi görüyoruz."
ÜLKEMİZDE BEHÇET HASTALIĞINA BAĞLI GELİŞİYOR
PROF. Dr. Oray, hastalığın dünyada artış eğilimindeyken, Türkiye'nin bu konuda kendine has bir risk haritası bulunduğunu belirterek, "Ülkemiz 'İpek Yolu' üzerinde bulunması nedeniyle Behçet hastalığının dünyada en sık görüldüğü bölgelerden birisi. Türkiye'de üveit, özellikle 20 ila 50 yaş arasındaki nüfusu etkiliyor. Bizim coğrafyamızda Behçet hastalığına bağlı gelişen üveit, gözün tüm tabakalarını etkileyerek, çok hızlı ilerleyebiliyor. Bu nedenle, dünyadaki artıştan ziyade bizim kendi bölgemizdeki bu genetik yatkınlığa ve hızlı körlük riskine odaklanmamız gerekli" dedi.